"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haşir Risalesi’nde suretlerden hâkikatlere (3)

15 Aralık 2021, Çarşamba
Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, zamanımızın dehşetli imansızlık cereyanlarının hücumlarını def etmek için, Risale-i Nur’un birçok meselesinin izahını yaparken, yaşadığımız hayattan da birebir misaller getirmiştir. Bununla, öncelikle dağılan akılları, karışan fikirleri, bozulan kalpleri gözle görür derecede ikna yolunu seçmiştir.

Bunun sebebini de şu sözleri ile izah ediyor: “Arkadaş, kalp ile ruhun hastalığı nispetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da ulûm-u akliyeye tevaggul etmek nispetindedir. Demek manevî olan hastalıklar insanları aklî ilimlere teşvik ve sevk eder ve akliyat ile iştigal eden, maraz-ı kalbiye ye müptelâ olur.” (Mesnevî-i Nuriye)

“Nefsin âlem-i maneviyata gözü kapanırsa ebedî bir gece içinde kalır, gözü maneviyata açılırsa neharı inkişaf eder. (Mesnevî-i Nuriye)

Evet, bu zamanda gözler, kalpler ve fikirler maneviyata kapalı, maddiyata açık olduğundan, Risale-i Nur eserlerinde maneviyata kapalı olan gözlere ve kalplere açmak için hayattan misaller getirilmiştir.

Birinci Söz’de bahsi geçtiği üzere, bedevi Arap çöllerinde seyahat eden adamın bir kabile reisinin ismini alması gibi yani, “Bismillah” diyerek, Cenab-ı Hak namına hareket eden zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyor, ipek gibi yumuşak kökler sert kayayı deler hakikatini gözlere gösteriyor.

“Bir vakit iki adam…” ile başlayan İkinci Söz, bir vakit iki asker ile başlayan Üçüncü Söz, “bir zaman iki adam bir havuzda yıkandılar...” hikâyesi ile başlayıp, on iki bürhan ile tevhidi kesin bir şekilde akıllara yerleştiren Yirmi İkinci Söz ve hakeza…

Bunlara mümasil Kur’ân’ın dört esasından biri olan “Haşir” akidesini de Üstadımız, önce şahit olduğumuz hayattan on iki sureti, daha sonra on iki hakikate tebdil edip, Esma-i Hüsnalara da dayandırarak ölümden sonra dirilmeyi ve hesap gününü iki kere iki dört eder kat’iyetinde ispat etmiş.

Yine “Haşir Risalesin”de de, “bir zaman iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir) gidiyorlar…” biri bu memleketin bir padişahı vardır diyerek itaat edilmesi gerekir derken, diğeri “Padişah kimdir tanımam” diyor. Memleketin padişahı vardır diyen, itikadı olmayan arkadaşına, padişahın (Allah’ın) olduğunu suretlerle (gördüğü hayat ile) anlatır.

Birinci Suret; “Hiç mümkün müdür ki, bir saltanat, bahusus böyle muhteşem bir saltanat, hüsn-ü hizmet eden mutilere (itaat edenlere) mükâfatı ve isyan edenlere mücazatı bulunmasın, burada yok hükmündedir. (Burada mükâfat ve ceza görülmüyor) Demek, başka yerde bir mahkeme-i Kübra vardır.

Birinci Hakikat; “Bab-ı rububiyet ve saltanattır ki, ism-i Rabbin cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki, şe’n-i rububiyet ve saltanat-ı ulûhiyet, bahusus böyle bir kâinatı, kemalatını göstermek için gayet âli gayeler ve yüksek maksatlar için icat etsin, onun gayat ve makasıdına karşı, iman ve ubudiyetle itaat eden mü’minlere mükâfatı bulunmasın ve o makasıdı ret ve tahkir ile mukabele eden ehl-i dalâlete mücazat etmesin? (10. Söz)

Birinci surette, yapılan hayrın mükâfatını, şerrin de cezasını bu dünyada görmek istendiğini, fakat burada görülmemesinin sebebinin (imtihan gereği) ancak mahkeme-i Kübra da verilecektir der.

Birinci suretin birinci hakikatinde ise bizleri, her şeyin hâkimi olan “Sultan” ism-i celili ve yarattığı her mahlûkatı terbiye eden “Rab” ism-i celiliyle “rububiyet ve saltanat” kapısından içeri alarak gözle görür derecesinde ispat ediyor.

Okunma Sayısı: 1000
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı