"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukukçularımız, Uçum ve uçuk

Ahmet BATTAL
02 Eylül 2026, Çarşamba
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunun Başkan Vekili Avukat Mehmet Uçum’dan ve dudak uçuklatan uçuk fikirlerinden zaman zaman bahsediyoruz.

Biz bu zat ve duruş yeri ve fikirleri hakkında yazdığımızda, AKP’ye halen de destek verilebileceğini düşünen hukukçu dostlarımızın tepkisi çok ilginç oluyor. İki tek kelimeyle mahcubiyet ve suskunluk.

AİHM’in Osman Kavala hakkında verdiği net ve ağır insan hakları ihlali tesbiti ve derhal tahliye kararının ardından yaptığı açıklamalar da aynı sonucu doğuracak biçimde.

Bu açıklamalar görünüşte hukuk tekniği ile ilgili ve hukukçulara hatırlatma ya da tersten ders gibi. 

Ama aslında maksat başka: AİHM’in Türk yargısına etki yetkisini kaldırmak ve böylece Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştırmak. 

Zımnen “Osman Kavala gibiler hapiste kalmalı çünkü …” ile başlayan cümleleri ürkütücü.

-Yerli ve milli yargıyı savunuyor gibi görünüyor ama o da biliyor ki yargı hukuktur ve hukuk ideale ve evrensel değerlere yakınlaşmalıdır. Oysa Türkiye bu merdivende tepetaklak gidiyor.

-Üstelik bugünkü yargı uygulamaları için yerli ve milli hukuk iddiası tam bir “yakışmayanı yakıştırma”. Zira hukuk ve hürriyet bu memleketin yerli ve milli değerleri ve onlar bugünkü yargı uygulamalarında ancak ve sadece iktidara dokunmayanlara verilen bir bahşiş.

-Muhalefetin, devletin adalet terazisinin meşru ve samimi bir kefesi olduğunu neredeyse yüz yirmi sene önce söylemiş olan bir Müceddid Bediüzzaman var. Ve bunu söylerken iktidarın ya da muhalefetin dindar olup olmadığına göre bir ayrım da yapmıyor. Zira hak haktır, büyüğü küçüğü, sağcısı solcusu, Kürdü Türkü, dindarı dinsizi olmaz. Hukuk siyasete alet edilemez.  

O halde Uçum’un vazifesi ne?

Şimdilerde Külliyeden yazıp söylediklerine, geldiği yer ve mazisi ile birlikte bakıldığında vazifesi net:

AİHM’in yargı yetkisini kaldırmak için AİHM’i siyasetçinin ve kitlelerin gözünden düşürmek. 

Nitekim kendisinin bu minvaldeki konuşmalarının ve yazılarının alet hükmündeki iktidar medyasınca “görülmeme” biçimi dahi aslında bu hususta ne kadar başarılı olduğunu göstermeye yetiyor. 

15 Temmuz sonrası yargılamaların da bu yolda bir besleyici unsur ve dolgu malzemesi durumunda olduğunu hatırlatalım. 

On yıldan bu yana birçok yazımızda, “cemaat eşittir terör örgütü” hatalı formülü üzerine kurulan ve yaş/kuru ya da masum/suçlu demeden bütün mensupları ve hatta sempatizanları terörist sayan “FETÖ Davaları”nın bu şekilde kurgulanmasının amaçlarından birinin de Türkiye ile Avrupa’nın ve Hür Dünyanın arasını açmak olduğunu yazdık. 

Bunun altyapısını hazırlayabilmek için “biz bize yeteriz, Avrupa’ya ihtiyacımız yok, zaten liderimiz dünyaya meydan okuyor.” fikri pompalanıyor. 

Ayrıca yine bunu sağlayabilmek için “Avrupa her şeyiyle kötüdür ve düşmanımızdır, biz yüzümüzü Doğuya dönelim” deniyor. Ki bundan kasıt yüzümüzü zulme ve istibdada döndürmek ve o sevimsizlere mecbur olduğumuzu sandırmaktır. 

Yani birileri arkasında Türk ve İslam Dünyası olan Türkiye ile arkasında İsa Mesih olan Avrupa’nın arasındaki bağları kemirmek için üç koldan saldırıyor. 

Bu bağların ahir zaman için ne manaya geldiğini bilen yani Büyük Deccal ve İslam Deccalı (Süfyan) ile Hazreti İsa ve Mehdi hakkındaki sahih hadislerin hakiki mahiyetini anlamış olan akıllı hukukçular, bu tablodan elbette memnun değiller ve olamazlar. 

Ama ne yapacaklarını bilemiyorlar. 

Söyleyelim: Bu yazıyı ve benzerlerini yaysınlar. Kelebek etkisi kıymetlidir. 

Okunma Sayısı: 174
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı