"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vakıf ve devlet ve denetim

Ahmet BATTAL
08 Ekim 2019, Salı
Vakıflar ve dernekler “devlet” değildir, sivildir.

Gücü, yönetimi ve temsili itibariyle şirketlere ve kooperatiflere benzer ama amacı itibariyle farklıdır. Kamusal yetki ve kamu gücü kullanamazlar. 

Vakıfları kuranlar ya da yönetenler aynı zamanda devlet memuru ve bilhassa bürokrat iseler bu iki statüyü birbirine karıştırmamaları gerekir. 

Ama Türkiye’de işler böyle yürümüyordu. 

Devlet yetkisi kullananlar “benim memurum işini bilir” zihniyetinin de yardımıyla ve kamu kurumlarının adını da kötüye kullanmak suretiyle kurdukları dernek ve vakıflar üzerinden ama aslında kamu gücünü kötüye kullanarak “zoraki bağış”lar toplayıp kafalarına göre harcıyorlardı. 

Bu kötü gidişi engellemek için, AK Partinin iktidarda olduğu zamanlarda, 22.01.2004 tarihinde bir kanun kabul edildi:  

Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair 5072 sayılı bu Kanunun ilgili kısımları aynen şöyle:

***

Madde 2-a) Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremez ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamaz.

b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.

c) Kamu hizmetlerinde kullanılan araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemenin, bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflardan temin edilmesi istenemez…

f) Dernek ve vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde kamu görevlileri çalıştırılamaz.

g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz.

h) Kamu kurum ve kuruluşları, personel maaş ve ücretlerinden, kaynağında kesinti yaparak bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara aktarma yapamaz…

Geçici Madde 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıflar, 31.12.2005 tarihine kadar, dernek tüzüklerini veya vakıf senetlerini bu Kanun hükümlerine uygun hale getirir.

***

Görüldüğü gibi, kanun gayet yerinde sınırlar çiziyordu. Ancak bir şey oldu: Daha dokuz ay bile geçmeden, 17.9.2004 tarihinde bu kanuna vahim bir geçici madde eklendi: 

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan dernek ve vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile tüzük ve senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklıdır.” 

Böylece kanun adeta çöpe atıldı. Eski vakıfları ve dernekleri yöneten devlet memurlarına, “devlet kurumlarının adını derneğinizde, vakfınızda tepe tepe kullanın” ve “toplayın yiyin için kardeşim” deniverdi. Bu istisnanın hiçbir izahı yok. 

Ama daha da önemlisi bu kanun bugün bu güdük haliyle de uygulanmıyor. Devletin çivisi çıkmış desek yeridir. 

Meselalar çok ama çok basit biri şu: 

A.Ş. haline getirilmiş de olsa bir kamu kurumu olan TCDD’nin hızlı trenlerinde bir vakfın basıp dağıttığı bir dergi okutuluyor. Basıp dağıtan, TCDD’nin adını kendi adında 2004 öncesinde kullanan ve yukarıdaki istisnadan yararlanarak 2004 sonrasında da kullanmayı sürdüren bir vakıf. Üstelik derginin adı da İngilizce; Railway!

Adalet Bakanlığını ve savcıları, bu Kanunu uygulamak hususunda göreve davet ediyoruz. 

Okunma Sayısı: 1141
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı