"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın muhafazakârlığı

Muhammed Yusuf Akbaş
11 Eylül 2026, Cuma
Muhafazakârlık kelimesinin merkezinde “muhafaza etmek” vardır. Fakat önemli olan şudur: Neyi muhafaza edeceğiz?

İşte Bediüzzaman’ın düşüncesi ile klasik muhafazakâr anlayış arasındaki önemli farklardan biri burada ortaya çıkar.

Bediüzzaman için muhafaza edilmesi gereken esas, şekillerden önce iman hakikatleridir.

Dinî şeairin korunmasına verdiği önem bunun en açık göstergelerindendir. Ezan, ibadet, Kur’an ve İslâm’ın toplumsal görünürlüğü onun için sıradan gelenekler değildir. Bunlar, toplumun manevî hayatını ayakta tutan değerlerdir. Bediüzzaman’ın dinî şeairin korunmasına yaptığı vurgu, muhafazakâr düşünceyle kesişen önemli bir noktadır.

Fakat Bediüzzaman sadece “korumak”la yetinmez. O, ihya eder. Çünkü bazen bir değeri korumanın yolu onu eski şekliyle muhafaza etmek değil, onu zamanın şartları içerisinde yeniden anlamlandırmaktır.

Bediüzzaman’ın eğitim anlayışı bunun güzel bir örneğidir. Medresetüzzehra projesi, dinî ilimlerle fen ilimlerinin beraber okutulmasını hedefleyen bir anlayış taşır. Bu yaklaşım, geçmişi gelecekle buluşturma çabasının bir göstergesidir.

Bediüzzaman’ın “zamanın cemaat zamanı olduğu”  yönündeki yaklaşımı da ferdî dehanın ötesinde kolektif bir şuurun önemine işaret eder. “Kimin himmeti milleti ise, o tek başına küçük bir millettir” sözü, şahsî menfaatin ötesine geçen bir hizmet anlayışını ortaya koyar. 

Burada önemli bir denge vardır: Köklerden kopmadan yenilenmek.

Ne geçmişi bütünüyle reddetmek ne de geçmişin bütün formlarını değişmez kabul etmek...

Bediüzzaman’ın yöntemi, hakikati sabit; yöntemi ve uygulamayı ise zamana göre değerlendiren bir anlayıştır.

Bu yüzden onun düşüncesini yalnızca muhafazakârlık kavramıyla açıklamak eksik kalır.

Daha doğru ifade belki de şudur:

Bediüzzaman muhafaza eden bir ihyacıdır.

Hakikati muhafaza eder, zihniyetleri yeniler.

İmanı muhafaza eder, yöntemi geliştirir.

Ahlâkı muhafaza eder, çağın problemlerine yeni cevaplar arar.

Bugünün dünyasında asıl ihtiyacımız da budur.

Çünkü geçmişi aynen tekrar etmek gelecek kurmak değildir.

Asıl maharet, kökü muhafaza ederek yeni dallar yetiştirebilmektir.

Okunma Sayısı: 1145
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mithat

    12.09.2026 19:59:48

    Bediüzzaman muhafazakar mı yenilikçi mi bu tarzdaki yazılarınızı merakla takip ediyorum. Muhafazakar ve yenilikçi yönlerini misallerle yazsanız memnun olurum.Eğitim ile ilgili verdiginiz medresetüz Zehra örneği çok güzel.

  • Raşit örenel

    11.09.2026 16:49:07

    Abi Allah razı olsun. Tabii "yeni" bir şey söyleyince bazı kimselerin uykusu kaçıyor. Zira bazı "yeni" söyleyenlerin söyledikleri yüz yıldır söylenegelen tezvirat olunca. Her "yeni" aynı sanılabiliyor. Halbuki kendi asrının müceddidi olan Mevlana Celaleddin Rumî de "yeni" söyler. "Dün dünde kaldı can cağızım artık yeni şeyler söylemek lazım" ya da "pergel gibi bir ayağımız daima şeriata basarken diğeri dünyayı gezmeli" derken, İslamın asliyetini tahrifi kastetmiyordu. Onun gibi de Üstadımız, hassaten bu asra gönderilmiş edviye ve hazineleri Kur'an ve hadisten istihrac edince, o ter ü taze hakikatler "yep yeni" ışıldıyor.

  • Enes

    11.09.2026 11:42:06

    Bediüzzaman reformcu, mealci, tarihselci değildir.

  • Murat Cansız

    11.09.2026 00:59:14

    Kalemine sağlık Muhammed Yusuf kardeşim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı