Bütün dünya görünüşte çocuklara sahip çıkar ve onlar için “gün”ler ayırır ve törenler tertip eder.
Fakat bu kutlamaların şimdiye kadar çocukların dertlerine çare olduğunu söylemek kolay değil. Çare olmuş olsaydı halen Gazze’de ya da savaşların olduğu başka yerlerde en önce çocuklar ölür müydü?
20 Kasım, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1959 yılında Çocuk Hakları Bildirgesi’ni ve 1989’da ise Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni kabul ettiği tarih olmuş. Türkiye’de ise Ekim ayının ilk pazartesi (2026 için 5 Ekim) bazı kurumlarca “Dünya Çocuk Günü” olarak kutlanır. Çocuk Vakfı, bu gün vesilesiyle “2026 Dünya Çocuk Günü Türkiye Bildirisi” yayınlamış. Şair Abdülkadir Budak’ın kaleme aldığı bildirinin başlığı da dikkat çekici: “Trump ekip Netanyahu biçenler!”
Çocuk Vakfı adına yayınlanan “2026 Dünya Çocuk Günü Türkiye Bildirisi”nde şöyle denilmiş:
“Ağaca ne kadar benziyor insan. Fidan adını koymuşlar çocukluğuna. Meyve vermeye büyümüş olanları var, kurumaya aday kimileri de. Bir araya gelmişler, orman olmuşlar. Kimi yaprağından renkler edinmiş, bal incire keseni de olmuştur, gölgeden başka bir şey vermeyeni de. Ağaca ne kadar benziyor insan. Kimi baltaya sap, bazısı baston. İnsan olup bir ağacı anlasan.
“Akarsuya ne kadar benziyor insan. Irmağın çocukluğuna dere diyorlar. Kimi berrak akıyor, bazısı kirli. Kimi köy geçiyor, kimi şehirli. Göle bile varmadan kuruyanı var, denize ulaşmayı başaranı da.
Biri bereket sunarken kıraç tarlaya, diğeri sel olup evler yıkıyor. Kamburu köprü olanı da var, baraj kapağını devireni de. Benim adım Kadir onun ise Nil. Akarsuya ne kadar benziyor insan; boğduğu çocukların sayısı belli değil.
“Bir dağa ne kadar benziyor insan. Tepe adını almış çocukluğunda. Zirvesine bayrak diktirir biri, öteki uçuruma çağırır seni. Ağzından alevler püskürteni var, kayak keyifleri yaşatanı da. Biri eşlik eder bir göl manzarasına, heyelan olur biri, birkaç ev yutar. Bir dağa ne kadar benziyor insan, yazın sıcağında kar tutanı var.
“Trump ekip Netanyahu biçenler! ‘Çocuklar dünyanın geleceğidir’ diye nutuk atıp sonra da öldürenler. Hangi yanda durduğunuzu anlamak için doğanın kalbini bir kez olsun dinleyin. Sizi gören büyümekten vazgeçer. Fidan benim! Tepe benim! Dereyim!” (Çocuk Vakfı Basın Bülteni, 3 Ekim 2026)
Maalesef dünya, “Trump ekip Netanyahu biçenler!”in farkında değil.