"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP’nin demokratlığı tek adamlığa kadar

Kâzım GÜLEÇYÜZ
19 Haziran 2022, Pazar
AKP, 27 Mayıs’la başlayıp 12 Mart ve 12 Eylül’le devam eden müdahaleler zincirinin tahrip ettiği siyasî yapı üzerinde son olarak 28 Şubat’ın meydana getirdiği erozyonun halkta meydana getirdiği tepki birikimiyle ortaya çıkan ve bundan istifadeyle, girdiği ilk seçimde iktidar olan bir parti.

Bu partiyi var eden ve besleyen ana etken, darbe ürünü antidemokratik sistem ve bu sistemden kaynaklanan gerilimler, krizler, baskılar, müdahaleler ve mağduriyetlerdi.

Eğer 28 Şubat laikçi baskılarla, irtica suçlamalarıyla ve başörtüsü zulmüyle dindar kitleleri canından bezdirmemiş olsaydı, AKP böylesine güçlü bir destek bulabilir miydi?

28 Şubat baskılarının dönemin siyaset kadrolarını ya ezdiği veya sürecin hedefleri için araç olarak kullandığı bir ortamda sahneye çıkan AKP, sıkışıp daralan demokrasinin önünü açacak bir parti olarak görüldü.

İktidar olmasına rağmen uzunca bir dönem statükonun her fırsatta hücum edip hırpaladığı, daha iktidara gelir gelmez hakkında darbe planlarının yapılmaya başlandığı ve 2008’de kapatma davasına hedef olan bir parti olması, bu algıyı sürekli canlı tuttu.

İktidardayken mağdur konumunda görünmesi, AKP’nin savunulmasını demokrasiye sahip çıkmakla adeta eşdeğer kıldı.

Ama AKP devlete hâkim olup veya hakim olmuş görünüp statükoyla bütünleştikçe, bu algı değişmeye başladı. Artık “devlet ağzı”yla konuşan, uygulamalarını MGK kararlarına dayandıran, Millî Güvenlik Siyaset Belgesini referans gösteren bir AKP profili ortaya çıktı.

Böyle bir AKP’nin yargıyı kendi iktidarına bağımlı hale getirmesi, sivil toplum kuruluşlarını kontrolüne alması ve kendi propagandasını yapma misyonuyla tarafgir bir medya yapılanması oluşturması da, demokratlıkla bağdaşması imkânsız totaliter bir düzen ikame etme projesinin işaret ve habercileriydi.

Millî iradeyi de, demokrasiyi de, hukuku da, hak ve özgürlükleri de hep kendisine yontan bir anlayış sergilerken, muhaliflere ve eleştirilere karşı tahammülsüz tavrını giderek tırmandırması, kaygıları güçlendirdi.

Sonuçta demokratik hukuk devletinin bütün temel prensiplerini çiğneyerek kurduğu tek adam rejimi, bu endişeleri haklı çıkardı.

AKP’nin demokratlığı buraya kadarmış....

Okunma Sayısı: 2410
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin

    19.6.2022 22:24:24

    Bunlar zamanı evvelinde demokrasiye küfür rejimi diyen zihniyet değilmi Kazım kardeş? Bu zihniyetten ne köy olur ne kasaba.

  • Feyzullah Ayhan

    19.6.2022 12:20:32

    Döneminde en çok dava açılan cumhurbaşkanları şöyle sıralandı: Erdoğan:38 bin 581 Abdullah Gül: 848 Kenan Evren: 340 Turgut Özal: 207 Ahmet Necdet Sezer: 163 Süleyman Demirel: 158 Tablo nasıl? Bu tablo bay recep'in demokratlığı hakkında bir ip ucu vermiyor mu? Vay be ne kadar da demokratmış. Demokrat değin böyle olmalı(!!!)

  • İlke

    19.6.2022 10:09:06

    Eyy akp o eleştirdiği CHP'nin inonunun devrinden uygulamasından demokrasi ve din zorbalığı dan müslümana zorbaliktan yani o günlerden daha iletişim, onların eksiklerini günümüz de tamamlamaya gidermeye çalışıyorsun.

  • Arif

    19.6.2022 01:41:43

    Büyük bir musibet yaşattı dini kullanan siyaset. Ancak bu musibetin öğrettiği milyon nasihatten fazla oldu. Demek siyaset demokratların elinde olmalıymış. Allah bizlere bir daha böyle zulüm yasatmasin. Amin.

  • Emir demir

    19.6.2022 00:30:47

    Yazınız ,Şu anda müthiş bir şekilde zulüm gören kesime "onlarda ilk iki döneminde destek verdi ve şimdi günahlarının bedelini ödüyorlar"söyleminin ne kadar tutarsız olduğunu gösterdi..Ne kadar haklilarmıs ki 3.döneminde desteklerini çektiler ve işlerin buraya gelmemesi için uğraştılar ama maalesef sözde "aziz millet"denen insanlar bu partiye destek verdiler.Sonuç ülke her yönden battı iflas etti.Taneyle domates, patates afiyet olsun.Kendi düşen ağlamamalı.......

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı