Nur Suresi Müslümanların gerek şahsî, gerekse içtimaî hayatlarını tanzim eden umumî ve hususî hükümler, ahlâkî prensipler ihtiva eder. Toplum hayatının temelini teşkil eden aile hayatına yönelik önemli prensipleri de zikreder.
Aile hayatı bakımından taşıdığı önem itibarıyla, Peygamberimiz (asm) mü’min erkeklere “Hanımlarınıza Nur Suresi’ni öğretin!” buyurmuştur.
Peygamberimizin mü’min erkekleri muhatap alarak “öğretin!” ifadesi lisan-ı hâl dediğimiz hareketler, davranışlar, tavırlar, bakışları da ihata ediyor olmalıdır.
Nitekim Nur Suresi’nin 30. ayetinde “öncelikle” erkekleri bakışlar konusunda ikaz etmesi, “ardından” 31. ayette de kadınları harama bakış noktasındaki ikazı mü’min erkeklerin bu konuda sahip olmaları gereken hassasiyeti göstermez mi?
‘’Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır’’ buyrulmuştur.
(Nur Suresi: 30)
“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Ziynetlerini ise görünmesi zaruri olan kısımlar müstesna açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üstünü kapayacak şekilde iyice örtsünler.”
(Nur Suresi: 31)
Bediüzzaman Hazretlerinin Tesettür Risalesi’nde tespit ettiği “Yirmi adamdan bir tanesi karısından daha güzelini görmüyor” ifadesi mü’min erkeklerin taşıması gereken mesuliyeti özellikle gösteriyor.
Ayet Hangi Olay Üzerine İndirildi?
Ayetin nüzul vesilesi olan olayı İbni Mezdevî, Ali bin Ebu Talib’ten (ra) şöyle rivayet etmiştir:
“Resulullah (asm) zamanında Medine sokaklarında dolaşan bir kadınla bir erkek karşılaştıklarında bakışırlar. Şeytan bu bakışlardan istifade ederek onların bakışlarını birbirlerini beğenmeye çevirir. Adam bir yandan yürür, bir yandan da kadına bakar. Başı hep kadından tarafa çevrili olduğu için önüne çıkan bir duvara çarpar ve burnu kanar. Bunun üzerine, ‘Allah’a yemin ederim ki gidip Resulullah’a (asm) durumu anlatıncaya kadar burnumun kanını yıkamayacağım.’ diye yemin eder. Resulullah’ın (asm) yanına gelip hadiseyi anlattığında Resulullah (asm), ‘Burnunun duvara çarparak kanaması günahının cezasıdır.’ buyurdu. Bunun üzerine, ‘Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar’ ayeti nazil oldu. (Süyutî, Dürrül-Mensur, 5/40)
Hülasa
Kadın için tesettür ölçüleri olduğu gibi, Rabbimiz erkek için de tesettürü emretmiştir. Erkekler de bu ölçülere riayet etmekle vazifelidirler.
Erkeklerde örtülmesi gereken yerler göbek ve diz kapağı arasında kalan kısımdır. Bu konuda âlimlerin icması ittifakı vardır. Nasıl kadınların vücutlarını belli eden dar kıyafetler giymeleri fitneye yol açabiliyorsa erkeklerde de giyilen kıyafetlere dikkat etmelidir.
Erkeğin tesettürü konusunda en önemli konu gözlerini haramdan korumalarıdır.
Ayette “Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır” buyrulmuştur. (Nur Suresi: 30)
Tesettür sınırlarının hemcinslere karşı da aynı olması (kadın kadına-erkek erkeğe) dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.
Şüphesiz bugünkü ahlaki yozlaşmada tesettür emrine riayetsizliğin payı büyüktür.
(Bizim Aile, Eylül 2026 sayısından alınmıştır.)