"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Telefondaki ses

Misbah ERATİLLA
08 Haziran 2026, Pazartesi
45 yıllık öğretmenlik hayatımda geçmişime dönüp artılarımı ve eksilerimi düşündüm. Vicdan terazimde, bıçak sırtı gibi bir hayattan geçtiğimi hissettim.

İlk defa öğretmenlik mesleğine 1979 yılı Mart ayının başlarında başladım ve beşinci sınıfı okuttum. Üç ay okuttuğum öğrencileri o yıl mezun etmiştim. O günlerde nasıl bir öğretmenlik yaptığımı pek hatırlamıyorum.

45 yıllık bir çalışmadan sonra emekli oldum. Böylece öğretmenlik mesleğim fiilî olarak sona ermişti. Yarım asra yakın bir çalışmanın sonunda geçmişime bir yolculuk yaparak “Nerede yanlış yaptım?” diye düşündüğüm zamanlar oluyordu. “Neleri iyi yaptım, neleri kötü yaptım?” diye düşünüyorum. İçimdeki iki soru, boğazıma takılan bir kılçık gibi beni rahatsız ediyordu.

Bir gün telefonumda kayıtlı olmayan bir numara beni aradı. Kim olduğunu sorduğumda, adını soyadını söyleyerek öğretmen olduğum ilk yıl okuttuğum beşinci sınıf öğrencilerimden biri olduğunu söyledi. Sosyal medya hesabımdan mail adresimi bulmuş ve beni aramıştı. Öğrencim emekli olmuş, elli beş yaşını geçmişti.

“Öğretmenim…” dedi ve kendini tanıttı.

Biraz durdum ve onu sanki dün görmüşüm gibi hatırladım. Temiz, saf, içten, gösterişsiz ve berrak bir su gibi candan bir sesle beni unutmadığını ve hep saygıyla yâd ettiğini söyleyince, bütün bedenimde bir elektriklenme oldu. Ben de o günlere, yirmili yaşlarıma gittim. Gençliği ve idealizmi yaşadığım köydeki hayatıma geri dönüşü yaşıyordum. Gerçekten çok zaman geçmişti.

İlk öğretmenliğimde nasıl bir öğretmendim? O körpe fidanlara zarar vermiş miydim? Bunu çok merak ediyordum.

Telefondaki ses: “Öğretmenim, sen bizi seviyordun. Yüreğimde, yüreğimi incittiğin hiçbir güzel olmayan sözün yok. Hep sevgiyle seni kalbimde hissettim.” dedi.

Telefondaki konuşmadan sonra uzun bir süre kendime gelemedim. Bir müddet gözlerimden mutluluk gözyaşları döküldü. Sene sonunda karnesinde çok iyi notlarını gören öğrenci gibi çok sevinmiştim. Telefondaki ses beni benden almıştı.

Ben de 45 yıl geçmişe giderek ilk ders verdiğim sınıfa gittim ve on, on bir yaşındaki o saf, temiz çocukları hayal ettim. O körpe yürekleri, o temiz duyguları yeni fırından çıkmış taze ekmek gibi yaşıyor gibi hissettim.

Öğrencilerimi düşündüm. Kimleri hatırlıyordum? Çoğunun hayalini bile kuramıyordum. Ama onlar beni unutmamıştı. Yaptığım davranışlarla, yürek kumbaralarında birkaç iyi sözüm ve davranışım kalmıştı.

45 yıldan sonra şunu öğrenmiştim: İster iyilik olsun ister kötülük, herkesin gönül kumbarasında bir yer alıyor. Hiç kaybolmuyor. İlk günden itibaren öğretmenlik mesleğini sevmiştim. Öğretmen okulunda, iyi öğretmen olmanın tüm süreçlerini yaşayarak geçirmiştim.

Öğretmenliği ilk günden beri seviyordum. Öğretmenliği sevince öğrenci de seviliyor. Öğrenci, öğretmenin onu sevdiğini anladı mı o zaman sınıfa bahar gelmiş olur. Renk renk çiçeklerle her yer gülistan olur.

Yıllardır kafamdaki soru işaretleri, o gün gelen telefonla ve ardından o köydeki diğer öğrencilerimin aramasıyla cevap bulmuştu. Neler ektiğimi ve ürünlerimi görmüştüm. Ürünümün kalitesinin, beni yetiştiren öğretmen okulundaki fedakâr, işini seven ve önem veren öğretmenlerden kaynaklandığını anlamıştım.

Öğrencilerini birer birer arayıp sorması gibi, ben de hayatta olan öğretmenlerimi arayarak ya da yazılarımla teşekkürümü yazarak borcumu ödemeye çalışıyorum.

Okunma Sayısı: 293
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı