"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kayırma zinciri

Enes Ensari
09 Temmuz 2020, Perşembe 00:06
Sakarya Hendek’te havai fişek fabrikasında patlama oldu, ölüler ve çok sayıda yaralı var.

Yıllarca Teknik Bilirkişilik yaptığım için hemen işin ihmal veya kusur yönüne odaklandım. Meğer geçmiş yıllarda da benzer ölümlü kaza ve patlamalar olmuş. Fabrika kapatılmış, sonra bazı yükümlülüklerini güya yerine getirdiği için faaliyetine devam etmiş. Bu tür tehlikeli madde üreten bu çaptaki işletmelerde, herhangi bir kazaya mahal vermeyecek tedbirleri önceden almak, gerekli kontrol ve bakımları yapmak, çalışanları bilgilendirmek çok önemli. Bunlar çoğu defa zaman ve maddî kayıp olarak görüldüğünden itibar edilmiyor ve ihmal ediliyor.

Fabrika büyük bir işletme 200 çalışanı ve üretimiyle elbette ülke ekonomisine çok önemli katkısı ve katma değeri var. Ancak bu değer, insan canıyla kıyaslanabilir mi? Teknik Heyet, kolay kolay çalışması uygun olmayan işletmeye izin vermez, vermemelidir, acaba hangi etkili ve yetkililer araya girerek, yeniden açılmasını sağladılar?

Bu kaza oldu bitti, kaderleri böyleydi, deyip işi kapatamayız. Bu sistem devam ettikçe burada olmazsa da başka yerlerde kazalar devam edecek. Ülkemizde 15-20 yıldır İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kuralları sistemli bir şekilde uygulanmakta, ancak bu tür iş kazalarını bir türlü önleyemiyoruz. Avrupa’da sonuncu, dünyada da en alt sıralardayız bu konuda, acaba niçin? Çünkü her konuda olduğu gibi, buralarda da kayırma, kollama ve ihmaller zinciri var. Biz zannediyoruz ki, dostumuzun veya taraftarımızın şartları uygun olmayan işletmesini açarsak ona iyilik etmiş oluyor, memlekete fayda sağlıyoruz. Asıl ona da, insanımıza da, memleketimize de nasıl bir kötülük yaptığımız, bu yaşadıklarımız en acı şekilde bize gösteriyor.

Doğuda Batının aksine hep bir kayırma kültürü hâkim. Batıda ise kurallara göre iş ve işlem yapılıyor. 

Yıllar önce bir Karadenizli amcadan dinlemiştim: Almanya’da kendisinin de yönetiminde bulunduğu dernekleri, oradaki başta Türkler olmak üzere Müslümanların yardımıyla çok güzel bir cami yapmışlar. Camiyi tamamlayıp ibadete açmak için Cuma gününü beklemişler. Cuma sabahı son kontrollerini yapmak için gelen Alman Teknik Heyet, caminin dış kapısı iç tarafa açılıyor diye, açılışına izin vermemiş. Dernek yönetimi akla gelebilecek her merciye ulaşmış her yolu denemişler, bir kerelik Cuma namazı kılalım sonra düzenleriz, demişler. Ancak heyet “Bu şekilde ibadet yapılamaz, tehlikelidir, içeride bir izdiham veya yangın olduğu taktirde kapının kolayca açılması lâzım, yoksa felâket olur” demiş. 

Bizimkiler şunu bile demişler: Size ne? Öleceksek biz öleceğiz! Ama nafile, yetkili sizin can ve mal güvenliğiniz Almanya Devleti’ne emanettir, diyerek o kapının yönü değişmeden izin vermemişler.

Bizde ise kayırma almış başını gitmiş. Aslında bizdeki kayırma, sadece bir işletmeye yönetmeliğe aykırı çalışma izni vermekle sınırlı değil. Bir kayırma ve ihmaller zinciri var. Meselâ biz daha okuyan öğrenciyi, okuduğu okulun alanına göre kayırıyoruz, katsayılarla oynayarak haketmediği bir üniversitenin; okuma imkânı sağlıyor, kaliteli üniversiteleri kapatarak rekabet ortamını bitiriyoruz. Akademik kariyer ve makamları liyakate göre dağıtmıyor, ilim adamlarının dünya çapında yetişmesine mani oluyoruz. Yeterli iyi eğitim almamış, kendini geliştirememiş elemanları; eğitim ve tecrübeyi değil, taraftarlığı ölçen şaibeli imtihan veya direkt mülâkatlarla göreve kabul ediyoruz. İşi yapacak olanı da, kontrol ve denetimi yapacak olanı da, bir kayırma zinciri ile belirlediğimiz için, ülkede rekabeti, dolayısıyla kaliteyi bitiriyoruz. Onun için İşçi Sağlığı ve Güvenliği’nde en sonlarda yer alıyoruz. Ve tabiî ki bütün bu yanlış ve hataları göstermeyen ve yazmayan kayırmacı ve şakşakçı bir basın yayın zihniyeti ülkeye hâkim olduğu için, millet uyanmıyor, yöneticiler ayılıp kendine gelemiyor. Çünkü bu gazete ve haberleri okuyanlar ülkede herşeyin güllük gülistanlık olduğunu sanıyor. Bu huyumuzdan vazgeçmediğimiz müddetçe, bu kazaların ve belâların önüne geçmek mümkün olmaz. 

Elhasıl: Bizi dış güçler değil; kayırma ve liyakatsizlik zincirimiz geri bırakıyor.

Okunma Sayısı: 1098
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı