"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çeşmeleri ağlayan şehir

Faruk ÇAKIR
22 Ocak 2020, Çarşamba 00:07
Türkiye’nin en güzel şehri olan İstanbul’un tarihî çeşmelerini ‘ağlayan çeşme’lere çeviren idarecilerin üzerinde büyük bir yük ve vebal yok mudur?

Sadece ülkemizin değil, dünyanın da sayılı güzel şehirlerinden olan İstanbul’a bu unvan biraz da tarihî çeşmeler ve tabiî ki tarihî camiler sebebiyle verilmiyor mu? Peki biz bu değerlere sahip çıkabildik mi?

“Bunca dert varken çeşmelerle kim uğraşır?” diyenler olabilir. Mesele ‘çeşme’ değil esasında. Tarihe ve ecdadına sahip çıkmak ya da çıkmamak mesele bu. Söze gelince tarihe ve ecdada sahip çıkılır, ama sıra icraata geldiğinde bu sözler unutulur. Eski ve esas İstanbul’da yer alan belki de binden fazla ‘tarihî çeşme’den su akıtamayan bir idarenin başarılı olduğu söylenebilir mi? Milyon değil, milyar dolarları şurada burada harcayan idarenin, çeşmelerden su akıtmak için ‘para’ bulamaması kabul görür mü?

Uzun söze ihtiyaç yok: Türkiye ve İstanbul’u idare edenler istesin ve en fazla bir ayda İstanbul’daki bütün çeşmelerden su akıtsın.

Geçen gün (14 Ocak 2020) Beyazıt, Kumkapı, Kadırga ve Sultanahmet civarında yaptığımız kısa bir gezi esnasında karşılaştığımız tarihî çeşmelerin sadece birinde su akıyordu. O da Sultanahmet Meydanı’ndaki “Alman Çeşmesi”ydi. Meselâ, Kumkapı’da bulunan “Arapzade Abdurrahman Efendi Çeşmesi”den su akmaması kim nasıl izah edecek? Üstelik bu çeşmenin restorasyonu 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Ticaret Odası’nın elbirliği ile yapılmış. Aradan 10 yıl geçmeden aynı çeşmeden su akmaz hâle gelmesi neyin işareti? Peki, Kadırga Meydanı’ndaki “Esma Sultan Çeşmesi ve Namazgâhı”ndan su akmaması kimin kabahati? Hele hele aynı yerdeki “Şehit Çeşmesi Sokak”ta yer alan ‘“Sokullu Mehmet Paşa Camii Çeşmesi”nin halini görenin içi yanmaz mı? Bırakın su akmayı, ‘çeşme’ye çeşme demek için şahit lâzım. Aynı şekilde “Kadırga Hamamı” bitişiğinde yer alan çeşmenin hali hiç kimseyi ilgilendirmiyor mu?

Tarihî çeşmelerin suya kavuşturulması noktasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB Beyaz Masa) yapılan müracaatlardan şimdiye kadar ikna edici bir netice alınamadı. “İnceliyoruz, ilgili kuruma ilettik” benzeri cevaplar veriliyor, ama netice alıcı bir adım atılmış değil. 

Bu mesele tek başına İBB’nin meselesi olmayabilir. Kim yetkili ve sorumlu ise çeşmelerden mutlak surette içilebilir su akıtmak durumundadır. Tarihî çeşmelerin içinde bulunduğu durum herkesi ilgilendirir. İstanbul’un çeşmelerinden su yerine gözyaşı akması hem İstanbul’a hem de Türkiye’ye kaybettirir. Bunca turist ‘akmayan tarihî çeşme’leri gördüğünde ülkemiz ve idarecileri için ne düşünüyor, hiç merak edilmiyor mu?

Başka şehirleri bilmesek de, İstanbul’daki belediyelerin büyük çoğunluk bu noktada ilgisiz davranıyor. Geçen aylarda akmayan tarihî bir çeşmeyi sosyal medyadan ‘beyaz masa’yı etiketleyerek paylaşmıştık.  Onlar da ilgili belediyeye (Beyoğlu Belediyesi) haber vermişler. Aradan bir müddet geçtikten sonra cebimize şöyle bir mesaj geldi: “374007 nolu başvurunuz olumsuz olarak sonuçlanmıştır.”

Sabır, sabır, sabır! Ya Hu, biz iş başvurusu yapmadık ki. “Şu bakımsız çeşmeye bakılsın, su akıtılsın” dedik. Kötü mü ettik? “Başvurunuz olumsuz olarak sonuçlanmıştır” ne demek?

Hiç kimsenin bahanesi yok: Çeşmelerden yaş değil, içilebilir su akıtılsın vesselâm.

Okunma Sayısı: 898
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı