"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstibdat, meşveretin ruhuna zıttır - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı mânevî-17

Abdülbakî ÇİMİÇ
12 Ekim 2026, Pazartesi
Soru-7: “Meşverette istibdat olabilir mi?

Risale-i Nur hizmetlerinde meşveret, İslâmî şûrâ anlayışının bir tezahürü ve şahs-ı manevînin ortak aklının ortaya çıkması olarak değerlendirilir. Bu sebeple meşveretin ruhunu koruyan en mühim esaslardan biri, istibdada kapı açmamaktır. Bu meseleyi de birkaç noktadan incelemeye çalışalım.

Usûlüne uygun işleyen bir meşverette istibdat olamaz. Çünkü istibdat ile meşveret birbirine zıt iki anlayıştır. Nur ve zulmet, gece ve gündüz gibi...

Bediüzzaman, hayatı boyunca istibdadın her çeşidine karşı şiddetli mukávemet etmiş; şahsî idare yerine meşvereti, rey-i vâhid yerine şûrâyı esas almıştır. Bu anlayış yalnız devlet idaresi için değil, cemâat ve cemiyet hayatı için de geçerlidir.

Ancak bir toplantının adına “meşveret” denilmesi, onun hakikaten meşveret olduğu manasına gelmez. Eğer; bir kişi veya dar bir grup sürekli kararları belirliyorsa, diğerleri fikirlerini rahatça ifade edemiyorsa, farklı fikirler dinlenmeden reddediliyorsa, insanlar itiraz etmekten korkuyorsa, kararlar delille değil, nüfuz ve baskıyla şekilleniyorsa orada şeklen meşveret bulunsa bile, fiilen istibdat tehlikesi ortaya çıkmış demektir. Risale-i Nur’un ruhuna göre meşveret, herkesin aynı düşündüğü yer değil; herkesin hür iradesiyle konuşabildiği zemindir.

Meşverette istibdadın en gizli şekli

Bazen istibdat farklı suretlere girebilir, farklı libâs giyebilir. ”Fakat meşru hakikî Meşrutiyetin müsemmasına ahd-ü peyman ettiğimden, istibdat ne şekilde olursa olsun, Meşrutiyet libâsı giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım.”1 ifadeleri istibdadın farklı libâs giydiği zaman reddedilmesi gerektiğini gösterir. Onun için meşveret adı altında zımnî istibdâdî tatbikatların sürdürülebilir ömrü kısadır. Bu tür meşveret toplantıları belki günü kurtarabilir, ancak ileride büyük problemlerin kapısını açmış olur.

Şu tavırlar da meşveretin ruhunu zedeleyebilir: “Bu konu konuşulamaz. Bu kararı sorgulayamazsınız. Falanca ne derse doğrudur. Büyükler karar verdi, artık kimse konuşmasın” gibi... Bu anlayışlar, şahs-ı manevî yerine şahıs merkezli bir yönetim anlayışına dönüşebilir. Oysa Risale-i Nur hizmetlerinde makbul olan şahıs değil, hakikat ve meşveretin ortak kararıdır.

Her söylenen fikir kabul edilmek zorunda değildir

Öte yandan meşverette herkes konuşmalıdır; fakat herkesin fikri mutlaka kabul edilecek diye bir káide yoktur. Bir kişi fikrini söyler, delilini ortaya koyar; meşveret başka bir kanâate varabilir.

Bu vaziyette yapılması gereken, alınan karara ihlâsla uymaktır. Yani; konuşmak haktır. Kabul edilmesi ise meşveretin takdiridir.  Asıl yanlış olan, insanların konuşamamasıdır.

Fikir söylemeye mani olan manevî baskı da doğru değildir

Meşveretlerde nefsâni baskı, tahakküm kurma, küçümseyici tavırlar, sert üslup,  “Ben daha iyi bilirim” anlayışı insanları konuşmaktan alıkoyabilir. Bu da fiilî bir istibdat ile neticelenir. Meşveretlerde kesinlikle ilmî istibdat olmamalıdır. Bediüzzaman’ın mücadele ettiği istibdat yalnız siyasî değildir; fikir hayatında da tek sesliliğe dönüşen anlayışlar meşveretin ruhuna aykırıdır.

İman, tahakkümü kabul etmez

“İman bunu iktiza ediyor ki, tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek ve zâlimlere tezellül etmemek... Allah’a hakikî abd olan, başkalara abd olamaz.”2 İman, insanı hem başkasını susturacak bir zâlim olmaktan hem de zâlim karşısında susacak bir mazlum olmaktan kurtarır. Allah’a hakikî kul olan insan, hakikati söyleme konusunda insanlara kulluk etmez; fakat bunu adalet, hikmet ve nezaket ölçüleri içerisinde yapar.

Dipnotlar:

1- ESDE, Divan-ı Harb-i Örfî 2020, s. 130.

2- ESDE, Hutbe-i Şamiye 2020, s. 257.

Okunma Sayısı: 130
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı