"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İletişim Başkanlığına sorularımız

Kâzım GÜLEÇYÜZ
17 Ocak 2020, Cuma
Yeni Asya mensuplarının basın kartları aylardır yenilenmiyor. Konu bazı milletvekilleri tarafından defaatle soru önergeleriyle gündeme getirildi. Genel Kurul’da da konuşuldu.

Ama bir netice çıkmadı. Saraydaki İletişim Başkanlığının duvar sessizliği devam etti.

Son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup konuşmasında konuyu gündeme getirerek “Neden?” diye sordu.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı hemen o gün bir açıklama yaptı, ama soruya yine cevap vermedi; tam tersine, cevaplaması gereken yeni soruların önünü açtı.

Bunların epeyce bir kısmını scope yayınımızda sorduk.

Burada devam edip bize bakan yönünü tamamlayalım:

- Medyayı “yandaş” ve “muhalif” olarak ayrıştıran, muhalefet mi, yoksa iktidarın sürdürdüğü ayrımcı ve kayrımcı uygulamalar mı?

- CİB, basının çalışmalarını kolaylaştırma görevini, bir kısmına basın kartı ve gri pasaportlarını vermeyerek mi yerine getiriyor?

- Medyanın demokratik siyasete ve katılımcı demokrasiye katkısı, ayrımcı ve dışlayıcı keyfî uygulamalarla nasıl sağlanacak?

- CİB’in tasarruf ve uygulamaları kanun ve kurallar çerçevesinde ise, anayasa ve kanunlarla yasaklanan ayrımcılıkların izahı ne?

- Kartların gerekçe gösterilmeden aylardan beri bekletilmesi “meşru ve hukukî; öyle mi?!

- Basın kartlarının kime ne zaman verileceğinin “teknik” bir konu olarak nitelenmesi ne anlama geliyor? Bu ifade ile ne kast ediliyor? Bilmek isteriz.

- “Bu konuyu siyasetin bir parçası haline getirme hevesini anlıyoruz” diyen CİB, gerek bu cümlesiyle, gerek açıklamasının tamamıyla, kendisini konumuna hiç uymayan bir siyasî polemiğin tarafı haline getirmiyor mu?

- Bu gerekçesiz ve keyfî uygulamayla bir yere varılabilir mi?

- Türkiye’ye yönelik haksız itham, kara propaganda ve dezenformasyon süreçlerine en büyük malzeme ve “katkı”yı bu gibi keyfîlikler vermiyor mu?

- Medya kuruluşlarının siyasî ya da ideolojik yaklaşımlarının değil, sadece ve sadece kamu yararının gözetilmesi böyle ayrımcı tasarruflarla mı oluyor?

- Kamu yararı, sürekli olanlar dahil, kazanılmış hak olan basın kartlarının ve gri pasaportların bazı medya kuruluşlarına verilirken bazılarından esirgenmesiyle mi gözetiliyor?

- Kamu yararı ayrımcılık ve kayrımcılıkla mı gözetilir; adalet, hakkaniyet ve eşitlikle mi?

Sorularımız şimdilik bu kadar...

Okunma Sayısı: 2190
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı