"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasette, önce maharet ve liyakat dikkate alınmalı

İbrahim ERSOYLU
08 Mart 2019, Cuma
İşin doğrusu; dinî değerlerin siyasetin üzerine çıkarılması, onlara bütün siyasî kesimler tarafından sahip çıkılmasıdır.

Siyasî tercihlerde ölçünün yalnız dindarlık değil, kabiliyet, ehliyet, doğruluk, hak hukuk ve hürriyetlerin esas alınması, yani demokrasinin bütün kurum ve kuralları ile devreye sokulması yönünde halkın şuurlandırılmasıdır. Halkın bu değerleri önceleyen Demokrat siyasî güçlere destek vermesi, o değerleri siyaset malzemesi yapanlara, toplumu kamplaştıranlara, usûlsüzlük yapanlara, kaide kural tanımayanlara prim vermemesidir.

Demokrat güçlerin de, daha önce yaptıkları gibi toparlanıp ayağa kalkmaları, meydana çıkarak güçlü bir alternatif oluşturmaları gerekmektedir. Aksi halde antidemokratik siyaset anlayışı devam edecek, bunun neticesinde insanlar her seçim sürecinde gerginlik kutuplaşma yaşamaya, içtimaî huzur ve güven sarsılmaya, ülke geriye gitmeye devam edecektir.

SEÇİMLER, GERİLİM VE KUTUPLAŞMA   

Demokratik ülkelerde seçim, devleti daha iyi yönetmek için siyasîler arasında tatlı bir rekabete dayanan bir baram havasında geçer. Orada siyasîler projelerini ve farklı meziyetlerini gündeme getirip seçmenlerden destek isterler. Eşit şartlarda, hilesiz, hurdasız yapılan seçimlerde seçmenler, tercihlerini yaparlar. Kaybeden siyasîler sonucu içlerine sindirirler ve ülkenin iyi yönetilmesi için kazananlara yardımcı olurlar. Kazananlar da kaybedenleri dışlamadan onların işbirliği ile devleti yönetirler.

Bizde on beş yirmi seneden bu yana seçimin, adeta bir savaş havasına sokulduğunu görmekteyiz. Rakip siyasîler, seçim sürecinde kendi projelerini ve farklı meziyetlerini topluma takdim edecekleri yerde, birbirlerinin kirli çamaşırlarını, kusur ve hatalarını ortaya döküp ağza alınmayacak lâflarla birbirine hücum ederler. ”Bize muhalefet edenler şer cephesini oluşturuyor” diyerek karşı tarafı hainlikle suçlama yoluna girerler.

Ne yazık ki halkın çoğunluğu bu olumsuz anlayışın hesabını sandıkta soracağı yerde tuzağa düşerek ikiye ayrılmakta, bir kısmı bir tarafta, diğer kısmı öbür tarafta konuşlanarak siyasîlerin birbirine yaptıklarının bir benzerini birbirlerine yaptıkları görülmektedir.

Seçim sürecinde siyasîlerin dolduruşuna gelen insanlar, vatanları bir, dinleri bir, kitapları bir olan kardeşler olduklarını unutup birbirlerine düşmanca bir tavır takınmaktadırlar. Siyasetin hatırı için baba evlâdını, kardeş kardeşini kırıp üzmektedir.

Ne yazık ki bu kamplaştırma ve gerginlik politikaları, halk çoğunluğu nezdinde kabul görerek bir tarafı iktidara taşımaktadır. Ancak ülkeye, telâfisi uzun yıllarda yapılamayan kalıcı zarar ve hasarlara yol açmaktadır. Siyasîler hedeflerine ulaşıp yollarına devam ederlerken kardeşlik hukuku rafa kalkmakta, aynı toplumda, beraber yaşayan insanların birbirlerine karşı olumsuz tavırları devam etmektedir. Toplumdaki huzursuzluk ve gerginlik sürmektedir.

Çare: Halkın şuurlanarak hür Batı ülkelerinde olduğu gibi demokratik bilince sahip olması; seçimi ölüm kalım havasına sokan, bu süreçlerde toplumu gererek ve kutuplaştıran siyasîlerden desteğini çekmesi, gerçek Demokrat güçlere yönelmesidir. Bu tür politikalara halk desteği olduğu sürece ülkenin huzura kavuşması ve ilerlemesi pek mümkün gözükmemektedir.

Okunma Sayısı: 694
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı