"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sandıktan çıkan mesaj: Otoriterliğin sınırları

Hasan GÜNEŞ
24 Nisan 2026, Cuma
Macaristan’da sandıktan çıkan sonuç, yalnızca bir iktidar değişimi değildir. Aynı zamanda bir zihniyetin sorgulanmasıdır.

Yıllarca “millî irade” ve “hürriyet” sloganlarıyla öne çıkan Viktor Orban, bugün geldiği noktada otoriterleşme eleştirilerinin odağında yer aldı. Nihayet seçimi kaybetti. Bu tablo, modern dünyada liderlik anlayışının nasıl bir dönüşüm geçirdiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Hürriyet Vaadinden Otoriterliğe

Orban’ın gençlik yılları ise bambaşka bir hikâye anlatıyordu. Sovyet baskısına ve Komünist rejime karşı mücadelenin sembol isimlerinden biri olarak, Imre Nagy’nin cenazesinde yaptığı ateşli konuşma hâlâ hatırlardadır. O günlerde hürriyet, demokrasi ve Batı ile entegrasyon vaatleriyle yükseldi. Toplumun geniş kesimlerinden destek gördü.

Ancak zamanla farklı bir yola girdi. Avrupa Birliği’ne mesafe koydu. Vladimir Putin gibi otoriter figürlerle yakın ilişkiler geliştirdi. Bunun yanında, Donald Trump ve Benjamin Netanyahu gibi liderlerle de ideolojik yakınlık ve karşılıklı destek mesajları verdi. Bu tablo, farklı coğrafyalarda benzer siyasî üslup ve yönetim anlayışlarının birbirine temas ettiğini gösteriyor.

Orban’ın bir diğer dikkat çekici yaklaşımı ise Macar kimliğini “Turan” ve Orta Asya kökleriyle ilişkilendirmesiydi. Bu söylem üzerinden Türkiye gibi ülkelerle yakınlık kurmaya çalıştı. Gerçekten de Macarların tarihî kökenleri belirli ölçüde Orta Asya kavimleriyle irtibatlandırılır. Ancak bu tarihî bağların, günümüz siyasetinde otoriterliğe dayanak yapılması ciddi bir tartışma konusudur.

Lider Kültü ve Toplumların İmtihanı

Burada asıl soru şudur: Liderlere neredeyse kutsallık atfeden, sorgulamayan bir anlayış genetik bir miras mıdır? Yoksa tarihî şartların ve ideolojik etkilerin bir sonucu mu? The Economist’in yıllar önce dikkat çektiği gibi, eski Asya inançlarının “ataları kutsama” eğilimi ile modern ideolojiler birleştiğinde otoriter yönetimler ortaya çıkabiliyor. Bu çerçevede özellikle Kim Jong-il misali sıkça verilir. Liderin neredeyse kutsallaştırıldığı bu yapı, sorgulamayı tamamen ortadan kaldıran bir sistem üretmiştir.

Nitekim 2007’de bu köşede kaleme aldığımız bir yazıda da ifade ettiğimiz gibi; ataların, liderlerin ve geleneklerin sorgulanamaz hâle getirilmesi birçok toplumda gelişmenin önündeki en büyük engellerden biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de de tenkid edilen “Biz atalarımızdan böyle gördük” anlayışı sadece tarihte kalmamıştır. Bugün de ilerlemenin karşısında duran bir zihniyet olarak varlığını sürdürmektedir.

Halbuki sorgulama, eleştiri ve yenilik olmadan ne kalkınma mümkündür ne de gerçek bir hürriyet. Geçmişi mutlak doğru kabul eden toplumlar, yeni bir söz söyleyemez. Değişime kapalı yapılar, zamanla kendi içine kapanır.

Macaristan’daki seçim sonucu bu anlamda önemli bir mesaj veriyor. Kısa vadede güçlü görünen otoriter yönetimler, uzun vadede toplum dinamizmini zayıflatır. Tek adam anlayışı artık sadece Avrupa’da değil, dünyanın hiçbir yerinde sürdürülebilir değildir.

Gelecek; hürriyetin, demokrasinin ve hür teşebbüsün olacaktır. Hamasî nutuklar ve tarihî romantizmle modern toplumlar yönetilemez. İnsanlık artık daha şuurlu, daha sorgulayıcı bir yönetim anlayışı talep ediyor. Macaristan’dan yükselen bu ses, aslında bütün dünyaya verilen bir derstir.

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı