İstediği her kararı uygulama imkânına sahip Sayın Erdoğan, “Ekonominin sorumlusu benim ben!” beyanlarını unutmuş olmalı ki, ekonomideki kötü gidiş, iktidarları dışında ne varsa onlara yüklenmişti.
Dış güçler ve ekonomik suikastlar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve küresel enflasyon, stokçular, fırsatçılar ve zincir marketler, depremler, muhalefetin ve belediyelerin sermaye düşmanlığı... İktidarın beceriksizliği dışında ne varsa söylenmişti. Sayın Erdoğan’ın “Allah’ın bir lütfu” diye nitelediği 15 Temmuz darbe (!) girişimi bile...
Sorumlu kimi zevat ise, ekonomik vaziyet hakkında anlaşılır şeyler söyleyecek bir durum olmadığından belki, laf salatası beyanlarla tarihî konuşmalar yapmıştı. Tabiî önündeki kâğıttan satır satır okumaya çalışarak:
“Neo klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöro ekonomiyle daha fazla önem kazanmaktadır.” (Eski Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, 30 Eylül 2022)
Sayın Nebati, bu konuşmayı Temellerin, Dursunların karşısında yapsaydı ne olurdu bilmem.
Temel sormuş Dursun’a:
— Mubarek ne demekdur daa?
— Neye sordin oni?
— Yahu, adam bana “Ne yapayisin mubarek?” tedu.
— Sen ne tedun?
— Her ihtimale karşi vurdim oni! Belki kötü bir laftur!
***
Enflasyonda dünya dördüncüsüyüz: Venezuela, Sudan, İran ve Türkiye.
Sudan iç savaş ve siyasî istikrarsızlıklarla boğuşuyor, İran, ABD ve İsrail’le savaş hâlinde. Sudan’da enflasyon %100’ü aşmış, İran’da %50 civarı. Türkiye’de mi?
TÜİK verilerine göre %31 - %32 bandında. Yıllık enflasyonumuzun bu seviyede olduğuna inanan bir tek kişi çıkar mı acaba?
Bağımsız akademisyenlerin kurduğu ENAG’ın verileri neden TÜİK’in iki katı çıkıyor? Bir nedeni TÜİK’in enflasyon sepet yapısıdır. Bu sepette pinpon topu dahil yüzlerce kalem vardır. Fiyatı sabit kalan veya az artan ürünler, oranı aşağı çekmekte.
TÜİK’in sepetinde gıdanın ağırlığı sadece %24-25 civarındadır. Gıdaya %100 zam gelse bile, TUİK’in enflasyon hesabına sadece %25 oranında akseder. Konut, kira, su, elektrik ve doğal gaz harcamalarının toplam ağırlığını ise %14-15 olarak hesaplayan TÜİK’in, artık “Madde Sepeti” gizliliği uygulamakta olduğunu da belirtelim.
Hâsıl-ı kelâm; ENAG’a göre sıralama yaparsak, yüksek enflasyonda dünya üçüncülüğü bizde demektir.
Faiz cephesinde de durum farklı değil. 10 yıllık tahvil faizi Macaristan’da %5, ABD’de %4, Almanya’da %3,25 iken, tribünlere “Nas var Nas!” nutuklarının atıldığı Türkiye’de %35,27. Yani israf, hukukun üstünlüğü ve mâlî disiplin bakımından Almanya bizden 11 kat, Yunanistan 10 kat daha iyi durumda.

Açlık sınırı 37 bini geçmiş, asgarî ücret ise 28 Açlık sınırı 37 bini geçmiş, asgarî ücret ise 28 bin lirada kalmış. Artık mazeret üretecek, suç yükleyecek yeni bir veri (mûtâ, done) kalmamış, deniz bitmiş olmalı ki Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan nihayet gerçeği itiraf etti: “İç talepteki zayıf seyir belirginleşmiştir.”
Yâni?
Yânisi şu: “Enflasyonu düşüremiyoruz, halkı resmen fakirleştirdik!”
Eylül 2026’da patlayan manipülatif fon skandalı, Üstadın “Hem görmüyor musun ki, zarurî kuttan ziyade Müslümanların elinde bırakılmıyor? Ya Avrupa kâfir zalimleri veya Asya münafıkları, desiseleriyle ya çalar veya gasp ediyor.” tespitinin acı bir tezahürü. Yaklaşık 18 milyar dolar çalınmış durumda.
Yaparsaa...