"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hizmetkârlık şuuru ve hakikî adalet

Abdurrahman TAN
08 Eylül 2026, Salı
“Milletin efendisi, onlara hizmet edendir.” (el-Mağribî, Câmiu’ş-Şeml, 1:450) hadis-i şerifi, dün olduğu gibi bugün de bizlere bir istikamet çizerken aynı zamanda ideal bir rol model profili sunmaktadır.

Peygamber Efendimiz’in (asm) mübarek hayatı, “Milletin efendisi, onlara hizmet edendir” hadis-i şerifinin en mükemmel tatbikatıdır. O, liderliğini bir imtiyaz değil, ümmetine hizmet etme vesilesi görmüştür. Hendek Savaşı’nda toprak taşıması, evinde kendi söküğünü dikmesi ve toplumun en zayıf fertleriyle aynı sofrayı paylaşması, O’nun eşsiz tevazuunun somut örnekleridir. Gerçek büyüklüğün hükmetmekte değil, insanların yükünü omuzlamakta olduğunu gösteren bu nebevi şuur, dün olduğu gibi bugün de herkes için en ideal rehberdir.

Bu nebevî anlayışın idari hayattaki yansımasını Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri şu çarpıcı tespitleriyle ortaya koyarken, aynı zamanda söz konusu hadis-i şerife göre hareket edilmediğinde karşılaşılabilecek durumlara karşı ikaz ediyor: “Memuriyet bir hizmetkârlıktır; bir hâkimiyet ve benlik için tahakküm âleti değil... Bu zamanda terbiye-i İslâmiyenin noksaniyetiyle ve ubudiyetin zafiyetiyle benlik, enaniyet kuvvet bulmuş. Memuriyeti hizmetkârlıktan çıkarıp bir hâkimiyet ve müstebidâne bir mertebe tarzına getirdiğinden, abdestsiz, kıblesiz namaz kılmak gibi, adalet, adalet olmaz, esasiyle de bozulur. Ve hukuk-u ibad da zîr ü zeber olur. Hukuk-u ibad, hukukullah hükmüne geçmiyor ki hak olabilsin. Belki nefsanî haksızlıklara vesile olur.” (Emirdağ Lahikası, s. 501)

Emirdağ Lahikası’ndan alınan bu derin paragraf; idari anlayıştan ahlak ve hukuk felsefesine kadar toplumsal hayatın sıhhatini yakından ilgilendiren hayati prensipleri birbiriyle sıkı bağlarla yekpare bir yapı halinde gözler önüne serer. Bediüzzaman Hazretleri memuriyeti, yöneticiliği veya herhangi bir yetki makamını asla bir imtiyaz, üstünlük kurma aracı ya da tahakküm vesilesi olarak görmez; aksine onu millete karşı yerine getirilmesi gereken mukaddes bir “hizmetkârlık” olarak tanımlar ve gündelik idare pozisyondaki kişilerin de buna dikkat etmesi gerektiğini hatırlatır. Çağın manevi zafiyetleri ve terbiye-i İslamiye eksikliği neticesinde insanların enaniyet ve benliklerinin güç kazandığını, bunun da makamları aslî gayesinden tamamen uzaklaştırarak despotik birer güç gösterisine dönüştürdüğünü ifade eder.

Metinde yer alan “abdestsiz, kıblesiz namaz kılmak” gibi son derece çarpıcı benzetme, ruhundan, liyakatinden ve temel esaslarından koparılan bir idarenin şeklen adalet gibi görünse bile özünde ve hakikatte tamamen bozulacağını gözler önüne serer. Nasıl ki şekil şartlarına uyulmadan kılınan bir namaz hakiki bir ibadet hükmüne geçmiyorsa, ahlaki ve vicdani temelden yoksun bir yetki kullanımı da adaleti tesis edemez. Nitekim yetki ve makamlar nefsani heveslere alet edildiğinde, toplumdaki kul hakları altüst olur, nizam ve denge bozulur.

Bu sebeple, kul haklarının gerçekten korunabilmesi sadece resmi kanunların veya beşeri yaptırımların korkusuyla değil; meseleye “hukukullah” bilinciyle yaklaşılmasıyla mümkündür. Eğer haklar ilahi bir vicdan ve mesuliyetle gözetilmezse, sistem bir adalet mekanizması olmaktan çıkarak nefsani haksızlıkların meşrulaştığı bir kılıfa dönüşür. Bu nebevi ve nurani ölçü; her türlü makam ve görevin ancak ahlak, adalet, tevazu ve ilahi sorumluluk şuuruyla taçlandırıldığı ölçüde anlam kazanacağını hatırlatan evrensel bir uyarı niteliğindedir.

Okunma Sayısı: 158
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı