"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Özün kaybı ve ahlâkın iflası

Abdurrahman TAN
21 Ekim 2026, Çarşamba
Ahlâk kelimesi, gündelik hayatta en çok tüketilen ama belki de en az hazmedilen ve hâle yansıtılan kavramların başında gelir.

Kelime anlamı olarak “huylar, yaradılış özellikleri ve toplumsal kurallar” manasına gelen Arapça hulk kelimesinin çoğuludur. Şahsî ahlâk, içtimaî ahlâk, dinî ahlâk, felsefî ahlâk, iş ahlâkı, siyasî ahlâk, teknoloji ahlâkı, çevre ahlâkı... Evde, okulda, çarşı-pazarda, siyasette; velhasılıkelam her yerde ve her zaman karşılaştığımız problemleri masaya yatırdığımızda gördüğümüz odur ki işin özünde hep ahlâkın olup olmamasını sorguluyoruz. Peki, bu denli dilimizden düşürmediğimiz ahlâk, hayatımızın neresinde duruyor?

Cenab-ı Hak, Enfâl Suresi 53. ayette, “Bu cezalandırmanın sebebi şudur: Bir toplum, kendisinde bulunan güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Hiç şüphe yok ki Allah hakkıyla işiten ve kemâliyle bilendir.”  buyurarak dikkatlerimizi güzel ahlâka ve erdeme çekmekte; dolayısıyla insanın kuşanması gereken temel karakter özelliklerini bizlere hatırlatmaktadır. Ayet bize açıkça göstermektedir ki medeniyetlerin yükselişi de çöküşü de ahlâkî zeminin sağlamlığına veya çürümesine bağlıdır.

Peygamber Efendimizin (asm) söz, davranış ve halleri de bizlere Kur’ân ahlâkını yaşayan birer misal olarak sunmakta ve güzel ahlâkın varacağı nihaî noktayı açıklamaktadır: “Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır.” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 15); “İyilik güzel ahlâktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.” (Müslim, Birr, 15). Bazı hal ve davranışlarımızda vicdanımız rahatsız olmuyorsa yaptığımızın kötülük olduğunu anlamamız gerekir. Oysa bugün ne yazık ki bu ölçüleri unutan bir insan manzarasıyla baş başayız.

Evde, sokakta ve eğitim yuvalarında yetiştirdiğimiz neslin bugünkü yaşam tarzı, dijital bağımlılıkları, davranış kalıpları ve hâl-i hazırdaki hareketleri; eğitim ve rehberlik yöntemlerimizde büyük gedikler, derin eksiklikler olduğunu haykırmaktadır. Bediüzzaman Hazretleri, Peygamber Efendimizi (asm) tavsif ederken “Bu kadar ahlâk-ı hasene ve kemâlâtla beraber bu kadar mu’cizât-ı bâhiresi bulunan bir zat (asm) elbette en doğru sözlüdür; ahlâksızların işi olan hileye, yalana, yanlışa tenezzül etmesi kabil değildir.” diyerek doğruluk ile ahlâksızlığın asla bir arada olamayacağını vurgular. Peygamberin (asm) yolunda yürüdüğünü iddia edenler, kendi ahlâklarının Peygamberlerinin ahlâkına ne kadar uyduğunu bozulmamış vicdanlarından öğrenebilirler.

Bugün geldiğimiz noktada, toplumda hile, yalan ve kısa yoldan köşe dönme hırsı sıradanlaşmışsa, bu durum ahlâkî normlarımızda onarılamaz çatlaklar olduğunu gösterir. Dünyevî şan, şeref, makam ve servet sahibi olmak uğruna en temel insanî değerleri, hatta inançları bile ikinci plana itecek kadar savrulan kitleler, aslında modern dünyanın getirdiği ahlâkî iflasın en net ispatıdır.

Unutulmamalıdır ki kaybettiğimiz vicdanı, unuttuğumuz dürüstlüğü ve rafa kaldırdığımız güzel ahlâkı yeniden inşâ etmediğimiz sürece ne kurduğumuz düzenler adil olabilecek ne de geleceğe huzurla bakabileceğiz. Çare yine başladığımız yerde, yani insanın kendi özünde saklıdır.

Dipnot:

1- Asa-yı Musa s.132

Okunma Sayısı: 153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı