"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail-Bahreyn anlaşması

Muhammet ÖRTLEK
19 Eylül 2020, Cumartesi
ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde, geçtiğimiz 13 Ağustos 2020’de İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasında “İbrahim Anlaşması” imzalanmıştı. Anlaşma ile “ilişkilerin tamamen normalleşmesi” mesajı verilmişti.

Trump “daha fazla Arap ve Müslüman ülkenin BAE gibi anlaşma yolunu takip etmesini umduğunu” kaydetti. BAE ile imzalanan Anlaşma’dan tam 1 ay sonra, 16 Eylül’de yine Beyaz Saray’da, Trump’ın ev sahipliğinde benzer bir anlaşma da Bahreyn’le yapıldı. İsrail, BAE ve Bahreyn arasında “Diplomatik Anlaşma” adıyla imzalanan Anlaşma’yı, Trump önceki Anlaşma gibi “İbrahim Anlaşması” olarak tanımlıyor. Trump’ın umudu 1 ay arayla gerçekleşmiş oldu. Anlaşma’yı Bahreyn adına Dışişleri Bakanı Abdullatif Rashid Al Zayani imzaladı. Amerikan CNN’in haberine göre “iki Arap ülkesi de İsrail’i tanıdı.”

Trump, İbrahim Anlaşmaları’nın “tarihin akışını değiştireceğini ve yeni bir Ortadoğu’nun şafağına” işaret ettiğini belirtiyor. Netanyahu ise “tarihin bir ekseni ve yeni bir barış şafağı” şeklinde değerlendirdi. Jared Kushner de “sanırım yeni Ortadoğu’nun kurulduğunu görüyorsunuz” diyerek, aslında Trump’ın Başkan olduktan sonra ilk yurtdışı gezisini 22 Mayıs 2017’de Suudi Arabistan’a yaptığında başlatılan sürecin bir parçası olduğunu vurguluyor. Yani İbrahim Anlaşmaları “Ortadoğu Barış Planı”nın adımları şeklinde yorumlanıyor.

ABD ve Sünnî Körfez ülkelerinin yıllardır süren ilişkileri ve İran karşıtlıkları biliniyor. ABD-Körfez ilişkileri gelişip derinleştikçe, İsrail de bölgedeki yalnızlığından kurtulmaya ve güvenliğini sağlamlaştırma yoluna gidiyor. Körfez ülkelerinin, özellikle Arap Baharı sürecinden sonra İsrail’le ilişkilerini geliştirme yoluna gittikleri görüldü. BAE’de 2015’te “Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı” toplantısına İsrail’in diplomatik heyetle katılması, 2018’de BAE’deki Judo Turnuvası’nda İsrail’e altın madalya verilmesi, dönemin İsrail Kültür Bakanı Miri Regev’in Ulu Cami ziyareti ve Korona salgını sebebiyle ertelenen “Expo 2020 Dubai” fuarına İsrail’in de dâvet edilmesi bunlardan sadece bir kaçı.

ABD’nin hal-i hazırda, BAE’de F-35 savaş uçaklarının konuşlandığı hava üssü ve Bahreyn’de Amerikan Donanması 5. Filosu Merkez Komutanlığı’na ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla ABD, BAE ve Bahreyn arasındaki ilişkiler ağı ve İran karşıtlığı, bu iki Arap ülkesini İsrail’e yakınlaştırdığına değiniliyor. Hatta Kushener, Anlaşmalar ile, “BAE ve Bahreyn’in F-35 savaş uçağı satın almalarının kolaylaşacağı ve İsrail’in, Batı Şeria’nın bazı bölgelerinin işgalinin askıya alındığını” ifade ediyor. Bununla birlikte Müslüman kamuoyunun, Kushener’in sözlerini samimî bulmadığı çok net. Buna rağmen Arap Ligi’nin, Anlaşmaları kınayacak ve Filistinliler tarafından desteklenen bir kararı kabul edemediği de bildiriliyor. Bu davranış da Arap Ligi’nin samimiyeti olsa gerek.

BAE, Bahreyn ve İsrail normalleşme Anlaşmalarına karşı, BAE ve Arap sivil toplum örgütleri tarafından, internet ortamında 17 Eylül’de “1 milyon imza” kampanyası başlatıldı. Kampanyaya BAE merkezli “@UAE4Palastine” Twitter hesabının öncülük ettiği kaydediliyor. Birde BAE’den, Anti-Normalizasyon Derneği adlı kuruluş, takipçilerine Twitter üzerinden “normalleşmeye karşı insanlar” hashtag’i ile dikkat çekiyor. Anti-Normalizasyon Derneği sosyal medyada “Filistin, sınırları nehirden denize uzanan bir Arap devletidir. Siyonist işgal ne kadar sürerse sürsün, Filistin Arap kalacaktır. Konumu ne olursa olsun hiç kimsenin Filistin topraklarını devretme yetkisi yoktur. Filistin topraklarını ve halkının, başşehri Kudüs şehri olan bağımsız devlet kurma hakkını terk etmeye karar veren, hiç kimse Arap halkını temsil etmemektedir. Normalleşmeyi bütün biçimleriyle reddediyoruz ve hür insanlar, işgalci Siyonist oluşumla herhangi bir anlaşmayı kabul etmez. Bu açıklamayı Filistin Savunuculuk Derneği, Bahreyn Normalleşmeye Direniş Derneği, Normalleşmeye Karşı Fas Gözlemevi ve Ürdün’deki Filistin Forumu belirtilen açıklamayı desteklemektedir.”

ABD’nin, İsrail için başka bir devletle anlaşma ihtimali mevcudiyetini koruyor. Arap sivil kuruluşların faaliyetlerinden, Anlaşmaların, yönetici elitler tarafından kendi ülke kamuoylarının hassasiyetleri dikkate alınmadan yapıldığını gösteriyor. Adına her ne kadar “normalleşme” denilse de, Anlaşmaların, İsrail karşıtlarının saflarını sıklaştırmasına ve bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine sebep olacağı kuvvetle muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 853
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Turgay Namdar

    19.9.2020 13:28:28

    Bu adımlar, BOP projesi kapsamında halife-i ruy-i zeminin yelkenine rüzgar üflüyor olmasın? Yakında Eyy ABD, eyyy İsrail nidaları eşliğinde birileri meyve devşirmeye kalkarsa şaşırmayacağım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı