"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Görevliler görevlileri göreve çağırsın

Ahmet BATTAL
11 Aralık 2019, Çarşamba 00:13
Başlığın devamı “biz keyfimize bakalım” değil, “uzaktan izleyelim görelim.”

Siyaset ısındı, kaynama noktasına yaklaştı. 

AKP ilk defa kendi içinden bir muhalefetle karşılaşıyor. Hem de iki koldan gelen muhalefetle. 

İktidardakiler eski dostları hakkında konuştukça batıyorlar, söyledikçe dökülüyorlar. 

Şehir Üniversitesi meselesi üzerinden Erdoğan’ın Davutoğlu’na karşı yaptığı açıklamaları okumuşsunuzdur. 

Bazı kısımları şöyle: 

“Bu Şehir Üniversitesi meselesinin özellikle bir siyasî ayağında bizim olduğumuz, bir siyasî ayağında da malûm zatın olduğu söyleniyor. Şunu çok açık ve net söylemek durumundayım… Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu ile tapu devri, mülkiyet devri yoktur, olmamıştır. Bunlar dürüstlüğü kimseye bırakmıyor değil mi? Öksüz, yetimin hakkını kalkıp kurdukları üniversiteye tapu devri yapmak suretiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun başkanı sıfatıyla bunu sağlıyor.”

Erdoğan’ın “bunlar” dediği kendi iktidarının bürokratları ve kendi Bakanlar Kurulu. Ama cümlelerinin devamında, Babacan ve Şimşek’ten başlayarak içlerinden bazılarını (elbette şimdi muhalif olanlarını) saymakla yetiniyor. 

Devamı da şöyle: 

“Hani bunlar dürüsttü ya... Dürüstlüğü bunlar kimseye bırakmıyordu. Ben bunu niye anlatıyorum? Kimin ne olduğunu yaptıklarıyla öğrenin diye. Bitmedi ve bunlar Halk Bankasını da dolandırmaya çalışıyorlar… Ödeme planlarında maalesef bunlar Halk Bankası’na ödemelerini yapmıyorlar… Ya sen Halk Bankası’na teminat bile vermedin… Maltepe’de Tekel’e ait olan yer, yani zamanında benim tahsis ettiğim bu yeri bankaya teminat olarak göstermek suretiyle, bunu mu banka teminat olarak kabul edecek? Çok da detayına, teferruatına girmek istemiyorum. Ama anlattığım gibi burada Halk Bankası’nın adeta bir dolandırılması söz konusu… Böyle bir şey yapılabilir mi? Bilâbedel! Nasıl oluyor bu iş? Hani dürüsttünüz? Eğer sizin dürüstlüğünüz buysa bu ülke batmış, bu ülke yanmış ve bunun altında bir de bakıyorsunuz işte o dediğim diğer arkadaşların da imzası var. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun birisi başkan, diğerleri de üyeleri olmak suretiyle bu adımı attılar. Bunu yaşadık. Allah bizleri aynı duruma düşürmesin.” 

BDDK ve diğer kamu denetim kurumlarını göreve çağıran (ama muhtemelen onların şimdilik asla duymayacağı) bu açıklamalara karşı Davutoğlu’nun “açalım eski defterleri, görelim kim daha dürüstmüş” mealindeki cevabı önceki günkü manşetteydi. 

Anlaşılıyor ki balonları ve taneleri tutan ip koptu. Tesbih taneleri hızla dağılıyor. Balonlar da patlayacak. Birileri yeni bir “dizme işi”yle meşgul. Birileri yeni iplere dizilme sırasına girmiş. Bazılarının ipi çekilecek, balonu patlatılacak. Bazıları da yeni bir ipe dizilecek. 

Bize düşen, galiba yine içlerine girmemek. Devletin ve milletin istikbali için endişe etmek, duâ etmek, uyanık olmak ve uyandırmak. 

Okunma Sayısı: 1929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    11.12.2019 07:56:39

    Şu an ki durum; herkes durumdan şi kayet ediyor. İktidar kanadı ise her şe yi iyi gösterme çabasında. Gösterge ler iyi yönde değil.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı