"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Birlikte ne yapabiliriz?

H. Muharrem OKUR
16 Ocak 2021, Cumartesi
Uzun zamandır, Ülkemiz küçük büyük felâketler yaşıyor. Ancak, Bediüüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi, “En büyük saadetler, büyük ve acı felâketlerin neticesidir.” (Bediüzzaman, Şuâlar, s. 650)

Çevremizde kimle konuşsam, maddî manevî bu beklenti içinde. İnşaallah son günlerdeki kar ve yağmurlarda bu müjdelerin habercisi olsun. Yağan yağmurları seyredip şükrettikçe içimiz çok ferahladı. İzmir’imiz gibi bazı yerle meydana gelen küçük zararlara ise büyük faydaları netice veren olaylarda küçük zararlara bakılmaz. Kangren olan parmağı kesmek kötü değildir. Bulaşıcı olan bu hastalık parmak kesilmez ise kol, daha ilerisi insanı ölüme götürür. Ayrıca bu tür olaylarda, masum insanlar ölürse şehit, malı giderse sadâka yerine geçer. Masumun hiçbir zaman hakkı boşa gitmez.

Onun içindir ki, felâketler (deprem, sel baskını v.s) Müslümanlara  bir çeşit şehidlik mertebesini kazandırır inşallah. Kanaatim odur ki On Beş Temmuz fitne hareketi neticesinde, âdil yargılama olmadan yaşanan adaletsizlikler neticesinde yaşanan felâketler de bu sınıfa dahil edilebilir.

Yaşanan felâketlerin azalması veya bitmesi için ekseriyetin tövbe edip yaptığı günahlardan pişman olması da olmazsa olmaz şartlardan birisidir... Bu sonucu, zalimlerin zulmüne alkış tutanların veya ses çıkarmayanların çoğunluğu teşkil etmesidir. Bu olayların meydana gelişi genel itibarı ile hep böyle olmuştur.

Bu tür felâketlerin bitmesi, Cenab-ı Hakk’ın yarattığı canlıların lehinedir. Önemli olan bize düşen vazifemizi yapabilmektir. Daha da önemlisi herkesin, “ekmek sudan ziyade ihtiyacı olan” binlerle tecrübelerle görülen, Risale-i Nurlar’ın yayılması bu belâların gitmesinde en büyük itici güç olacaktır... Bu konunun beklemeye mecali yok. Her çeşit yayın, internet gibi araçlar bizi bekliyor. Hepimiz gerçek vazifemizin başına bir an önce dönmeliyiz. 

Bu konu ile ilgili bir öyküyü aktarıyorum:

GÜNÜMÜZE BAKAN

Bir zamanlar bir beldeye Cenab-ı Hak uzun zaman yağmur yağdırmaz. Kuraklık had safhaya ulaşınca, belde halkı yağmur duâlarına  çıkar. Lâkin defalarca duâ etmelerine rağmen Rahmet kapıları açılmaz. O sıra beldeye âlim bir zat gelir. O zata durum açıklanır. Acaba bu işin sırrı nedir, bir mani mi var  derler. O da: Gelin bir dolaşalım, görelim der. Dolaşırken bir bakarlar ki; bir harabe evin içinde üç küçük çocuğu ile bir kadın yalvarıyor ki: ‘Ya Rabbi eğer yağmur yağdırırsan ben bu yavrularımla nereye sığınırım. Evimin çatısı göçük, duvarları yıkık.’

Az ileride bir çocuk, yine niyaz edip diyor ki; ‘Ya Rabbi eğer yağmur yağdırırsan, görüyorsun ki; ayakkabılarımın altı delik, üstleri yırtık, ben çamurun, suyun içinden nasıl dolaşırım.’

O bilge zat diyor ki: İşte bu gibi Rahmete mani haller giderilmedikçe Rahmet kapılarının açılmasını beklemeyin. (Öyküyü bize gönderen emekli eğitimci İsmet Beye teşekkür ederiz)

2021 TAKVİMLERİ

2021 Medrese-i Yusufiye takvim hizmetini hep beraber en güzel şekilde bitirdik. Cenab-ı Hakk’a çok şükür maddî manevî olumsuz şartlara rağmen sizlerin fedakârlığı, Medrese-i Yusufiye ekibimizin gayretleri bizlere bu güzel neticeleri lütfediyor. Sizlerin bu desteklerini gördüğümüz için yarınlar için yeni hizmet çeşitleri planlıyoruz. Kadromuzu genişletiyor. Kısa süre sonra yeni hizmet müjdeleri ile karşınızda olacağız İnşaallah.

Dar dairede çekirdek bir Medrese-i Yusufiye ekimizle bu hizmetleri yapıyoruz. Bu ekibin en geniş dairesi ise, hizmetlerimize dost olup taraftar olan, bize duâ eden, yıllardır usanmadan bizimle hizmet etmeye çalışan kimselerdir. Biz her avuçlarımızı açışta bu hizmet arkadaşlarımızı hem dünyada, hem ahirette selâmete çıkarması için duâ ediyoruz. Sizlerin duâlarınızı arkamızda hissederek gücümüze güç katıyoruz.

En modern uçağımız da olsa, yolcu olmazsa bir işe yaramıyor. Hizmetlerimizi hep birlikte yapıyoruz. Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi zaman cemaat zamanı. Şahıslar tek başına bir işe yaramıyor. Herkesten Allan razı olsun. 

MEKTUP

Selâmünaleyküm Değerli Medrese-i Yusufiye Ekibi. İyi olmanızı Cenab-ı Erhamürrahimin’den dilerim. Değerli Abim; bana dergi ve kitap göndermişsin. Allah razı olsun. İzmir depreminde yaşanan acılardan dolayı çok üzüldüm. Büyük geçmiş olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Kalanlara sağlık, sıhhat ve âcil şifalar dilerim Allah’tan. Koronavirüsün bir belâ olarak dolaştığı şu zamanlarda kendilerinize dikkat etmenizi rica ediyorum. 

ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN.

Okunma Sayısı: 1895
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı