Demokrasi herkesin yönetime katkı yapmak ve yönetime talip olmak için dernek, parti ve örgüt kurma hürriyetinin olduğu sistemdir.
Temel prensipleri hürriyet, meşveret, kanun hâkimiyeti ve gayesi de adalet olduğu için, demokrasi bu prensiplere uygun yürüyen ve değişen şartlara uyum sağlayarak kendisini geliştirebilen bir sistemdir.
Yönetimin hedefi hürriyetleri temin etmek ve adaleti sağlamaktır. Ama bunu hangi usullerle yapacaksınız? İşte demokrasi bu usulleri tesis eden bir metoddur. Hürriyeti ve adaleti ancak “kanun hâkimiyeti” ile sağlayacaksınız; herkesin uyması gereken kanunları da “meşveretle” yapacaksınız. Meşvereti de önce usullerini tespit ederek yapacaksınız. Yoksa meşveretten sağlıklı karar ve kanun çıkmaz. Kanun hâkimiyetini sağlamak için de icra konusundaki usullere uyarak icraat yapacaksınız. Bu sebeple demokraside de usul, esasa mukaddemdir.
Devlet üst siyaset teşkilâtıdır. Soyut bir kavram, bir şahs-ı manevîdir. Tüzel, hukukî kişiliği vardır. Siyasal iktidar egemen iktidardır. Son kararı veren, başka güce tâbi olmayan ve başkaları tarafından sınırlandırılmayan iktidardır. Toplumun bütünü üzerinde geçerli olan iktidardır. Meşruiyetini rıza ve itaatten alır. “Kuvvet + rıza = iktidar” şeklinde formüle edilir.
Siyasî katılım ilgi, bilgi, önemsenme ve eylem gerektirir. Siyasî partilerin yöneticileri, üyeleri, seçmenleri, sempatizanları ve marjinal hayranları vardır. Partiler, seçmen kitlesini etkileyerek ve onlardan oy alarak iktidara gelirler.
Siyasî iletişimin en önemli aracı reklamlardır. Buna “propaganda” denir. Reklamların gayesi, halka açılma ve mesaj verme, krizlerde çözüm üretme ve halkla ilişkileri yönetmedir. Reklamın gücü içeriğinden kaynaklanır. Partiler seçmenlere vaatlerini bu şekilde doğrudan verirler. Bunun sağlıklı yürümesi tüm partilerin eşit reklam imkânına sahip olmasına ve halkın haber alma hürriyetinin olmasına bağlıdır. Reklamlarda fırsat eşitliği yoksa ve halkın haber alma hürriyeti kısıtlanmış ise buradan da sağlıklı bir sonuç çıkmaz. Bu sebeple seçime giren partiler arasında fırsat eşitliğinin olması şarttır.
Japon demokrasisinin çok sağlam bir yönetim kültürü vardır. 1947 yılından itibaren yürütme, imparator ve hükümet ikili organı ile birlikte yürütülür. Parlamentoda “halk meclisi” ve “senato” olmak üzere iki kanat oluşturulmuştur. Anayasaya göre hükümet başbakan ve bakanlardan oluşur.
ABD, daha hür bir şekilde yaşamak için İngiltere ve İrlanda’dan kaçan, daha zengin ve daha hür olmak isteyen insanlar tarafından kurulmuştur. Federal devlet anlayışı ile kurulmuş güçlü bir mekanizmaya sahip bir örgütlenmedir. 1787 “Bağımsızlık Bildirgesi” ABD’nin günümüz siyaset işleyişinin temelidir. Federal hükümet eyaletler arasındaki ilişkiyi karşılıklı güçler dengesi ile yürütür.
ABD’de “başkanlık sistemi” uygulanmaktadır. Devlet Başkanı halk tarafından seçilir ve parlamento ile neredeyse eş bir güce sahiptir. Yasama, yürütme ve yargı bağımsızdır. Temsilciler meclisi ve senato olmak üzere iki meclisli güce sahiptir. Kanun yapma meclise, yürütme başkana aittir. ABD Anayasası yetkiyi ulusal hükümet ve eyalet hükûmetleri arasında bölerek, federal bir sistem kurar. Başkan ulusal sistemin yürütmesinden sorumludur.