"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Biz bir sistem kurduk...”

Faruk ÇAKIR
09 Temmuz 2019, Salı 00:01
Türkiye’de idarî bakımdan bir sistem değişikliğine gidildi, ama bu değişikliğin iyi neticeler vermediği her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor.

Hatırlanacağı üzere 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği ile yürütmenin yasama içinden oluşmadı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçildi ve Türkiye’de hükümet sistemi değişikliği gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak adlandırılan yeni sistem öncesinde ise Türkiye’de parlamenter sistem uygulanıyordu.

Her sistem gibi parlamenter sistemin de yanlışları, mahzurları ya da eksikleri vardır. Aynı şekilde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin de yanlışlarının olması tabiîdir. Fakat bu yeni sistemi savunanlar hataları kabul etmek istemiyor. Onlara göre yeni sistemle Türkiye dünyaya meydan okuyacak, işler tıkır tıkır işleyecekti. Yeni sistemi savunanların en büyük bahanesi de, parlamenter sistemin aksine bu yeni sistemin ‘koalisyonları tarihe gömeceği’ iddiasıydı. Kâğıt üzerinde bu iddia doğru olsa da uygulamada tam aksiyle karşılaşıldı. Şu anda fiilî bir koalisoyon yok mu? Kurulan koalisyonlara ‘ittifak’ demekle netice değişir mi? Hatta, parlamenter sistemde yüzde 40’la ‘tek başına iktidar’ olmak mümkün iken şimdi tek başına iktidar için ‘yüzde 50+1 oy’ gerekiyor. İdareciler bilmeyerek kendi işlerini zorlaştırdı.

Tabiî ki esas olan ülkeyi hak, hukuk ve adaletle idare etmektir. Kanunlar çok iyi olabilir, ama uygulanmadıktan sonra bir anlam ifade eder mi? 1980 darbesinin millete dayattığı 1982 anayasasında da güzel maddeler vardı. Din ve inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi... Bu anayasa maddelerine rağmen başörtüsü yasağı uygulanmadı mı? Demek ki mesele sadece ‘iyi kanun maddesi’ hazılamak değil. Çok iyi kanunlara rağmen millete kan kusturan idareciler yok mu? Kanunları uygulamadıktan sonra maddeleri iyi olsa ne fayda?

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin Türkiye’yi rahatlatmadığı ilk günden beri belliydi. En başta partili cumhurbaşkanının mahzurları her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor. Kanunlara uygun olsa da millet bunu içine sindiremedi. Çünkü apaçık bir adaletsizlik söz konusu. Seçim günlerinde yaşananlar buna en büyük delil değil mi? Netice itibarıyla devletin imkânlarını seçim malzemesi yapmak milletin de tepkisini çekmedi mi?

Tekrardan hatırlatmak lâzım ki, isimlerin değişmesiyle hakikatler değişmez. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”, dünyada pek de örneği olmayan bir sistem. Tam bir “Biz yaptık, biz bir sistem kurduk” anlayışıyla hayata geçirildi. Peki, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile idare ediliyorsa iktidarı destekleyen medyanın ısrarla “başkan” tabirini kullanması nedendir? Anayasa’da ve kanunlarda bu ifade yer almadığına gire “başkan aşağı, başkan yukarı, başkan açıkladı, başkan konuştu, başkan gitti, başkan geldi” manşetleri atmanın bir anlamı var mı? “Cumhurbaşkanı” değil de “başkan” diye yazılınca Türkiye çağ mı atlamış oluyor?

Akıl için yol bir olduğuna göre yanlışta ısrar etmenin bir anlamı yok. Getirilen sistem Türkiye ve dünya şartlarına uygun bir sistem değil. Son tartışmalara bakılırsa bu sistemdeki hataların, yanlışların, eksiklerin düzeltilmesi gerektiği üzerinde duruluyor. İktidar cenahı ise, “Hayır, kurulan yeni sistemin dünyada eşi ve benzeri yok. Çok iyi bir sistem. Düzeltilecek bir yönü yok” demeyi sürdürüyor.

Kendileri bilir, ama yanlışta ısrar etmek hem onlara hem de devlete ve millete zarar verir. “Biz bir sistem kurduk” demekle işler hallolmuyor. Hatalardan geri adım atılsın ve millet menfaatine olan işler yapılsın vesselâm.

Okunma Sayısı: 1344
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı