"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurlara lâyık talebe olabilmek

Hüseyin GÜLTEKİN
12 Ağustos 2019, Pazartesi
Haramların, günahların sel gibi üzerimize geldiği fitne asrında Bediüzzaman gibi bir mürşde layıkıyla talebe olmak, Risale-i Nurdan gereği şekilde istifade edebilmek bu zamanda paha biçilmez bir ihsan-ı İlahidir.

Kaçırılmaz bir şans, her insana nasip olmayan bir lütuf olarak bize sunulan bu ilim hazinesinden gereği şekilde istifade ederek, önümüze koyduğu ölçü ve prensipleri dikkate alıp yaşamakla mümkündür.

Nurları bolca, anlayarak okuyup, daha da önemlisi amel ederek Nurlardan istifade edilebileceğini unutmamak lazım. Amele dönüştürülmeyen ilimlerin hiç bir faydasının olmayacağı gibi hizmetlere perde olup, zarar vermek de söz konusu olabilir.

Zübeyir ağabeyin; “Günlük Risale-i Nuru on sayfa okuyan kendini kurtarır; onbeş sayfa okuyan gayrete gelir; yirmi sayfa okuyan hizmet eder” tespitlerinin asgari bir nispet olduğunu farz ederek, elden geldiğince okumaya çok daha zaman ayırmak lazım. Müellif-i muhteremin kendi eserini günlük bazen yüz, iki yüz sayfa okuduğunu; Zübeyir ağabeyin de günlük zamanının yakalaşık on dört saatini Nurları okuma ve mütalaa ile geçirdiğini dikkate aldığımızda, bizim bu eserlere ne kadar ihtacı olduğu izahtan varestedir.

Asıl olanın amel olduğunu; lisan-ı kalden ziyade lisan-ı halin daha makbul, daha önemli, daha tesirli olduğunu hemen Nur hadimlerinin mutali olduğu bir hakikattır. Velakin okumadan, bilmeden doğru amel etmenin, istenilen manada hak ve hakikatları yaşantımızla göstermenin de mümkün olmadığını dikkate almak şart.

Nurlardan istenilen manada istifade etmenin bolca ve doğru okumaktan ve yaşamaktan geçtiğini bilmemiz lazım. Bunun tersine az okuyup, kulaktan dolma bilgi ve malümatlarla, Nurlardaki ölçü ve prensiplerle örtüşmeyen söz ve beyanlarda bulunmak beraberinde manevi mesuliyetleri getirir.

Bediüzzaman gibi bir dahiye talebe olmak; Risale-i Nur gibi eşsiz bir ilim hazinesine şakirt olmak önemli bir lütf-i İlahi, bir ihsan-ı İlahi olduğundan; bu şerefli değerlere layık bir yaşantı içinde olmak hal ve davranışlarımızla çevremize de örnek olup, nümune-i imtisal olmak önemli bir vecibedir.

Uhrevi hayatımızı ciddi manada tehdit eden, dakikada yüzlerce günahlara ve haramlara maruz kaldığımız ve kırk vefiyattan ancak bir kaç kişinin imanla terhis teskeresini aldığı bu helaket ve felaket asırda Nurun sadık talebelerinin inşallah imanla saadet-i ebediyeye nail olcaklarını müjdeleyen müellif-i muhtereme ve onun cihanbaha eserine layık talebe olmaktan daha büyük, daha önemli, daha değerli bir vazife, bir meşgale olabilir mi?

Okunma Sayısı: 915
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı