Güney Afrika, İsrail hakkında “insanlığa karşı işlediği suçlardan ve savaş hukukunu ihlal ettiği” gerekçesiyle, Hollanda’daki La Haye Uluslararası Adalet Divanı’na (UAD) başvurdu.
Güney Afrika 1948’den 1994’e kadar yıllarca yerlilere “Apartheid Rejimi” adıyla ayrımcılık uygulanmasına karşı, mücadele edilen Nelson Mandela’nın ülkesi. Güney Afrika tarihin en güçlü sömürgeci ve ırkçı sistemlerinden birine karşı hem askerî hem de sivil direnişte önemli bir örnektir.
Zikredilen özelliğinden dolayı Güney Afrika, İsrail’in Filistin halkına karşı yürüttüğü mevcut savaşta işlediği suçların dosyasını UAD’a sunulmasına öncülük etti. UAD konu hakkındaki 11 Ocak’taki ilk toplantısına, Güney Afrika’nın “İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri Filistinlilere yönelik işlediği suçları kanıtlayan kapsamlı dosyasını” incelemekle başladı.
Aslında UAD’ye sunulan dosyada “İsrailli sivil ve güvenlik güçlerinin doğrudan hedef alınmasının yanı sıra, Hamas ve diğer Filistinli gruplar tarafından insanların rehin alınması da dahil olmak üzere, ilgili tüm taraflarca işlenen tüm uluslararası hukuk ihlalleri kesin şekilde kınanıyor”. Bununla birlikte dosyada “İsrail’in, genellikle tekrarlanan eylemlerinin yalnızca Hamas’ın 7 Ekim’deki eylemlerine karşı meşru müdafaa olduğu hakkındaki izahatına incelikli biçimde değiniliyor”.
Güney Afrika’nın dosyasında “1948 Soykırım Sözleşmesi’nin ihlalinin tüm yönleri çok sert kınanırken, İsrail’in 75 yıllık Apartheid döneminde, Filistin topraklarındaki 56 yıllık işgalinde ve 17 yıllık Gazze’deki kuşatmasında Filistinlilere karşı uyguladığı eylemlerden bahsediliyor”.
Güney Afrikalı Avukat Max du Plessis, İsrail’in “soykırım niyetine” dikkat çekiyor. UAD’nin geçici bir karar vermesi için İsrail’in Gazze’de “makul bir soykırım eylemi gerçekleştirdiğini” kararlaştırması gerekiyor.
Yine Güney Afrikalı hukukçu Adila Hassim de İsrail’in “1948 Soykırım Sözleşmesi’nin 2. Maddesini ihlal ettiğini” ileri sürüyor. Çünkü İsrail’in “Gazze’de yaşayan Filistinlileri hedef alması, büyük ölçekli cinayetlere neden olan silahların kullanması, sivilleri hedef alan kasıtlı keskin nişancı saldırıları, Filistinlilerin sığınabileceği güvenli bölgeleri bombalaması” belirtilen ihlali doğrular nitelikte.
Bununla birlikte İsrail’in Gazze’deki Filistinlileri gıda, su, sağlık, yakıt, temizlik ve iletişim gibi temel ihtiyaçlarından mahrum bırakması; ev, okul, cami, kilise, hastane vb. sosyal binaların tahrip edilmesi, çok sayıda çocuğu hedef alması da soykırım iddialarını güçlendiriyor.
Ayrıca Güney Afrika’nın soykırım iddiaları 1948 Soykırım Sözleşmesi’nin 9. Maddesine de dayanıyor. 9. Madde “bir devletin soykırım sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklarla” ilgili. Birde 3. Maddede belirtilen soykırım vd. eylemler, taraflardan birinin talebi üzerine UAD’ye sunulacaktır. Görüldüğü üzere Güney Afrika uzman bir ekiple 11 haftalık hazırlık sürecinin ardından UAD’ye müracaatını gerçekleştirdi.
Güney Afrika’nın hukukçu kadrosunda John Dugard, Adila Hassim, Tembeka Ngcukaitobi, Max du Plessis, Lerato Zikalala, Sarah Pudifin-Jones, Tshidiso Ramogale, Vaughan Lowe ve Bilinne Ni Ghralaigh yer alıyor.
UAD’nin davanın nihai karara bağlanmasına kadar soykırım eylemlerini durdurmak da dahil olmak üzere, İsrail’e Gazze’ye yönelik saldırılarını derhal durdurmasına yönelik geçici talimat vermesi, Güney Afrika hukuk ekibinin önceliğidir.