"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Trump itirafında samimî mi?

Faruk ÇAKIR
06 Mart 2019, Çarşamba
Dünyadaki sıkıntıların temelinde cehaletin olduğu her halde inkâr edilemez.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Evet, bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder.” (Münâzarât, s. 28) Nerde kaldı hamiyet sahibi olmayanlar?

Lügatler ‘hamiyet’i “Mukaddesatı ve milletin haklarını ve haysiyeti korumak hususlarında gösterilen gayret ve ihtimam hasleti” olarak tarif etmiş. Kısaca, mütedeyyin ve dindar insanlar hamiyet sahipleri demektir. Peki, nasıl oluyor da istibdada, haksızlığa, adaletsizliğe en başından karşı olan ve olması gereken  ‘mütedeyyin, hamiyet sahibi idareciler’ müstebit, baskıcı, hak ve hukuk tanımaz hale geliyor? İşte burada  ‘cehalet’ devreye giriyor. Bir millet cahil olup, cahilliği de benimserse ‘dindar idareciler’i dahi baskıcı, hak  ve hukuk tanımayan insanlar haline getirir. Bu meseleyi bu kadar isabetli ve dikkat çekici olarak tarif eden başka bir âlim var mı?

Herkesin bilip konuştuğu bir meselede ABD Başkanı Donald Trump’dan önemli bir itiraf geldi. Trump, ABD’nin politikalarını değerlendirdiği bir konuşmasında Amerika’nın Ortadoğu’da harcadığı paranın bölgede olumlu sonuçlar vermediğini söylemiş.

Trump, bu düşüncesini tasdik etmek için de şöyle devam etmiş: “Biz Ortadoğu’ya son 20 yılda 7 trilyon dolar harcadık, ama ışıklarını kapatmadan uçağımızı indiremiyoruz. Bu çok kötü. 7 trilyon dolar harcadık ve inerken ışıklarımızı kapatmak zorundayız. (...) İniş yaptığım hava üssü (Irak, Enbar’daki El Esed hava üssü) ne inanılmaz bir şey. Onu inşa ederken 3 milyar dolar harcamışızdır. Irak’tan çekilmek istemememin bir sebebi de bu. Nasıl bırakacaksın ki onu?” (AA, 3 Mart 2019)

Tablo ortada: Trump’ın da itirafıyla Amerika, Ortadoğu’ya güya hak, hukuk ve adalet götürmek için çeşitli tarihlerde müdahale etti ve aradan yıllar geçtiği halde gönül huzuruyla bu ülkeleri ziyaret edemiyor. Bindiği uçak normal havaalanına değil, ‘askerî üs’se inmek durumunda kalıyor ve bunu yaparken de yine  ‘güvenlik sebebiyle’ uçağın ışıkları dahi söndürülmek durumunda. Bunca kan, bunca can, bunca para  harcandıktan sonra Irak ya da Suriye’ye huzur gelmediğinin bundan daha iyi itirafı olabilir mi?

Tabiî ki mesele burada başlıyor, ama burada bitmiyor. Bu sözlerden, ABD’nin Ortadoğu’ya ya da başka ülkelere müdahale etmesinin bir fayda vermediği anlaşılıyor. Aynı durum Afganistan için de geçerli değil mi? Bunca para masraf ettikten sonra Afganistan’a huzur geldi mi? 

O halde yapılması gereken bu yanlışlardan ders ve ibret alıp ülkelere müdahale etmek alışkanlığından vazgeçmek değil midir? Elbette Amerika’daki ‘sistem’ buna ne ölçüde müsaade eder bilinmez, ama bu itirafın bütün yönleriyle tartışılmasında fayda var.

Tekrar hatırlamakta fayda var ki, ‘ehli hamiyet’in dahi müstebit olduğu bir dünyadan bahsediyoruz. 

Dolayısıyla cehalet ağanın hüküm sürdüğü bir dünyada hamiyet sahibi olmayan, sadece maddî menfaatlere odaklanan idarecilerden doğru işler yapmasını bekleyememek gerekir. En başta İslâm dünyası olmak üzere bütün dünyadan ‘cehalet’i söküp atmak ilk iş olmalı. Hakkını, hukuku bilen ve cehaleti mağlûp eden bir İslâm dünyası ve insanlığa karşı hangi idareci keyfi işler yapabilir?

Amerika’ya ya da menfaati peşinde koşan bütün ülkelere ve idarecilere kızalım, ama öncesinde cehalet ağalara kızalım. Cehaleti mağlûp ettiğimiz gün başka itiraflar da gelecek ve inşallah dünya huzura kavuşacak. Niçin olmasın?

Okunma Sayısı: 990
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı