Hindistan 1947’de İngiltere’den bağımsızlığını kazanmasının ardından 26 Ocak 1950’de Anayasası’nı ilan etmiş ve bu tarihi Cumhuriyet’in kuruluşu olarak kutlamaktadır.
Yeni Delhi yönetimi bu yıl Cumhuriyet törenleri için Mısır Devlet Başkanı Abdul Fettah El-Sisi’yi onur konuğu seçmişti.
Sisi’nin onur konuğu seçilmesinde, Mısır-Hindistan ilişkilerinin geçmişi etkili oldu. Çünkü her iki ülkenin sağlam temele dayanan ilişkileri, ilk toplantısı Endonezya’nın Bandung şehrinde 18-24 Nisan 1955’te gerçekleştirilen Bağlantısızlar Hareketi’nin kurucu üyeliğine kadar gidiyor. Bağlantısızlar Hareketi ise, Soğuk Savaş’ın en şiddetli döneminde Batı ve Doğu Bloku’nun dışında kalan Üçüncü Dünya diye tanımlanan ülkelerden meydana gelmektedir.
Bir süredir Sisi ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, karşılıklı yatırım, ticareti teşvik, Bağlantısızlar Hareketi ile Üçüncü Dünya ülkelerine yönelik ekonomik tehditleri önlemek üzere görüşme halindeler.
Mısır’ın gelişen ekonomisi için Hindistan’ın ilerleyen teknolojik bilgisinden istifade edeceği muhtemeldir. Mısır, Yeni Delhi üzerinden Hindistan’ın üyesi olduğu BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) grubuyla da ilişkilerini geliştirip, uluslararası ilişkilerde siyasî ve ekonomik ortaklıklarda yeni buluşma noktalarını arayışındadır.
Aynı zamanda Mısır-Hindistan, Bağlantısızlar Hareketi ile BRICS arasında daha geniş muhtelif alanlarda işbirliğini geliştirmenin arayışı içerisindedirler. Bununla birlikte iki ülke son yıllarda daha yakın stratejik ve askerî işbirliği halindeler. Böylece Hint Okyanusu’ndan Kızıldeniz’e ve Süveyş Kanalı’na kadar uzanan deniz güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor. Elbette deniz yollarındaki işbirliği, Mısır’ın siyasî ve ekonomik paydaşları Basra Körfezi ülkeleri için de önemli. Hindistan da gelişen ekonomisinin enerji ihtiyacının büyük bölümü için Basra Körfezi’ne güveniyor. Dolayısıyla iki ülkenin deniz ticaretinin güvenliği, Basra Körfezi’nin de dahil olduğu geniş bir sahada barış ve istikrarın sağlanmasında faydalı oluyor.
Tüm bunlara ek olarak iki ülke, hem 2016’dan beri Mısır-Hindistan Terörle Mücadele Ortak Çalışma Grubu hem de Ekim 2022’deki Hint-Afrika Savunma Diyaloğu’nda birlikte hareket ediyorlar. Ortak nokta ise, terörizmin belirli bir din, kültür veya halkla ilişkilendirilemeyeceği hususunda.
Hindistan geçmişten bu yana Mısır’ın modernleşme ve gelişme hamlesini desteklemiştir. İngiliz sömürgeciliğine karşı direnişleri, iki ülkenin benzer siyasî kültüre sahip olduklarını gösteriyor. Bu benzerliğin Mısır ve Hindistan’ı birbirine daha çok yaklaştırdığı muhtemeldir.
Mısır’da Saad Zaglul 1922’de, İngiltere’yi Mısır’ın bağımsızlığını vermeye zorlayan milliyetçi Başbakan’dır. Yine Mısır’da Cemal Abdül Nasır ve Hindistan’da Başbakan Javaharlal Nehru’nun öncülüğünde İngiliz yönetimine karşı direniş ve barışçı modeller, iki ülkeyi Bağlantısızlar Hareketi’nin kuruculuğuna ve Üçüncü Dünya’daki modern ulus-devletin gelişimini üstlenmeye taşıdı. İki ülkenin, kalkınma, barış, refah, güvenli bir gelecek için bugün birbirlerine yaklaşmaları olumlu bir gelişmedir.
İki ülkenin ilişkilerinin gelişmesi, Bediüzzaman Said Nursî’nin “İşte Hindistan, İslam’ın müstaid bir veledidir; İngiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. Mısır İslam’ın zekî bir mahdumudur; İngiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. Yahu, şu asilzade evlat, şehadetnamelerini aldıktan sonra, her biri bir kıta başına geçecek, muhteşem adil pederleri olan İslamiyet’in bayrağını afak-ı kemalatta temevvüc ettirmekle, kader-i ezelînin nazarında feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir”. beyanına yaklaştıracağı ihtimallerdendir.