"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adaletin tecellisi

M. Ali KAYA
23 Nisan 2016, Cumartesi
Adalet, “her şeyi yaratılış amacına uygun olarak yerli yerinde koymak” ve “her hak sahibine hakkını vermek” olarak tarif edilmiştir.

Peki zulüm nedir?

Adalete uymayan her şey zulümdür.

Arife işaret kâfidir.

*

Bediüzzaman “Kur’ân’daki anasır-ı esasiye ve Kur’ân’ın takip ettiği maksatlar tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet olmak üzere dörttür” der. (İşâratu’l-İ’câz, s. 28)

Bediüzzaman burada ibadet ve adaleti bir madde olarak saymıştır. 

Zira, ibadet insanın yaratılış amacıdır ve adaletin gereğidir.

*

“Allah adaleti emreder.” (Nahl Sûresi, 16:90.) “Emaneti ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi ister.” (Nisa Sûresi, 4: 58.)

Bu âyete göre, emaneti ehline vermek halkın adaletidir; halka adaletle hükmetmek seçilmiş yöneticilerin görevidir. Halk emaneti ehline vermezse zulmetmiş olur. Ehli olmayan da kendisine bu görevi verenlere zulmederek yine zulmetmiş olur.

Kader der ki: “Siz idareye lâyık olmayanı seçtiğiniz için zulmettiniz; bunun kefareti de onun zulmüne maruz kalmanızdır.”

Böylece kader adalet etmiş olur.

*

Adalet binası yıkılmaz. Adaletle iş gören asla yanılmaz ve zulmetmez. Hz. Ömer (ra) “Adalet mülkün temelidir” demiş ve adaletle hükmetmiş olduğu için onun kurduğu adalet binası sapasağlam durmaktadır. Yöneticiler adaleti onun uygulamalarından öğrenmektedir. Evet, “Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin süsü ve güzelliğidir.”

*

Zulmün temeli birisinin günahını bir başkasına yüklemektir. Bu sebeple adaleti sağlamanın en kısa ve kolay yolu suçu ve günahı işleyene hasretmektir. Suç işleyenindir. 

Kur’ân der ki: “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.” (En’am Sûresi, 6:164; İsra Sûresi, 17:15; Fatır Sûresi, 35:18; Zümer Sûresi, 39:7; Necm Sûresi, 53:38.) 

Bu kurala uymaktan “Adalet-i mahza” ortaya çıkar.

Kur’ân’ın istediği, Allah’ın razı olduğu adalet böyle gerçekleşir.

*

Halk adalete güvenir ve adaletten korkar.

Devletin görevi “adalet ve güvenliktir.”

Hükümet ve devlet toplumda huzur ve güveni sağlamak istiyorsa “suçluyu” bulup tesbit edene kadar hiç kimseyi suçlu ilân etmemelidir.

Halk da adaleti ve güvenliği sağlayacak olanları seçerek seçimde adaleti sağlamalıdır ki, zulüm ve haksızlığa maruz kalmasın...

Okunma Sayısı: 1718
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı