"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Berlin Konferansı

Muhammet ÖRTLEK
21 Ocak 2020, Salı
Almanya’nın ev sahipliğinde 19 Ocak 2019 Pazar günü düzenlenen Libya için Berlin Konferansı aynı gün tamamlandı.

Konferans’taki katılımcılar Türkiye, Rusya, Fransa, İngiltere, İtalya, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Mısır, Çin, Kongo Cumhuriyeti, BM, AB, Afrika Birliği ve Arap Ligi şeklinde sıralanıyor. Tunus ise, hem geç davet edilmesini hem de Konferans hazırlık sürecinden uzak tutulduğunu” neden göstererek Konferans’a katılamayacağını son dakikada bildirdi.

Alman hükümetinin Konferans’taki uzun vadeli hedefi “egemen bir Libya” ve “Libya içi uzlaşma süreci” olarak açıklandı. Ancak Libya, belirtilen hedeflerden oldukça uzakta görünüyor. Trablus’ta uluslararası kabul görmüş Fayz El Serraj’ın liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) mevcut. Ancak UMH ülkenin sadece küçük bir bölümünü kontrol ediyor. Diğer tarafta General Halife Hafter öncülüğündeki kuvvet yer alıyor. Hafter’in milis güçleri, Libya’nın petrol sahaları da olmak üzere büyük bir alanı kontrolü altında tutuyor. 

Uluslararası basında Mısır, S.Arabistan, BAE, Rusya ve Ürdün’ün Hafter’i desteklediği yer alıyor. Türkiye ve Katar’ın, Serraj’ın yanında yer aldığı bildiriliyor. AB ülkeleri bile kendi içerisinde ayrılmış vaziyette. Fransa, Hafter’in safında yer alıyor. Fakat İtalya ise muhtemelen, Serraj’ın UMH’sine yakın duruyor. Bu anlamda AB’nin halen ortak dış politika üretemediği bir kez daha kanıtlandı. Buna bir de Rusya’nın Wagner gibi paralı askerleri de eklenince, vekalet savaşı da söz konusu. 

Aslında Libya sorununun başlıca unsurları: Libya, Afrika kıtasının en geniş petrol rezervlerine sahip, aynı zamanda doğal gaz pazarının anahtar oyuncusu. Birde Libya yaklaşık 2 bin km’lik Akdeniz sahili ile Afrikalı göçmenlerin Avrupa’ya ana giriş kapısı konumunda. Buna ek olarak Libya’daki İslami Devlet (eski adıyla IŞİD) vd. militan grupların faaliyetlerinden komşu ve bölge ülkelerinin rahatsızlıkları olarak sıralanıyor.

Konferans öncesinde 14 Ocak Salı günü Şansölye Angela Merkel, Alman milletvekillerine “Askeri teçhizat dışarıdan gelmeye devam ettiği sürece, savaşlar sona ermeyecek ve siyasi bir çözüm olmayacak” beyanatında bulunmuştu. Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Rainer Breul da “Konferansın odağında henüz barış müzakerelerinin olmadığını” ifade etmişti. Her iki söylem, Libya’da barışı konuşmak için henüz erken olduğunu vurguluyor. Bununla birlikte Almanya için Berlin Konferansı, Libya’dan daha önemli denilebilir. Merkel’in Hıristiyan Demokratları’nın Dış Politika Uzmanı Jürgen Hardt’a göre “ülkedeki (Almanya) pasifleşme, Kuzey ve Batı Afrika’nın daha da istikrarlı hale getirilmesinin anahtarı. Libya’yı barışçıl bir geleceğe yönlendirmeyi başarırsak, tüm bölge için kilometre taşı olur.” Bu anlamda Almanya’nın pasiflikten aksiyoner duruma geçmesi hedefleniyor. Diğer taraftan Almanya iç siyasetinde konu hakkında farklı düşünenler de bulunuyor. Bunlardan Özgür Demokratlar Partisi (FDP) Dış Politika Sözcüsü (İran doğumlu) Bijan Djir-Sarai “Rusya’nın yapıcı bir barışa ikna edilmesi gerektiğini” ileri sürüyor. Birde Sol Parti’den Sevim Dağdelen “Alman hükümetinin güvenilir bir arabulucu olmadığına inandığını” belirtiyor. Dağdelen “Almanya olarak Libya’da silah ambargosunu ihlallerini reddederken, öte yandan Libya’da rol alan Mısır, BEA, Katar gibi ülkelere silah tedarikine devam etmek iki yüzlülüktür” şeklinde ifade etti. 

Hafter’in geçtiğimiz Salı günü Moskova’da düzenlenen bir görüşmede “ateşkes anlaşmasını imzalamayı reddederek” ayrılması, Berlin Konferansı’nın hazırlık sürecinin tedirginliklerindendi. Konferansa katılan Hafter, daha önce petrol boru hatlarının akışını ve limanları kapatarak, etkisini göstermeye çalıştı.

Konferans sonunda Merkel yaptığı açıklamada “kapsamlı bir plan konusunda anlaştıklarını, askeri girişimlerin çözüm olmayacağı hakkında mutabakata vardıklarını, tüm katılımcıların 5+5 Komitesi (Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya + Malta, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz Savunma İnsiyatifi Toplantıları) bir araya gelene kadar çatışmanın devam etmesi için destek verilmemesi, iç savaş kaynaklı terörizmin korkutucu olduğu, amaç Libya halkının kendi kaderini tayin etme hakkıdır” vb. konulara değindi. Ayrıca Konferans sonunda 55 maddelik sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede ateşkes, silah ambargosu, dış müdahalelerin sonlandırılması, militan güçlerin dağıtılması, siyasi sürecin yeniden başlatılması, ekonomi, petrol vd. konulara yer verildi. Ancak önceki tecrübelerden de anlaşılacağı üzere, Libya’da kırılgan bir ateşkes söz konusudur.

Netice itibariyle Berlin Konferansı, kesin çözüm mercii olmamakla birlikte, BM himayesinde, Libya’da barışa yönelik toplantı zincirinin halkalarından biridir. Almanya’nın da, Libya’da insiyatif alma girişimi olarak değerlendirilebilir.

Okunma Sayısı: 1017
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı