19. Risale-i Nur Kongresi, bu yıl “Bediüzzaman Said Nursî’nin Görüşleri Işığında Küresel Vicdan, İnsaniyet ve Demokrasi” ana temasıyla Ankara’da gerçekleştirildi.
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Vakfı Risale-i Nur Enstitüsü ve Köprü dergisinin birlikte yürüttüğü kongre, yalnızca akademik bir toplantı değil; zamanın sosyal, ahlâkî, hukukî ve insanî krizlerine Risale-i Nur perspektifinden cevap arayan geniş katılımlı bir fikir ve meşveret zemini oldu.
25 Nisan’da yapılan masa çalışmaları, kongrenin en verimli safhalarından birini teşkil etti. Farklı alanlardan akademisyenler, araştırmacılar, yazarlar ve hizmet ehli isimler, belirlenen başlıklar etrafında bir araya gelerek müzakerelerde bulundu. Bu çalışmalar neticesinde deklarasyon maddeleri hazırlandı. Böylece kongre, sadece konuşulan ve dinlenen bir program olarak kalmadı; ortak aklın, ilmî istişarenin ve hizmet mesuliyetinin somut neticelere dönüştüğü bir çalışma hüviyeti kazandı.

26 Nisan’da ise Mamak Necmettin Erbakan Kongre ve Kültür Merkezi’nde panel programı gerçekleştirildi. Programın açış konuşmalarını Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Atik ile Risale-i Nur Enstitüsü Akademik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sedat Koçak yaptı. Konuşmalarda, Risale-i Nur Kongrelerinin sadece akademik bir faaliyet olmadığı; aynı zamanda fikir, istişare, hizmet, kardeşlik ve ortak mesuliyet bilincini güçlendiren önemli bir gelenek olduğu vurgulandı.
Panel bölümünde yer alan konuşmacılar ise, küresel ölçekte yaşanan insanlık krizleri, savaşlar, hak ihlalleri, demokrasi arayışları ve adalet ihtiyacı karşısında Risale-i Nur’un sunduğu iman, ahlâk, hürriyet, meşveret ve müsbet hareket eksenli yaklaşımı farklı boyutlarıyla ele aldılar.
MASALARDA FITRAT VE VİCDAN ÖNE ÇIKTI
İlk masa “Küresel Vicdan” başlığını taşıyordu. Bu masada vicdan kavramının mahiyeti, Risale-i Nur’da vicdana yüklenen anlam, “fıtrat-ı zişuur” ve “vicdan-ı umumî” kavramları üzerinde duruldu. Küresel ölçekte yaşanan zulüm, adaletsizlik, savaşlar, Gazze örneğinde görülen insanlık dramları ve modern hayatın insan fıtratında meydana getirdiği bozulmalar, vicdan ve iman ekseninde değerlendirildi.
“İnsaniyet” başlığı altında toplanan ikinci masada insaniyet kavramının anlam çerçevesi, iman ve insaniyet ilişkisi, Bediüzzaman’ın “İstibdat insaniyetin mahisidir” sözü, hürriyet, adalet, ahlâk, fazilet ve insanlığın manevî terakkisi gibi konular ele alındı. Risale-i Nur’un insanı yalnız biyolojik ya da sosyal bir varlık olarak değil; iman, vicdan, fıtrat ve ahlâk ekseninde bütüncül bir varlık olarak değerlendirdiği vurgulandı.

Üçüncü masa “Demokrasi ve Hürriyetler” başlığıyla gerçekleştirildi. Yapılan çalışmada demokrasi, hürriyet, hukuk devleti, insan hakları, istibdat, meşrutiyet, cumhuriyet ve Bediüzzaman Said Nursî’nin hürriyet anlayışı müzakere edildi. Özellikle “İnsanlar hür oldular, ama abdullahtırlar” ölçüsü etrafında, hürriyetin başıboşluk değil; iman, sorumluluk ve hukuk içinde anlam kazanan bir değer olduğu ifade edildi.
Dördüncü masa ise “Uluslararası İlişkiler ve Adalet” başlığını taşıdı. Bu masada uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler gibi küresel yapıların işleyişi, adalet-i mahza, adalet-i izafiye, insan hakları, devlet-insan ilişkisi ve İttihad-ı İslam fikrinin dünya barışı açısından önemi ele alındı. Gücün hukuku değil, hukukun gücü belirlemesi gerektiği vurgulanırken, Bediüzzaman’ın adalet anlayışının günümüz uluslararası krizleri karşısında önemli bir rehberlik sunduğu ifade edildi.
“Küresel Vicdan, İnsaniyet ve Demokrasi” başlığını bütüncül şekilde ele alan Hanımlar Masasının müzakereleri ise, kongrenin kapsayıcı ruhunu göstermesi bakımından ayrıca önem taşıdı. Hanım katılımcıların kendi bakış açılarıyla küresel vicdan, insaniyet, demokrasi, adalet ve hürriyet başlıklarına katkı sunmaları, kongrenin meşveret zeminini daha da zenginleştirdi.

Masa çalışmalarında olgunlaştırılan fikirlerin panel programıyla kamuoyuna taşınması, kongrenin yalnızca ilmî bir müzakere olarak kalmadığını; topluma ve insanlığın müşterek meselelerine dönük bir çağrı niteliği taşıdığını gösterdi. Program boyunca hissedilen heyecan, katılımcıların ilgisi ve ortaya çıkan ortak irade, Risale-i Nur’un çağın meselelerine söyleyecek güçlü bir sözü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Yoğun ilgiyle karşılanan kongre, içinde bulunduğumuz karamsar tabloya rağmen ümit ve şevk veren bir atmosfer oluşturdu. Zira bugün insanlık; vicdanın susturulduğu, hürriyetin daraltıldığı, adaletin güç karşısında zayıflatıldığı ve insaniyet değerlerinin örselendiği bir dönemden geçmekte. Böyle bir zamanda Risale-i Nur’un iman, hürriyet, adalet, meşveret, şefkat ve hakperestlik merkezli dili, yalnız Türkiye için değil, bütün insanlık için sahih ve güçlü bir çıkış yolu sunuyor.

Risale-i Nur Kongresi, bir kez daha gösterdi ki Risale-i Nur hizmeti yalnızca fertlerin imanını kurtarmaya dönük bir çalışma değil; aynı zamanda vicdan-ı umumîyi, efkâr-ı âmmeyi ve insanlığın ortak değerlerini ihya etmeye yönelen küllî bir hizmettir. Bu yönüyle kongre, hem katılımcılara, hem de takip edenlere yeni bir sorumluluk hatırlatarak küresel vicdan, insaniyet ve demokrasi ekseninde daha adil, daha hür ve daha insanî bir dünya arayışına güçlü bir katkı sunmuş oldu.
Hayırlı haftalar diliyoruz.