"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Onların tersine yoğunlaşmak

29 Aralık 2019, Pazar
Ahirzamanın dalâlet ve sefahat fırtınaları, tayfunları, kasırgaları ve bir koca insaniyeti yutacak, mahvedecek hortumları imana, inanca, itikada insanlığın ve inananların ne kadar çok ihtiyaçlarının olduklarını hal-i âlem gözlerimizin önünde cereyan eden hadiseleriyle şehadet ve tasdik ediyor.

Küfür ve sefahat akla gelebilecek her türlü fikrî ve fiilî vasıtaları kullanarak; hem kendini ilân ve neşrediyor küfür ve sefahatin umdesini hakim kılmaya çalışıyor hem de bütün dinî inanç ve akideleri, Kur’ânî, imanî ve İslâmî her türlü kaide ve kurallarıyla maalesef per-ü perişan ediyor.

Taklidi iman sahibi ehl-i iman eğer tahkikî imanı elde edemezse bocalıyor, zora düşüyor ve sefihane, ilhadane fikir ve düşüncelere boyun eğmek ve tatbik etmek zorunda kalıyor.

Bu müthiş hücumların muhatabı ehl-i iman muhakkak bir surette imanını her yerde ve her zaman ayakta, canlı ve teravettar tutacak bir şekilde tahkikî iman kazanması ve hatta tahkikî imanın; ilmelyakin, aynelyakin ve hakkalyakin mertebelerinde marifetullah ve muhabetullahı; hayatlarında devamlı ve canlı tutacak bir şekilde marifetullahı elde etmesi gerekiyor.

Müslümanlar ve insanlık için en elzem, en çok lâzım olan mesele; bu zamanın sefahati ve küfrü destekleyen, Müslümanları gayesiz ve gayretsiz bir şekilde meşgul eden siyasetle uğraşmamak olmamalıdır. Ehl-i  iman için küfre karşı siyasetle çıkmak demek; Hakaik-i Kur’âniye ve imaniyeyi başka cereyanlara, başka kuvvetlere alet ettirmek ve elmas gibi o Kur’ân’ın hakikatlerini, dini dünyaya satan veya alet eden siyasetçilerin nazarında adi cam parçalarına indirmek ve öyle muamelatta kullanmak demektir.

Eğer hizmet-i Kur’âniye ve imaniyede tam muvaffak olunmak isteniyorsa gayet şirretle ve nefretle siyasetten ve siyasî âlemden kaçmak ve çok dikkatli çekinmek lâzımdır.

Evet, hâl-i âlemi insaniyete ve İslâmiyete Hz. Mehdi’nin ve Müceddid-i Ekberin getirdiği ve uyguladığı; iman, şeriat ve hayat meselelerinde en çok üzerinde durduğu ve tatbik ettiği iman meselesine yoğunlaşmak ve Mehdi’nin bu kudsî vazifesinde ona yardımcı olabilmek şerefine de ermek lâzımdır. Bu da ayrı bir ihsan-ı İlâhidir.

Eğer ehl-i dalâlet ve ehl-i sefahet küfr-ü mutlakın bütün hücumlarını imanî hareket ve hizmetlerin engellemesine koşuyor; kendi fikirlerini yaymak için de İslâmiyeti siyasete alet edebilmeyi fiilî olarak destekliyor ve tatbik ediyorsa; bizler tahkikî iman sahibi ehl-i iman bütün kuvvetleriyle ve var gücümüzle iman meselesine sahip çıkmalıyız ve iman-ı tahkikiyi elde ederek yaşamaya ve ilâna, neşre mecburuz… Diğer meseleler kuvvetli bir imanı elde eden adamlar için hiçbir zaman zor olmayacaktır.   

Okunma Sayısı: 928
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı