"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bayram Ağabeyin şoförlüğü...

19 Kasım 2021, Cuma
Bugün, Nurun mühim erkânlarından, Bayram Yüksel Ağabeyin vefatının yirmi dördüncü sene-i devriyesi.

Zaman, sür’atle akıyor, dün gibi yakın zamanda vefat eden dostlarımızın, bir bakıyorsunuz, vefatının üzerinden seneler geçmiş.

 Ankaralı olmamız ve Nurları da burada tanımamız hâsebiyle, Üstadın, Ankara’da bulunan talebeleri ile orada müşerref olmamız bizim için bir şanstı. Nur sohbetlerine ilk gittiğim yerde, ilk tanıdığım ağabeyimiz Yüzbaşı Refet Barutçu idi. Daha sonraları Bayram Yüksel ve Said Özdemir ağabeylerle mülâki olduk.1974 senesinde, bir sene kadar Said Ağabeyin İhlâs Kitabevi’nde çalışarak onu yakından tanıdık.

Bayram Ağabeyle ise, Hacı Bayram 27 dershanesinde bulunduğu zaman oradan ayrıldığı 1975 senesine kadar, hep beraber olduk. Biz ondan çok şeyler öğrendik. Meselâ, Risale-i Nur sohbetlerinde cemaate ders okuyanlar için, “normal olarak yarım saatten fazla okumayın kardeşim, en fazla kırk dakikayı geçmeyin!”  derdi.

Birçok hâsletine vâkıf olmuştuk. Dizinin dibinde oturup çok hatıralarını dinlemiştik. Bunları, eski senelerde yazdık. Ama onun bilmediğimiz cihetleri de vardı. Benim gibi çok kimsenin bilmediği, Bayram Ağabeyin şoförlüğü idi. Onun hizmetlerde kullandığı bir arabası vardı. Onu süren de şoförü “Hacı Mehmed” Ağabeydi. Ama hiçbir gün, Bayram Ağabeyin araba sürdüğünü görmemiştik. Peki, Bayram Ağabeyin şoförlüğü ne idi? Bir gün, bir vesileyle bir araya geldiğimiz birkaç ağabeyimizle beraberken, Bayram Ağabeyi de o sohbet zeminine dâvet ettiler. Onu araba ile getirme işi de bana havale olundu. 27’ye gittim, zili çalıp kapıyı açan ağabeyimize geldiğimi söyledim ve beklemeye başladım. Birazdan Bayram Ağabey geldi. Arabaya bindi, beni görünce biraz şaşırdı. “Ooo kardeş, sen de mi araba sürüyorsun?” dedi. Yola da koyulmuş, sohbet ede ede gidiyorduk. “Evet ağabey, işte, âcizane becermeye çalışıyoruz” dedim. “Maşâallah, maşâallah kardeşim” dedikten sonra “Osman kardeş, sen benim de şoför olduğumu biliyor muydun?” dedi. Afalladım, daha doğrusu, hiç bilmiyor ve tahmin de etmiyordum. “Yaaa kardeş… ben de şofördüm. Ama Üstad Hazretleri, beni araba sürmekten menetti. O gün bugündür de sürmüyorum” dedi. Orada bu hâsletini de öğrendiğim için sevindim. Bazen, yeri gelip de arkadaşlara anlattığımda, onların da benden öğrendiğini müşahede ettim.

Bayram Ağabey ile benim Risale-i Nur dairesine girmemiz,aynı yaşlarda, 16-17 yaşlarımızda olmuştu. Böyle bir ortak hususiyetimiz de vardı.

1972 senesinden sonra, Ankara merkezli “Yeni Asya muarızlığından” çok muzdaribti. Bir gün bu meselede ihtilâfa düşen arkadaşlarla, bu mevzuuyu sormak için Bayram Ağabeyin yanına gittik. Ben hep, kendi kendime diyorum “Üstadın talebesi ağabeylerin ekserisi, velî hükmündedir” diye. Aynen orada, o da tezahür etmişti. Baktık, yanındaki birkaç zat ile konuşuyorlar. Bir de “Soralım” diye yanına gittiğimiz mevzuu hakkında konuşmuyorlar mı? Şaşırıp kaldık. Tam biz gidip, oturup, konuşulanları dinlediğimiz yerde, sözlerini şöyle tamamladı: “İşte yaaa kardeşim, gazetede (Yeni Asya) Üstadımızın hayatı neşroluyor. (N. Şahiner’in yazdığı Tarihçe-i Hayat). Gazeteye muârız olan, Üstadımıza muârız olur. Üstad’a muârız olmak, Risâle-i Nur’a, Allah muhafaza İslâmiyet’e karşı gelmek gibidir” dedi. Şaşırdık tabii. Biz sormadan, ihtilâflı suâli hâlletmişti.

O senelerdeki, bu ihtilâflardan, hem rahatsız oluyor, hem de, ittihadın bozulmaması için, çok gayret ediyordu. Dışarı çıktığı zaman, bazı arkadaşları ziyâret eder, onlara muhabbet telkin ederdi. İhlâs Kitabevi’nde çalıştığım zaman, Ulus’a doğru yayan giderken, yürüdüğü kaldırımı değiştirir, karşı kaldırımda olan bizim dükkâna gelir selâm ve hatır sorup, öyle giderdi. 

Onunla olan hatıralarımız çoktur. 1975 senesinde Ankara’dan ayrılıp, Isparta’ya yerleşmişti. Birkaç sene sonra, ben de orada, kısa dönem askerlik için gitmiştim. Bir izin dönüşü Pazar günü idi. “Bayram Ağabeyi de ziyâret edip, öyle birliğime gideyim” dedim. Yanına gittiğimde, beni görünce çok sevindi. Konuşup, sohbet ettik. Vaziyetimi, askerliğimi anlatıp, akşam müsaade isteyince, bizi bırakmadı. “Kardeş, burada güzelce banyonu filân yap, sabah içtimadan evvel git” diye yine müşfikâne tavrını göstermişti. Ertesi sabah, birliğimize gidince, bizi gören arkadaşlar; “Neredesiniz ya?” deyip, sitem ettiler. Meğer o gün erken gidenlerin önüne çuvallarla patates, soğan koyup soydurmuşlar. Bayram Ağabeyin bizi bırakmadığının hikmetini anlayıp, içimden “ah Bayram abim!” dedim.

Bayram Ağabeyim,  bu hatıraların tekrar gözümün önüne gelmesine sebeb oldu. Allah rahmet eylesin. Makamı cennet olsun!

Okunma Sayısı: 1540
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hilal

    19.11.2021 15:45:57

    Yine hatıralar, yine güzellikler, yine vefa...ve güzel bir anlatış. Teşekkürler Osman abi.

  • süleyman ALIÇ

    19.11.2021 15:34:43

    Rabbim tüm geçmişlerimize sonsuz rahmeti ile rahmet eylesin, Bayram abi deyince hemen aklıma Hilmi Doğan abeyin (Allah onada rahmet eylesin) üstadımızın hayatını anlttığı şiirinin şu kıtası aklıma gelir; Sadakat burcunda bir necm-i neyyir Fenafinnur olup gitmiş Zübeyir İhlâs deryasında Bayram’ı seyir Şefkat kahramanı Sungur dediler." hepsi ihlasın fedakarlığın numune-i timsali olmuşlardır.

  • Hüseyin

    19.11.2021 12:17:01

    Oyyy Osman kardeş yaramı deştin o ne mübarek, şefkatli bir ağabeyimizdi. Allah rahmet eylesin. Ne müşkülümüz olursa, yanına giderdik. Hemen hallederdi. Allah razı olsun, böyle yazmaya devam ama bu hatıralar bir kitap olsada hepsini birden okusak kardeş.

  • Said Yüksekdağ

    19.11.2021 12:13:30

    Allah rahmet eylesin... Rabbim Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerine komşu eylesin.. âmin..

  • Ali Gözüak

    19.11.2021 11:39:49

    Mekanları cennet olsun cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin şefaatlarına nail olmak nasip olsun inşallah amin

  • İsmail ÖNGEL

    19.11.2021 11:36:11

    İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn... — Allah rahmet eylesin.. — Mekanı cennet, — Kabri pürnur olsun inşallah...

  • Ömer arcok

    19.11.2021 11:15:39

    Allah c.c.Bayram agbeye ve vefat eden diger nur talebeleri ile tüm mümin ve muminata gani gani rahmet eylesin.Bayram ağabeyin Kore hatıralarını çok dinlemistim.Rabbim sefaatlerine Mazhar eylesin insallah

  • Halit Aydoğan

    19.11.2021 10:58:42

    Bayram Yüksel abi Allah rahmet etsin Mekanı cennet olsun Birgün Rüyamda Bayram abiyi Gördüm Rüyamda arafattayımışım araft dağının önünde duruyorum baktım bayram abi arafat dağının araka kısmında ama araft dağı göbeğine geliyor. öyele bakakaldım uyandığımda.kendime zor geldim.Hemen Ogün Bayram Abiye Gittim 27 ye zili çaldım içeri girdim O ders yaılan bendderesine bakan küçük odada oturdum abi içeriye girdi gucaklaştık hayırdır keçeli dedi o arada bir kaç kişide gelmişti Bayram Abi hal hatır sordu ben yanındayım döndü bana bir sıkıntınmı var diye bende efendim bu gece ruya gördüm dedim bana sus keçeli burası yeri değil dedi ve sustum bir iki başka günler anlatmak istedim yine cevap sus keçeli burası yeri değil dedi. Tekrar Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun mekanı cennetttir inşaallah.

  • Bilgin Alpay

    19.11.2021 09:20:34

    Allah Rahmet eylesin Mekani Cennet olsun Insallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı