"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Okumak, anlamak ve anlatmak

Sebahattin YAŞAR
13 Ocak 2020, Pazartesi
Kitap okumak bir sanat.

Okuduğunu anlamak, en az onun kadar bir sanat. Ve daha da önemlisi ise anladığını muhatabının seviyesine uygun anlatabilmektir.

Okumak, kurallarına uygun yapılmazsa anlamak gerçekleşmez. Okumak faaliyetinin amacı anlamaktır. Bu sağlanamıyorsa okumak faaliyeti anlamını yitirir. 

Okumanın; okuma hızı, noktalama ve imlâ kurallarına uygunluk gibi pek çok kuralları bulunmaktadır. Kurallarına uyulmadan yapılacak bir okuma faaliyeti istenen neticeyi vermez. Okuma faaliyeti, dinleyici topluluğa dönük yapılıyorsa durum daha da önem arz eder. Dinleyicilerin okunan metni anlaması beklendiğine göre, o zaman hem okuma hem anlama hem de anlatma gibi pek çok  kuralları dikkate almak gerekir. Metinde aslolan mana okuma kusuru dolayısıyla ortaya çıkmıyorsa o zaman okunan eserin mana vebaline girilmiş olur. Okumak bu anlamda bir sorumluluktur.

Durum, Risale-i Nur sohbetleri için de geçerlidir. Toplulukla paylaşılacak metin öncelikle okuyucu tarafından birkaç kez okunmalı ve göz, zihin ve telâffuz unsuru olan organlar kelimelerle aşina hâle gelmelidir. Zaten okuyucunun kelimeleri telâffuz biçimi metinle ne kadar tanışık olduğundan haber verir. Daha okuyucu dünyası ile aşina olmamış, özümsenmemiş bir metni bir de dinleyicilere aktarmak oldukça çiğ ve yabanî kaçar. Güzel okuma, hem okuyanın hem de dinleyicilerin anlamasını kolaylaştırır.

İkinci faaliyet, okuduğunu anlamaktır. Okuma faaliyeti güzel yapılsa bile eğer anlama sağlıklı gerçekleşmezse anlamayı etkileyen başka bir engel var demektir. Okunan metni önce okuyucu anlamalıdır. Bir anlamı meydana getirmek için yazılmış olan metin aslında kendi içinde bir ruh taşır. Okuma ve sonrasında gelişecek anlama sağlanamazsa o metin varlık sebebi olan ruhunu kaybeder. Okuma kusuru dolayısıyla anlaşılmayan ya da yanlış anlaşılan metin istenen manaya hizmet etmez.

Çok önemli bir nokta da okuduğun metinden anladıklarını dinleyicilere aktarmaktır. Dinleyiciye ilgili manayı taşımak apayrı bir sanattır. Metin kimlere okunuyor, onların eğitim düzeyi nedir, yaş grupları nedir gibi pek çok dinleyici dinamikleri dikkate almak gerekir.

Evet, okumak bir sanattır. Okuduğunu anlamak bir başka sanattır. Çok daha önemlisi ise anladığını muhatabın düzeyine  uygun aktarabilmektir. Yani metinde kastedilen manayı çıkarıp muhataba sunabilmek aynı zamanda bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun üstesinden gelebilmek de okumayı, anlamayı ve anlatmayı kuralları içerisinde yapmayı gerektirir.

Kitaptaki veya metindeki manayı ortaya çıkaramamak, hatta metne dinleyicinin önyargı oluşmasına sebep olmak bir vebaldir. Özellikle de bu metin inançla ilgili ise, o zaman konuya çok daha itina göstermek gerekir. Çünkü kulun Yaratıcı ile bağını kurma veya güçlendirme faaliyetine mani oluşturmak, gölge düşürmek başlı başına bir vebaldir.

Okudum, anladım ve anlattım deyip geçmek yetmiyor. Koyduğun tuğlalardan bir bina ortaya çıkmamışsa o zaman o esere eser denir mi? Bu netice sarfedilen emeğe değer mi? İnsanlar bir konuyu anlamak için gelmişlerdi, anlamadan, hatta kafaları karışmış olarak dönüp gittiler, o zaman bu yapılan işin adı ne oldu?

Hasılı, okumak, anlamak ve anlatmak her aşaması önemli ciddî bir iştir.

Okunma Sayısı: 1164
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    13.1.2020 16:46:15

    Okumak;maddi ve manevî anlamda bir sanattır.Anlamak başka bir sanat,anlatmak ise başka bir sanattır.Bu üç önemli sanatı;birbirine entegre hale getirince,ortaya harika bir tat,harika bir lezzet çıkacaktır.Okuyan kişi anlamalı,anlatan kişi anlatmalı,anlatan kişi ise;dinleyeni memnun etmek ve tatmin etmekle yükümlüdür.Sadece okudum,anladım,anlattım ve olay bitti demekle iş bitmiyor.Asıl mesele o zaman başlıyor.Okumaya başladıysan;anlama kavramı yavaştan gelişme gösterecek,anlamaya başladıysan,anlatma kavramı kendini belirgin hâle getirecek,anlatmaya başladıysan eğer;o zaman geriye sadece,anlattığın kişinin ya da kişilerin anlama,anladığını göstermesine sıra gelecektir.Peşi sıra gelişen bu faaliyetler;eğer okuyanda,anlayanda,anlatanda ve dinleyende makes bulmuşsa,o zaman hiçbir sorun kalmayacak ve maksat, hâsıl olmuş olacaktır.Hatip olabilmenin yolu;okumaya başlamaktan geçmektedir.

  • Abdullah Tunç

    13.1.2020 05:30:10

    Okumak, doğru anlamak ve anladığı nı doğru anlatmak çok çok önemli. Bu da belli bir seviyeyi ve okuma merak 'ını gerektiriyor. Üstad, okumada Ja ponları örnek gösteriyor. Risaleler derin ve şiddetli bir merak ile okunma lıdır. Sürekli okunmalıdır. Dikkatli okunmalıdır.R.Nurlar mana yönünden çok derin ve zengin olduklarından ve insanın bütün duygularına hitap ettik lerinden defalarca okunmalıdır. Anla şılmayan kısımları olursa,toplu olarak müzakereli anlamağa çalışılmalıdır.Ve daha önemlisi ve şu anda fevkalade bir ehemmiyet arzeden,anlaşılan doğ ru manaların hayata taşınması,fiilen uygulanmalarıdır...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı