"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kaza ve atâ ile ilgili uygulamalar

Süleyman KÖSMENE
14 Ocak 2020, Salı
Hüseyin Bey: “Şunu açıklar mısınız: ‘Hasenatım senin ata’ndandır. Seyyiatım da senin kazandandır. Eğer ata’n olmasaydı helak olurdum.’ Hasenatın ata, seyyiatın kaza olması ne demektir?1

KADER, KAZA VE AT  

Kader, kâinatla ve yaratılmış her şeyle alakalı Cenab-ı Allah’a ait bir plânlama sisteminin adıdır. Plânlayan, yaratan, lütfeden ve kerem eden Cenab-ı Allah’tan başkası değildir.

Bediüzzaman bu sıfatları kader terimleriyle ifade eder ve der ki: “Cenab-ı Hakkın ata, kaza ve kader namında üç kanunu vardır. Ata, kaza kanununu; kaza da, kaderi bozar. Bir şey hakkında verilen karar, kader demektir. O kararın infazı, kaza demektir. O kararın iptaliyle hükmü kazadan affetmek, ata demektir.”2

Şöyle diyelim: Allah’ın takdir edip plânlamasına ve karar vermesine kader diyoruz.

Bu İlahi plânın icra sahanına dökülmesine, yani uygulanmasına kaza diyoruz.

Allah’ın, hususi iltifatı ile, keremi ile, feyzi ile, hidayeti ile, fazlı ile, lütfu ile kulunu kazadan affetmesine ve kulunun derecesini yükseltmesine ise ata diyoruz.

Kaza ve ata, kadere bağlıdır. Kadere iman edince otomatikman kazaya ve ata’ya da iman etmiş olmaktayız.

İBLİS ÜZERİNDE BİR UYGULAMA   

Mesela, Allah’ın iblisi yaratırken şeytanda haset, kıskançlık ve kibir duygularını plânlaması kaderdir. Bu duyguları ibliste yaratması kazadır. İblisin bu duygularla amel etmesi de kaza oluyor.

Oysa iblis bu rezil duyguları terbiye etseydi ve Allah’ın emrine itaat etseydi…

Ya da diyelim bu terbiye ve itaati gerçekleştiremedi; Allah’tan bağışlanma dileseydi!

Allah’ın hemen cezalandırmayıp soru sorması ve savunma istemesi atadır. Diyelim, Allah ata buyurarak hemen cezalandırmayıp cevap vermesine fırsat vererek, iblise soru sorduğunda iblis, kusurunu anlayıp itiraf etseydi ve affını isteseydi… Nihayet Allah yine ata buyurup kerem ederek kendisini derhal helak etmeyişi üzerine tövbe etseydi…

Veya Allah’ın ata buyurup lütfederek hayatını kıyamete kadar bağışlaması üzerine yaptıklarından pişman olduğunu ifade etseydi ve özür dileyip yalvarsaydı…

Pişman olup özür dilememekle beraber, hasedine, kıskançlığına ve kibrine yenik düşerek, “Ben, Senin kullarını azdıracağım!”3 diye Allah’a isyanını sürdürmeseydi…

Acaba Allah’ın o her şeyi kuşatan rahmetine mazhar olmaz mıydı?

Dikkat edilirse her basamakta Allah’ın ata’sı, iblisin ise isyanı söz konusudur. Allah iblise de zulmetmiş değildir.

İCRADA İKİ MEFHUM: ATÂ VE KAZA  

Allah’ın kaderi iki biçimde icra sahasına giriyor: 1-Ata. 2-Kaza.

Klasik İlm-i Kelam’da ikisine de kaza denmekle beraber; Bediüzzaman Hazretleri teknik manada ata’yı kaza’dan ayırıyor.

Bediüzzaman Allah’ın lütfu, ihsanı, ikrâmı, feyzi, bereketi, hidayeti, fazileti, rahmeti, affı, mağfireti, muhabbeti, merhameti gibi Rahmaniyet ve Rahimiyet tecellilerine “ata”; cezaî muamelelerinden olan adalet, gazap, celal, kahır, galibiyet, kibriya, terbiye gibi Rububiyet ve Ulûhiyet tecellilerine “kaza” diyor.

İFFETİ ŞEHVETE HÂKİM KILMASI ATÂDIR  

Bir uygulama da insan üzerinde yapalım: İnsan ruhunda şehvetin yaratılışı kazadır. Yani kadere uygun bir tecellidir. Allah’ın, Peygamber ve Din göndermek suretiyle şehveti disiplin altına alması ata’sından olduğu gibi, insan ruhunda iffeti yaratması ve iffeti şehvete hâkim kılması da ata’sındandır.

Eğer bu ata’lar (İlahi ihsanlar) olmasaydı, insan şehvetine yenik düşecek ve insan insanlıktan çıkacak, başına bela gelecekti ve insan helak olacaktı.

Yine mesela insan ruhunda öfkenin yaratılması bir kazadır. Öfkeyi yaratan Allah’ın kitap ve şeriat göndermek suretiyle öfkeye şecaat gibi şer’î bir mecra yapması ata’sından olduğu gibi, insan ruhunda şecaati, adaleti, merhameti, şefkati ve insafı yaratması ve bu faziletlerle şiddeti durdurması da ata’sındandır.

Aksi takdirde bu şecaat, adalet, merhamet, şefkat ve insaf ile ifade edilen ata’lar (İlahi ihsan ve lütuflar) olmasaydı insan şiddeti, kini, öfkesi ve kavgası yüzünden helak olurdu. İşte, “ata’n olmasaydı helak olurdum” sözünün bir manası bu olmak gerektir.

Dipnotlar:

1- Mesnevi-i Nuriye, 10. Risale, s. 206.

2- Mesnevi-i Nuriye, s. 175.

3- Hicr Suresi: 39.

Okunma Sayısı: 1409
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan ÇALIŞAN

    14.1.2020 17:39:08

    Ata Kanunu'nun devreye girmesinde insana düşen en önemli teşebbüs istiğfar dua ve sadakattir. Yani " Ya İlahi ! bende günahtan başka bir şey yok; sevap işlemeye Mecalim yok.ama sen affedicisin bağışlayıcısın. Eğer bir iyiliğim varsa, O senin affettiğin affına uğramış günahımdır Günahlarım kötülük de, affına Nail olmayıp kaza buyurduklarındır."demektir.

  • Mürsel

    14.1.2020 15:19:57

    Harika. 1-Aata da şarta bağlanmış."Kaza belayı defeder" h.ş.Resulullah zamanında yeni evlenen çiftin tavrı aatayı deşifre ediyor.Düğün gecesi gelen dilenci veya denemeciye yiyeceklerini vermeleri yılan sokup ölmelerini engelledi.Peygamberimiz sahabeye böyle açıklıyor.Ama sadakayı cüzi iradeyle vermeselerdi?Bu aata ihlaslı sadakaya bağlanmış. 2-Hasenat, a dan z ye uygun bir iklim ve sistemin ürünü.Oluşması için; 1001 şartın, doğru zamanda, yerde usulde ayarada...gerçekleşmesi kesin şart.Mesela, bir domatesin yetişmesini hasenat oluşumu gibi düşünürsek; sahibinin sulama vaktini geçirme gibi tek bir ihmali/ eylemsizliği o dometesi/ haseneyi kurutmaya yeter.Bu atalet/ ihmaldir eylem iş değil! İşte bu eylemsizliği,cüzi iradeyi Eşari gibi yok sayarsak/ vücut vermezsek, kulun hayırdaki rolü sıfır gibi/ sıfırdır.O zaman hayır/ hasenatta kulun gerçek rolü yok gibidir.Maturdi ve üstad bu role; ince bir tel bir elif diyor.Eşari kibir olmasın diye telgibi bile demiyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı