Hayatını Nurlara vakfederek yaşadı,
Nurlar’ın mesleğinden, meşrebinden şaşmadı,
Nurculuk konusunda haddini hiç aşmadı,
Nurlar’ın mecrasında bir sel olup taşmadı.
Nurlar’ı kâfi gördü, tevile hiç sapmadı,
Şahsî kanaatini Nurlar’a hiç katmadı,
Ben bilirim diyerek hiçbir caka satmadı,
Nurlar’la meşgul idi gece gündüz yatmadı.
Nurlar’ın neşri için engelleri hep aştı,
Onun bu gayretine, birileri hep şaştı,
Daim Anadolu’yu, durmadı hep dolaştı,
Bu hali hazmetmeyen birileri sataştı.
Nur’a fedâî olan hizmettedir her zaman,
Engel olmak isteyen engel olamaz bir an,
Afâkî cereyanlar, gündeminde yok inan,
Der: gaflete düşmeyin, aman kardeşim uyan.
Kendinden bahsetmezdi, sözü Risale-i Nur,
Nur’dan bahsettiğinde görünür gözde sürur,
Dünyaya ait umur önemsiz deyip durur,
İman, Kur’ân hizmeti çok çok önemli umur.
Hak vaki olduğunda bitmiştir vazifesi,
Tahakkuk etti, elbet, ölüm hak kaziyesi,
Sual melekleriyle münazara etmesi,
Risale-i Nurlar’la cevapları vermesi,
Kabri olur herhalde Cennetin bir bahçesi.
Şer defteri kapandı, açık sevap defteri,
Yolculuk devam eder, giden dönemez geri,
Resulün sancağının altında elbet yeri,
Üstadımın yanında bu sadık hizmet eri.
Rabbim rahmet eylesin, kabri Nurlar’la dolsun,
Kabrinde haşre kadar, Nurlar’la meşgul olsun,
Bizden İhlas, Fatiha; sevap defteri dolsun,
Hizmetteki sevaptan daim hissedar olsun.