"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Doğru adımların tam zamanı

Faruk ÇAKIR
08 Nisan 2020, Çarşamba
Herkesin bildiği üzere bazen bir musîbet, bin nasihatten daha faydalı neticeler verebilir. Bunun tek şartı, musîbetin kimden ve nereden geldiğini iyi bilmek ve tabiî ki ibret ve ders de almaktır.

Koronavirüs salgını sonrası neredeyse bütün dünya eve kapandı. Salgını durdurmanın en kolay yolu, bulaşma ihtimalini azaltmak. Bu da evde kalmakla mümkün. “Evde kal”manın iyi neticelere sebep olmasını temenni ediyor ve bunun için de duâ ediyoruz.

Sigara içenlerin bu virüse yakalanma ve hasta olma ihtimalinin içmeyenlere göre 14 kat daha fazla olduğuna dikkat çeken Yeşilay, “Sigarayı bırakmanın tam zamanı” sloganıyla uyarıcı bir film hazırlamış ve kampanya başlatmış. “Küçük bir alışkanlık” gibi görülen sigaranın bir mahzuru daha böylece ortaya çıkmış oluyor. 

Kampanya ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, şöyle demiş: “Bugüne kadar olduğu gibi salgın döneminde de iyi ve sağlıklı yaşamın önemini anlatmanın, bireyleri iyi yaşamaya dâvet etmenin en önemli sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle herkesin sağlığına dikkat ettiği bu dönemde sigaranın verdiği zararlara özellikle dikkat çekmek istedik. Çünkü koronavirüsün akciğerleri hedef aldığını, enfekte hastaların tablolarından biliyoruz. Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı da akciğerde tahribat doğuruyor; bağışıklığı zayıflatıyor. Ayrıca duman akciğerde öksürük refleksini bloke ederek, ciddî enfeksiyonlara yol açabilen virüs ve bakterilerin solunum yolları ve akciğerde tutunmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle sigara kullananların bu dönemi bağımlılıklardan kurtulmak için bir fırsat olarak görmesini öneriyoruz ve onlara ‘Sigarayı bırakmanın tam zamanı’ diyoruz.” (AA, 6 Nisan 2020)

Virüs salgını hakkında açıklamalar yapan bütün uzmanlar, virüse karşı asıl başarının ‘bağışıklık’ ile mümkün olduğunu söylüyor. Allah hepimizi muhafaza etsin, ama sigara içenler daha fazla tehlikeye maruz. Bu bakımdan bu salgını, bu afeti sigaradan kurtulmaya vesile etmek lâzım.

“Evde kal” tavsiyeleri büyük ölçüde salgından sonra da devam etmesi muhtemel ve mümkündür. Bu salgının, bu musîbetin cemiyette nasıl değişiklikler ve tartışmalar açacağını şimdiden tam olarak tahmin etmek kolay değil. Bütün insanların temelde âciz ve zayıf olduğunu net bir şekilde ortaya koyan bu salgın, insan kibrini yerle bir etmiş olması lâzım.

Elbette mesele sadece tavsiyelere uyup evde kalmakla bitmiyor. Acaba evde kaldığımız bu günleri, bu anları nasıl ve ne ile değerlendiriyoruz? Bu salgın ve musîbet günlerini kitap okuyarak, tefekkür ederek ve tabiî ki tövbe ederek değerlendirenler kârlı çıkmış olacak.

Böyle yapmayıp ‘evde kal’ günlerini en az bu salgın kadar zararlar verme istidadı taşıyan TV’lere teslim olarak geçirenler çifte kayıp etmiş olur.

Doğru adımları atmak için bu fırsatları iyi değerlendirelim vesselâm.

Okunma Sayısı: 1849
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    8.4.2020 14:15:42

    Kibir öyle bir hastalıktır ki, virüsten daha tehlikelidir. zira Cehennem onlardan dolacak, kibirli insanların kibirleri ile baş gelebilecek tek kudret, yüce yaratanımız olan ulu ALLAH'ımızdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı