"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İftar vakti girdi, hâlâ ezan okunmadı...

09 Mayıs 2020, Cumartesi
Her Ramazanda, bir de bunlarla meşgul oluyoruz.

Yok, “Hoca ezanı iftar saatinden önce okudu, yok sonra okudu” diye. Mevzii ve bir kaç yerde de olsa, tvlerin işine geldiği için, bunu haber yapıyorlar. Canım, “binlerce camide doğru okundu” haberi yapacak değiller ya...

Tabiî, burada ilim meselesi var. Hâlimizin ilmi, yani, ilm-i hâlimizi bilmemiz lâzım. Türkiye’de, eskinin Müslümanları bunları taallüm ederken, öğrenirken, maalesef Süfyanizmin kara gölgesi memleket afâkını karartarak, kendi milletini cahil bırakmıştır. Âlim zatların gayreti ve hassaten de, asrın müçtehidi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin cansiperâne gayreti, cehdi sayesinde, yine Müslümanlar, dinî ilimlerini, malûmatlarını öğrenebilmişlerdir. Fakat yine de milletin ekserisi, “din cahili” bir cemiyettir. Ve dünya Müslümanları içinde, sanki din cahili olma sırasında biz başı çekiyoruz gibi...

Tekrar sadede gelelim. Ramazan ayında, oruç tutmanın başlangıç ve bitişi, yani sahur ve iftar vakitlerinin tesbiti vakit iledir. Malûm, bu iki vakit, aynı zamanda; sabah ve akşam namazlarının da vaktinin girdiği vakitlerdir. O bakımdan, iftarın vakti, orucun açılması güneşin batmasıyla girer. Dolayısıyla iftar için vaktin girmesi lâzımdır. Ezanın okunması değil. Yukarıda da bahsettik ya, ilmihâlimizi bilmek lâzım. 

İlmihâllerimizde namazın şartları on iki olarak zikredilir. Bunun altısı dışında, (daha namaza başlamadan) altısı da, içindeki şartlarıdır. İşte bu altı dış şarttan birisi, vaktin girmesidir. Beş vakit için tesbit edilmiş ve bugün astronomik olarak hesaplanmış namaz vakti girince ezanın hemen okunması lâzım. Ama dakik olmayan bir müezzinin ezanı erken veya geç okuması ihtimaline karşı da, bugünkü teknoloji ve akıllı cep telefonlarına yüklenen namaz vakitleriyle çok kolaylaşmıştır. Ona göre, kendi ezanımızı okuyarak orucumuzu açabiliriz. Erken okunmasına karşı, orucu sakatlama sıkıntısına girmemek, geç okunmasıyla da boşuna beklememek için, en münasibi budur. Bu programlardan en sıhhatlisi de, “Diyanet namaz vakitleri”dir. Ben, bunu telefonuma yüklediğimden beri, gerek yurt içi, gerek yurt dışı, nereye gidersem gideyim çok rahat ediyorum. Hem namaz vakitleri, hem de kıble açısını bulma hususunda oldukça rahat ediyorum.

Bursa’da, geçen seneki Ramazanda, bizim bulunduğumuz mahalde de böyle bir-iki yanlış ezan okunan camiler oldu. İlçe müftüsü ile de muarefemiz vardı. Biraz da lâtifeli olarak, kendisine şöyle bir mesaj çektim. “Hocam, size bağlı din adamlarına internetten Diyanet namaz vakitleri takvimini indirtip, her namaz vaktinde belli bir alarm/ezan neyse ayarlayıp, vakitleri dakik kullanmalarını sağlatın bir zahmet. Akıllı telefonu olmayanları da işten atın” dedim. Müftünün çok hoşuna gitmişti. Sonraki bir ziyaretimde, bütün hocaları toplayarak, bunu anlatıp benim mesajımı da yollayarak, “Bizim bir Osman Abimiz var. Bana böyle bir mesaj yollamış ona göre haa” diye de, onlara lâtifeli bir şekilde tebliğ ettiğini anlattı. İyi de gülmüştük.

Yani, yanlış oruç açmamak için, ezandan ziyade, sağlam bir saat ile vaktin girmesine tabi olmak lâzım. Yani, “iftarın ve aynı zamanda akşam namazının girmesinin şartı, vaktin girmesidir. Ezanın okunması değil.”

Okunma Sayısı: 1269
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hilal

    9.5.2020 11:58:58

    Ayy, çok doğru yaaa. Bu hassasiyet ve ince nokta çok önemli. Osman abi, Allah razı olsun. Aynen dediklerinizi yapıp, evdekilere de iftar vaktini, bundan sonra ben söyleyeceğim. Bu arada güldürdünüz beni. Latifemiz hoştu. Müftüye çektiğiniz msj. da, “ akıllı telefonları olmayanları işten atın” var ya, oraya çok güldüm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı