"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Pencerelerden bakmak: Yeni Asya ve siyaset

Ziya Nur BİRLİK
24 Ekim 2026, Cumartesi
Müzakereli desteyiz.

Siyasette ölçüyü konuşuyoruz.

Kardeşlerden biri “Neden Yeni Asya’ya siyasetçi yakıştırması yapılıyor?” dedi.

"Oysaki bizleri yakından bilenler, siyasete dayanarak bir yere gelmediğimizi, menfaat temini peşinde koşmadığımızı, kimsenin himayesine dâhil ve tâbi olmadığımızı pekiyi bilmektedirler. Hal böyle iken, neden hâlâ Yeni Asya’ya ve Nur talebelerine 'siyasetçi' yakıştırması yapılıyor? Bu zahirî tezat nereden kaynaklanıyor?"

Kardeşlerimizden biri olayı özetledi: “Biz siyasete Kur’ânî bir bakış açısıyla Risale-i Nur penceresinden baktığımızdan, bu zâviyede düsturlar ve prensipler açısından hak namına, hakikat hesabına hatırlatmalar yapıyoruz. Risale-i Nurun siyasete ve cemiyete ait Kur’ânî derslerini seslendiriyoruz. Siyasete ve içtimai hadiselere günlük menfaatlerin, koltuk kavgalarının ya da kısır partizanlıkların dar sokağından değil; doğrudan Kur’ânî hakikatlerin ve Risale-i Nur’un sarsılmaz düsturlarının penceresinden bakıyoruz. Bu ulvî zâviyeden hareketle; hak namına, hakikat hesabına, adalet-i mahzâ ve hürriyet-i şer’iye ölçüleriyle insanlara ve idarecilere istikamet hatırlatmaları yapıyor, hakikat mizanıyla uyarıyoruz.

Ama bizzat siyasetin içinde olanlar kendi durumlarına bakmaksızın pencerelerden konuşan bizleri gördüğünden “pencereden bakmakla bizzat içeride olma” farkını karıştırdıklarından bize de siyasetçi yakıştırması yapıyorlar. Siyasetin çarkları içinde tarafgirâne yer alanlar, her şeyi kendi nefis ve menfaat terazisiyle ölçtüklerinden, dışarıdan yapılan bu haklı ve tarafsız hatırlatmaları da kendi siyasî pencerelerinden okumaktadırlar. Kendi durumlarının çarpıklığına bakmaksızın, her hareketi bir siyasî hesap sanarak bizleri de bu kirli dairenin içine çekilmiş gibi göstermekte ve "siyasetçi" yaftası yapıştırmaktadırlar. Bu durum, hakikati kendi meşreplerine göre yamultan bir idrak yanılgısıdır.

Peki, bu durum nasıl düzeltilebilir, sorusu soruldu.

Bu kardeşlerimizi kendi hırs ve propagandalarının zehirli atmosferinden kurtarıp bizim baktığımız zâviyeden yani düsturlar penceresinden kitabın satırlarından baktırabilirsek durum bütün çıplaklığı ile ortaya çıkar. Çünkü kitabın satırlarının bağlayıcılığı ve Kur’ân’dan yansıyan kudsiyeti olduğundan muhatap üzerine etkisi mücerreptir.

Bediüzzaman, Mektubat eserinde bu durumu ifade eder; “...hodfüruş ve ve siyaset bataklığına düşmüş bazı insanlar, bana tarafgirâne, rakibâne bir nazarla bakıyorlar. Güya ben de onlar gibi dünya cereyanlarıyla alâkadarım! Hey efendiler ben imanın cereyanındayım. Karşımda imansızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok” 1

Ancak burada çok dikkat edilmesi gereken bir durum vardır: İçerde olan ve içeride olduğunu bile idrak edemeyen muhataplarla oturup onların aldatıcı siyasî propagandalarını onların üslupları ile tartışmaya kalkmak; penceremizi terk edip içerinin o havasını beraber solumak hükmüne geçecektir. Bu durum ne muhatabımıza bir tesir icra eder ne de dertlere derman olur. Aksine, ulvî hakikatlerin kısır münakaşalara kurban edilmesi suretiyle hem diyenlere hem de dinleyenlere manevî bir zehir hâline dönüşür.

Siyasetteki vazifemiz ancak kısır propagandaların dışında kalıp, evhamları tahrik etmeyip, kavl-i leyyin bir üslupla, istiğnâ düsturunu esas alarak, kitabın penceresinden hak ve hakikat hesabına hakikati dillendirmekle icra edilebilir.

Yeni Asya, hadiseleri pencerelerden seyreder; o zehirli odaların içine girmez. Siyaseten vazifeli olduğu görevlerini ve istikametini, şahs-ı manevînin meşveret zemininde hak eksenli dillendirir. Menfaat ve korku eksenli bakışlardan bîgânedir. 

Dipnot:

Said Nursî, Mektubat, s. 87.

Okunma Sayısı: 135
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı