"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bütün ruh-u canımızla”

Enes Ensari
16 Şubat 2021, Salı
Varidatı bol bir dönem olan üçaylara girmiş bulunuyoruz.

Bu ayların belli dönemlerinde yaptıklarımızın yüzle, üçyüzle, binle hatta otuzbinle karşılık bulduğu müjdelenmektedir.

Biz de bu mubarek zaman dilimini ve müjdelenen varidatı daha fazla elde etmek için “bütün ruh-u canımızla” gayret etmeli mutad yaptığımız farz ibadetlerimizin yanında nafile ibadetlerle ve ekstra iyiliklerle dünya ve ahiretimizi ziynetlendirmeli, yeni güzel alışkanlıklar edinerek kötü davranışlarımızdan kurtulmalıyız. Belki bu sayede elde ettiklerimizi bütün seneye ve hatta bir ömre yayarak iki cihan seadetini kazanmaya çalışmalıyız.

Peygamber Efendimiz (asm) döneminde uzak diyarlardan gelip aileleriyle birlikte iman eden iki samimî genç dinlerini daha iyi öğrenip yaşamak ve Resulallahın (asm) sohbetinde bulunmak için Medine-i Münevvere’de yaşamaya karar verirler. Hayatlarından gayet memnun olan bu iki aileyi Sahabi Efendilerimiz de çok severler. Bir müddet sonra bir gazveye çıkmak icabettiğinde gençlerin ikisi de bu gazveye iştirak edip din-i mubin için canlarını ortaya koymak istedikleri halde Peygamber Efendimiz (asm) sadece bir kişiye izin verir, kendi aralarında konuşup bir karara varmalarını, başka akrabaları bulunmadığı için öbür kalanın da iki ailenin geçimini temin etmesi gerektiğini bildirir. Fakat gençlerin ikisi de gazveye kendisinin katılması gerektiğini iddia ederek savaşa katılmaktan vazgeçmezler.

Bunun üzerine huzurda kur’a çekilmek suretiyle gençlerden biri gazveye iştirak eder ve şehit olur. Öbür kardeş de iki aileye bakmaya çalışırken tam bir yıl sonra o da vefat eder. Vefatından sonra Sahabi Efendilerimizden birkaçı onları rüyasında görür. Rüyada ikisinin de Cennette olduğunu, sonra ölenin Cennetteki derecesinin şehit olandan daha yüksekte olduğunu gördüklerinden, taaccüblerini Peygamber Efendimizle (asm) paylaşırlar. Buna mukabil Peygamber Efendimiz (asm) bunda taaccüp edilecek bir durumun olmadığını ifade ile, “Her ikisi de samimî olarak gazveye katılıp şehit olmak istedi, kur’a öbürüne çıksaydı şehit olanın yerinde o olacaktı, bir de bunun yanında bir yıl boyunca farz namazlarını, Ramazan orucunu, diğer ibadetlerle birlikte iki ailenin geçimini de temin etmeye çalıştı” buyurarak mevzuyu izah ediyor.

Evet gerçekten bazen yaptığımız günlük ibadet ve gayretimizle haftalık, aylık ve yıllık yaptığımız mutad ibadetlerimiz bize normal borcun edası gibi görünüp kıymetini yeterince idrak edemeyebiliyoruz. Bu aslında her an bize altı cihetten saldıran şeytanın bir oyunu; bizi ibadetten alıkoyamayan şeytan, bizim ibadetimizi önce büyük göstererek bizi fahırlanmaya, bunu başaramayınca da küçük göstererek bizi inkisara ve ümitsizliğe sevk eder. Bizim eksik noksan hatta gaflet içinde yaptığımız ibadetleri büyüklerin ibadetleriyle kıyas etmek suretiyle ye’se düşürür. Halbuki bunlar bir borcun edası olduğu gibi Rabbimizin emrini yerine getirdiğimizden nafilelerin katbekat üstünde bir sevap ve varidatı da beraberinde getirdiği ve Allah’ın (cc) rızasına ulaştırdığını da düşünmemiz gerekir. 

İşte üçaylar bilhassa Ramazan ve hususen Leyle-i Kadir kapımızın önünden akıp giden inci, yakut, mercan ve elmas taşıyan bir nehir, bu nehir kesilmeden kaplarımızı doldurmaya bakmalıyız. Bir daha ki seneye bu nimete kavuşacağımız garanti değil.

Dilerseniz Üstadımızın inşaallah bizim için yaptığına inandığımız duâyla devam edelim: “Aziz sıddık kardeşlerim, Evvelâ: Bütün ruh u canımızla Receb-i Şerifinizi ve Şuhur-u Selâsenizi tebrik edip Cenab-ı Erhamürrahimînden niyaz ediyoruz ki, hakkınızda ve hakkımızda seksen sene bir mânevî ömr-ü bâki kazandırmaya bu üç mübarek ayı vesile eylesin. Âmin.”

Bizi bu nimete kavuşturana sonsuz şükürler olsun, bu iklime nice yıllar kavuşup kiymetini hakkıyla takdir edenlerden olmamız dileğiyle... 

Okunma Sayısı: 940
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı