"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tasavvur

Ali Rıza AYDIN
04 Temmuz 2019, Perşembe
“Olmaz olmaz” dememek lâzım.

Çünkü hayatta, hesapta kitapta olmayan çok şey oluyor.

Hayal dünyası bu ya, şöyle bir tabloyu tasavvur ettim:

Senelerce diz dize ders dinlediğin; el ele yol yürüdüğün dostlarınla, beklenmedik bir anda, yolları ayırmak hüzün âlûd bir manzara, değil mi?

Biraz önce “yâr” dediğin, biraz sonra “ağyâr” olsa, hangi gönle gölge düşmez? Hangi insan üzülmez?

Bir defa, “kardeş” demişsiniz birbirinize, kardeş!

Hem kardeşin, hem sırdaşın, hem yoldaşın, hem Nurdaşın.

Hem, hem, hem…

Bir çırpıda silip atmak mümkün mü?

Her ne kadar “Mümkün değil” desek bile, maalesef şartlar mümkün kılıyor.

Yine aklıma geldi ki: İnceliğiyle (!) maruf bazı kimseler, ince ince hesaplara yıllarını veriyor; en nihayet ifsat edip, muradına eriyor.

İşin şaşırtıcı tarafı; bu evsafta bir kimse her mecliste, her mekânda hep suret-i haktan görünüyor. Hatta öyle biliniyor.

Burada, Üstadımızın şu cümlesini hatırladım: “Nev-i insanın yüzde sekseni ehl-i tahkik değildir ki, hakikate nüfuz etsin ve hakikati hakikat tanıyıp kabul etsin.” (Barla Lâhikası, 13)

Demek, birçok kimse, elden düşme malûmata hüsn-i zanla inanıyor veyahut inandırılıyor diye bir kanaat hâsıl oldu bende.

Ve ardından, “Câzibeye kapılıyor insanlar” dedim, kendi kendime.

Aslında, tasavvur ettiğim bu tablo, platoda, paketlenip rafa konmuş senaryo; bir gün olup, sahnelenmek üzere…

İç Anadolu’da, tam da zihnimden geçenlere tercüman olan bir deyim var: “Oğlan aldı, oyuna; çoban aldı, koyuna gitti.”

Tıpkı bunun gibi oyuna giden, koyuna giden eksik olmadı yıllar yılı, ama “Elhamdülillâh, sahnelenen oyunlar reyting yapamadı” diye içimden geçirdim.

Böyle bir hâl vuku bulacak olsa, bazısına nimet; kimisine, nikmet olur sanırım.

İnsanların hadiselere nasıl baktığına; “Güzel görme”, ufkunun, güzelliği görebilme kabiliyetinin derinliğine bağlı bu.

Her zaman, eğrilere, doğru diyen çok oluyor da; iddia edildiği gibi, doğruların eğriliğinin nerede olduğunu gösteren olmuyor.

Ne hikmetse, hiç kimse, “Ayranım ekşi” demiyor. 

Okunma Sayısı: 767
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı