"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sistemsizliğin mimarları, ses verin!

Ahmet BATTAL
12 Kasım 2020, Perşembe
Dünkü yazımızda Damat Berat Albayrak’ın istifasıyla görünür hale gelen devlet krizinin saraydaki zihnî temelleri üzerinde durduk.

Bugün olayın Anayasal sistem ile ilgili tarafına bakalım:

Birilerince “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı takılan, ama aslında “adamına göre kalıp”tan çıkma “ısmarlama iş” durumunda olduğu herkesçe bilinen bu ucube yönetim tarzı, “çok yerinden patlamaya hazır çürük dikişli dar elbise” gibiydi. 

Dikişlerde patlaklar çoğalıp da sistemin orası burası pırtlayıp açıldıkça, bu sisteme destek olmuş olan ya da olmayan sağduyu sahibi kişilerde haklı korku da çoğaldı. 

Bizce asıl büyük risk henüz ortaya çıkmış değil. 

14 Mart 2017 Salı günkü Yeni Asya’da yayınlanmış olan “İkinci adamsız tek adam’ rejimine doğru…” başlıklı yazımızda bu önemli riski paylaşmıştık. 

Linki: https://www.yeniasya.com.tr/ahmet-battal/ikinci-adamsiz-tek-adam-rejimine-dogru_426267

Yazımızda şu soruları sormuştuk: 

“Neden ABD’dekinden farklı olarak ikinci adamı yani başkan yardımcısını seçme yetkisini halka değil de birinci adamın kendisine bırakıyoruz? Ve böylece, güçlü ABD Cumhuriyeti gibi değil de Orta Asya’daki ya da Orta Doğu’daki ‘çakma cumhuriyetler’ gibi olmaya çalışıyoruz?” 

Bugünlerde cevabı daha net hale geldi. 

Hepimiz TV ekranlarından biliyoruz. BİDEN ve HARRİS birlikte yazılıyor. Birini bilen diğerini de biliyor. Başkanı seçenler yardımcısını da seçiyor. Birçok “mühim ve riskli iş” ikisinin ortak imzası ile görülüyor. 

Ya bizde? Neden cumhurbaşkanı adayları “yedeğim de budur” diye ortaya çıkmıyor.  

Meselâ şimdilerde Anayasada olmayan bir statüden bahsedilmeye başlandı: Filanca kişi “Ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı” olacakmış! (Bakanlar ve bakanlıklar demek işe yaramıyor. Hem, adı geçen zata, daha ziyade “Cumhurbaşkanının aile işlerinden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı” olmak yakışır, ama neyse!)

Bu garip teklifin sebebi de aslında belli. Sistemsizliği sistem zannetmek! 

Diğer bir soru da şu: Cumhurbaşkanının birden çok yardımcı ataması halinde içlerinden birini “başyardımcı” atama mecburiyetini Anayasaya koymayı neden unuttuk? 

Öyle ya, yarın öbür gün cumhurbaşkanı da damadının keyifli halini görüp “ben de çekildim, ne haliniz varsa görün” derse ve geride birden çok yardımcı bırakırsa aralarında kavga çıkmaz mı? 

Kimler yazdı bu Anayasa değişikliği metnini?

Ve kimler, hangi akademisyenler, kayıtsız şartsız savundular?

Çıksınlar ortaya da görelim. Sistem deyip yutturdukları bu ucubeyi asıl şu kriz dönemlerinde savunsunlar kolaysa. 

Ortaya çıksınlar ki kaçamasınlar zihinlerimizden. Hep hatırlayalım o güzel, o hasen, o ahsen ve o tahsin yüzlerini. 

Okunma Sayısı: 1820
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı