"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şükran Akidil’in kimsesizliği

Misbah ERATİLLA
22 Ocak 2021, Cuma
Şükran Akidil’in üç yaşında annesi daha sonra da babası vefat eder.

İsmi Bedi-ül Cemal iken yanlarında büyüdüğü ailesi ona Şükran ismini verdi. Hayat yolunda yılmadan değneksiz, desteksiz ve yüreği yaralı olarak yoluna devam etti. Erken yaşta vefat eden anne babasının sıcaklığını hiçbir dost ve arkadaşı dolduramadı. Her nefesinde şefkat ve güven açlığını hissetti. 

Şükran Akidil, Bediüzzaman Hazretleri’nin Gençlik Rehberi isimli eserinde adı geçen hapishanenin karşısındaki Eskişehir lisesinde okudu. Bediüzzaman Hazretleri Gençlik Rehberi’nde o lise ile ilgili ,“Bir zaman, Eskişehir Hapishanesi’nin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramı’nda oturmuştum. Karşısındaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ediyorlardı. Birden, manevî bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü. Ve gördüm ki, o elli altmış kızlardan ve talebelerden kırk ellisi, kabirde toprak oluyorlar, azap çekiyorlar. Ve on tanesi, yetmiş seksen yaşında çirkinleşmiş, gençliğinde iffetini muhafaza etmediğinden sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar kat’î müşahede ettim. Onların o acınacak hallerine ağladım” yazıyordu. 

Şükran’ın okuduğu lisenin karşısındaki hapishane neden bilinmez, ama hep dikkatlerini çekmişti. Hapishaneye bakarak “Allah’ım haksız yere yatanlara sen yardım et” diye yüreğiyle hep onlara duâ ederdi. Şükran lise yıllarında millî bayram provalarını okul bahçesinde yaparlardı. Bayram giysileri kısa beyaz çorap, beyaz bluz ve siyah şort bayram giysileriydi. Bediüzzaman Hazretleri bu kız öğrencilerin elli yıl sonraki hallerini görüp onların kurtuluşu için duâ edişini Şükran yıllar sonra Risale-i Nurla tanıştığında öğrenmişti. Şükran’ın çocukluğunda Kur’ân’ı öğrenmenin yasak olduğu yıllardı. Risale-i Nurlar’ı tanıdıktan sonra defter kalem alarak bir öğrenci gibi çalışarak Kur’ân okumayı öğrendi. Yasin-i Şerifi ezbere okumak en büyük arzusuydu. Öyle çok çalıştı, ama bir türlü öğrenemedi. Yasin-i şerifi bir gece rüyasında ezberledi. Şükran hayatın dikenli yollarında yürürken yüreğinde sevgi çiçeklerini yetiştirecek bir toprak bulamaz. Ta ki bir gün boş ve yaralı yüreğiyle bir Risale-i Nur sohbetine katılıncaya kadar. O gün yüreğindeki karabulutlar yavaş yavaş uçup gider. Çorak gönül toprağında sevgi çiçekleri açmaya başlar. Kimsesizliğin derin kuyusundan “hasbunallah ve ni’menel vekili” ne demek olduğunu Risalelerde okuyarak öğrenir. Risale-i Nur okudukça kâinata meydan okuyabilecek bir imana sahip olduğunu hissedecek duruma gelir. Böylece yüreğinde taşan imanı çevresine huzur ve mutluluk vermeye başlar. Gerçek sahibinin Allah olduğunu bilir ve anlar. Yüreğinde taşan huzur ve mutluluğun sebebinin elinden düşürmediği Risale-i Nur ve Cevşen duâsına borçlu olduğunu bilir. 

Şükran Akidil’in dayısı Abdurrahman Türe, Bediüzzaman Hazretleri ile ilgili Şükran’a “başsavcı bir Cuma günü Eskişehir’in en büyük çarşı camiinde Bediüzzaman Hazretleri’ni görünce öfkeyle hapishane müdürünü cezalandırmak için hemen camiden ayrılır. Bediüzzaman Hazretleri’nin hapiste olduğunu görünce uzun süre kendine gelemez. Bu ve buna benzer olaylar hâkimler ve savcılar arasında “bu hale akıl sır erdiremiyoruz” niye söylenirken halk ise ona yapılan zulmü nefretle karşılardı” diye anlatırdı. Şükran dayısının anlattıklarıyla büyüdü ve Bediüzzaman Hazretleri’nin sevgisi her geçen gün daha da yüreğinde yer tuttu.

Şükran Akidil’e “bize hayat hikâyeni anlat” dediklerinde “beni en iyi şiirlerimden öğrenebilirsiniz” diye şiirle hep ilgilendi. Şükran’ın eşi İbrahim Akidil, Rusya ihtilâli olduğunda on yaşındaydı. Akrabalarıyla Türkiye’ye göç eden bir ailedendi. İbrahim Akidil de hanımı Şükran gibi o da zor hayat şartları içinde büyümüş biriydi. Şükran Akidil, Risale-i Nurlar’ı tanıdıktan sonra elinden kitapları bir daha düşürmedi. Bir dairesini Nur medresesi yaparak huzur bulduğunu söylerdi. Şükran Akidil, 1928 yılında Eskişehir’de doğdu. 29.12.2009’da hayırlı bir sonla vefat etti.

Kaynak: Yasemin Güleçyüz- Şefkat Kahramanları sayf: 232-236.

Okunma Sayısı: 1844
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer YAŞAR

    26.1.2021 09:44:06

    “hasbunallah ve ni’menel vekili” sözü ile anlatılmak istenmiştir. Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. ... Şükran annesiz ve babasız büyümesinin kendisinde açtığı yarayı bu söz ile doldurmuştur. En güzel vekildir,

  • ihsan

    22.1.2021 08:58:27

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı