"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şimdi onlar hayattalar ve mutlular

Zekeriyya Kocalan
24 Nisan 2026, Cuma
Hayatı veren Allah’tır, ölümü de veren Allah’dır. Dünya ve içindeki her türlü varlığı yaratan da Allah’tır.

Azıcık verilen akıl nimetiyle, ön yargısız, peşin fikirli olmadan kâinat ve içindekilere bakılsa, insan ahiretin de kesin olduğuna inanır.

En mükemmel olarak insanı yaratan Allah, daha mükemmelini yaratmaması mümkün değildir. Ve Allah’ın yarattığıyla yetinmesi, akla uygun değildir. Yarattığı insan, verilen çok küçücük iradesiyle, azıcık aklıyla her şeyi anlamaya çalışması, anladığıyla yetinmeyip daha çok anlamaya çalışmaktadır, yaptığı işlerle yetinmeyip, daha mükemmel işler yapmak için gayret göstermektedir. 

Yarattığı insan böyle olursa, sonsuz ilim, kudret ve irade sahibinin evrenle yetinmesi mümkün değildir.

Yarattığı insanın hürriyetini, iradesini, aklını ve vücudunu yanlış kullanması karşısında sessiz durması mümkün değildir. 

Hele hele kuvvetlinin zayıfı ezmesi, haklarını çiğnemesi karşısında tavır sergilmemesi mümkün değil. Bu dünyada sormuyorsa, mutlaka başka bir dünyada soracak demektir. Sormaması mümkün değil. Sonsuz âdaletli olduğunu yarattıkları üzerinde gösteren Allah, zulümlerin, haksızlıkların hesabını soracaktır. Bu dünyada sormuyorsa başka bir dünya kuracak ve soracak demektir. Mutlak âdil olan, zulme seyirci kalamaz. Allah zulme uğrayanların haklarını zâlimden alıp, mazluma verecektir.

Kâinata bakıp da bunları okuyamayan aklını kullanmıyor, evreni okumuyor veya yanlış okuyor demektir. Sadece şeklini okuyor, verilen mesajları görmüyor demektir. Evreni doğru okuyan, Kur’ân-ı Kerîm’in de yaratıcının mesajı olduğunu görecektir, anlayacaktır. Çünkü kâinatın verdiği mesajları Kur’ân-ı Kerîm de vermektedir. Kur’ân-ı Kerîm evrenin müfessiridir, açıklayıcısıdır, doğru okuyucusudur.

Yaşadığımız okul fâciası hepimizi derinden sarstı. Dünyayı daha yeni yeni tanımaya çalışan, çocukluğunu yaşamaya çalışan çocuklar, güle oynaya okula gelmişlerdi. Normal derslerini işliyorlardı. Teneffüslerde oynuyorlardı. Hepsinin kendine göre çocuksu hayalleri vardı. 

Ama içlerinden biri getirdiği silâhları arkadaşlarına, öğretmenlerine  gözünü kırpmadan çekti. Bir öğretmen ve sekiz öğrenciyi şehit etti. Evet şehit etti. Onlar şehit oldular. Bu dünya hayatları sona erdi; ancak ebedî hayata adım attılar. Hem de şehit olarak adım attılar. İlim öğrenirken ve öğretirken şehit oldular.

Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de, “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar” buyurur. (Âl-i İmran Suresi, 169-170)

Demek ki öğrenci evlâtlarımız ve değerli öğretmen arkadaşımız ölmediler. Aksine canlıdırlar. Sadece hayat değiştirdiler. Rabbimizin sunduğu rızıklara kavuştular. Onlar için bir korku ve keder yoktur; sadece sevinç vardır. Ve ruhları Cennette kullanacakları yeni vücut elbiselerini almaya gittiler. Konuşmamız mümkün olsa, bunları bize anlatarak, bayram yaptıklarını söyleyeceklerdi. 

İyi ki yaratıcımızı tanıyoruz. İyi ki ahiret var. İyi ki bunları bize öğreten Rabbimizin mesajına ulaştık. Yoksa bu ayrılığa ve acılara dayanmak mümkün değildi ? Ebediyyen ayrıldığına inanan insanın dayanması mümkün değildir.

Okunma Sayısı: 153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı