"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hür fikir zemini, meşverettir - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî-20

Abdülbakî ÇİMİÇ
04 Kasım 2026, Çarşamba
Yeni Asya Gazetesi’nde “Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî” üst başlığı altında yayımlanan on dokuz yazımızda, Risale-i Nur hizmetlerinde meşveretin ehemmiyeti, şûrâ anlayışının mahiyeti ve şahs-ı manevînin vazgeçilmez yeri üzerinde durmaya çalıştık.

Bu seri yazılarımızdan çok sayıda müsbet geri dönüşler ve yorumlar da aldığımızı ilave edebiliriz.             

Bu yazıların temel hareket noktası, Bediüzzaman’ın şahsî hâkimiyet yerine meşvereti, tek kişinin reyinin yerine şûrâyı, ferdî enâniyet yerine şahs-ı manevîyi esas alan hizmet anlayışını ortaya koymaktı, kanaatimiz odur ki yazılar bu noktalara vesile oldu inşaallah.             

Yazılarda kısaca, meşveretin sadece fikir alışverişinde bulunmak veya bir toplantı yapmaktan ibaret olmadığı üzerinde duruldu. Herkesin fikrini hür, serbest ve samimî bir şekilde ifade edebildiği, delillerin serbestçe müzakere edildiği, hak ve maslahatın arandığı bir karar alma usulü olduğu nazarlara verildi.               

Bediüzzaman "Ben zaten bir zemin istiyordum ki, efkârımı onda beyan edeyim."1 cümlesiyle fikirlerini beyan edebileceği hür bir zemin aradığını ifade eder. Onun ortaya koyduğu meşveret anlayışında her fert, kanâatini hür iradesiyle, yalnızca Allah rızasını gözeterek ifade eder. Meşveretin kıymeti ve bereketi de buradan ortaya çıkar. Çünkü hakikat, farklı fikirlerin ihlâs içinde ortaya konulmasıyla daha net görünür.

Bediüzzaman’ın hizmet anlayışının gereği olarak meşvereti kuvvetlendirmek, şahs-ı manevîye itimadı arttırmak ve kardeşlik hukukunu muhafaza etmek hepimizin ortak mesuliyetidir.

Seri yazılar boyunca dikkat çekilen önemli hususlardan biri de, meşveretin şeklen var olmasının yeterli olmadığıdır. Çünkü meşveretin gayesi şahısları tasdik etmek değil, ortak akılla en isabetli kararı bulmasıdır.

Bir başka önemli düstur, meşveret kararlarına karşı takınılacak tavırdır. Karar verilmeden önce herkes fikrini ve itirazını delilleriyle ortaya koyabilmeli; karar alındıktan sonra ise şahsî kanaatini öne çıkararak kırgınlık oluşturmamalı, gruplaşmaya gitmemeli ve ortak karara sadakat göstermelidir. Şartlar değiştiğinde veya yeni bilgiler ortaya çıktığında kararların yeniden değerlendirilmesi de yine meşveret yoluyla yapılmalıdır.

Bütün bu esasların merkezinde ihlâs, uhuvvet, tesanüd, adalet ve karşılıklı itimad bulunmaktadır. Şahs-ı manevî, fertlerin iradelerini ve fikirlerini yok sayan bir yapı olmayıp; onların ihlâsla katkıda bulunduğu, şahsî arzuların üstünde ortak aklın ve hizmet maslahatının gözetildiği bir birlikteliktir.

Risale-i Nur hizmetlerinde asıl olan, şahsın değil hakikatin; enâniyetin değil ihlâsın; tahakkümün değil meşveretin; ferdî hâkimiyetin değil şahs-ı manevînin öne çıkmasıdır. Meşveret, ancak herkesin hür iradesiyle katkıda bulunabildiği, kararların ortak akılla alındığı ve bu kararlara uhuvvet içinde sahip çıkıldığı zaman gerçek manasını bulur. Yazıların bütünlüğü içinde bu manalar nazarlara sunulmaya çalışıldı.

Netice olarak Bediüzzaman gibi şöyle demek lâzım: “Herkesin bir fikri var. Ben de hürüm, selâmet-i vatan için bir fikrim var. İşte: Sulh-u umûmî, aff-ı umûmî ve ref-i imtiyaz’lâzım; tâ ki biri, bir imtiyaz ile başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın.”2 Yani vatanın ve milletin selâmeti için umumi barış, af ve imtiyazların kaldırılması elzemdir. Hiç kimse kendisini ayrıcalıklı görüp başkasını küçümsememeli; böylece cemiyette ayrılık ve düşmanlık önlenmelidir.

Okunma Sayısı: 151
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı