"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir ben mi yandım?

Ahmet BATTAL
27 Eylül 2020, Pazar
Gazetecisiniz. Bir tanıdığınızın ceza dâvâsı var. Deliller ortada. Mahkemenin tavrı şüpheli. “Buradan çok iyi haber çıkar” diye düşünüyorsunuz ve bilgi toplamaya başlıyorsunuz. Duyulunca araya giren dostlarınızdan size rica geliyor: “Aman ne olursunuz bu olayı ve dâvâyı medyaya taşımayın. Zira medyaya taşırsanız işin ardına düşen çoğalır ve beraat alma ihtimalimiz azalır.”

Gerçekten bilhassa son yıllarda medya ve özellikle sosyal medya eliyle adalet arayışları hız kazandı. Bu ortam beraat ettirmek için kullanıldığı gibi mahkûm ettirmek için de kullanılır oldu. 

Aynı durum idarî suç ya da disiplin suçu türünden eylemler için de geçerli. 

Aynen, trafikte hız sınırlarını ihlâl edenlerin en çok yüzde birinin radara yakalanması ve ceza alması gibi bir şey. 

Yanlış anlaşılmasın; “Bütün hırsızlar ceza almadığına göre, hiçbir hırsız ceza almasın” fikrinin saçmalığına biz de inanıyoruz. Bizim konumuz başka. 

Birçok yönetici, amirlerine göstere göstere aynı disiplin suçunu işliyor. İçlerinden sadece bazıları bir şekilde medyanın radarına girdikten ya da sokulduktan sonra, tabiri caizse “hapı yutuyor”. Diğerleri ise onun durumunu görünce “bir dakika kardeşim, bunu hepimiz yapıyoruz” diyerek arkadaşını savunmuyor, “ben de bu hale gelebilirdim, şimdilik iyi kurtardım” diye yutkunuyor ve adeta tükürüğünü yutuyor. 

İşte bir örnek:

Yükseköğretim Kurulu, önceki günkü Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında, yönettiği üniversitede eşine özel kadro açan ve bunda ısrar eden Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ’ın rektörlük görevine disiplin cezası gereği son vermiş. 

Ceza haklı olabilir. Tartışmayacağız. Zaten dosyayı da bilmiyoruz. Konumuz bu değil.

(Ama bilhassa o rektörün savunmasını da merak etmiyor değiliz. Meselâ acaba “bunu herkes yapıyor, bir ben mi yandım” dedi mi?)

Gerçekten medyada neredeyse haftada bir üniversitede yönetim keyfiliği ve kayırmacılığı okuyoruz. Ama, hangisi ceza alıyor, hangisi paçayı kurtarıyor, bilemiyoruz.

Ayrıca bu cezayı verenlere şunu sormak istiyoruz:

Üniversitelerin bilhassa akademik kadrolarda adeta adrese teslim yani “bir tek adı belli değil, ama her sıfatı belli” türden “kişiye özel” ilânlar verdiğini her Allah’ın günü Resmî Gazete’de görüyoruz. 

Meselâ “şu konuda doktora tezi yazmış olmak” gibi şartlar aranıyor. Sanki o konuda birden çok doktora tezi yazılmışmış da en iyi tezi yazanı arıyorlarmış, ama her nedense ilânla arıyorlarmış, bulurlarsa kadroya alacaklarmış gibi! 

Bunların örneklerini defalarca bu köşede biz de yazdık. 

Bir de bilhassa doçent ve profesör kadrosu için açılan ilânlara, “adrese teslim” olmasa dahi neden o bölümün süresi dolmuş olan ve kadro bekleyen hocasından başka kimse başvurmuyor? 

Cesaret edip başvuran olursa, bilhassa kıdemli hocalarca “akademik teamüle uymadığı” gerekçesiyle neden ayıplanıyor, kınanıyor, hatta “bir gün düşersin elimize” denilerek tehdit ediliyor? 

Kanun belli: “İlân aleniyet içindir. İlâna şartları tutan herkes başvurabilir. Başvuranlar arasından en lâyık olanı alınır.” diyor. 

Ama teamül aksini yapıyor. Ya şartları özelleştiriyor, neredeyse “kişiye özel”leştiriyor. Ya da “hele bir başvur da gör gününü” dedirtiyor. 

Kanuna aykırı teamül olur mu? Oluyor!

Basit bir anket bile bu dediklerimizin ne kadar kuvvetli bir teamül olduğunu gösterir. 

“Yeni YÖK” bu konuda neden bir “yeni”lik yapmıyor? Ya da yaptı da biz mi duymadık. Öyleyse kusur bizde. 

Okunma Sayısı: 2318
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hasan

    27.9.2020 12:19:07

    KTÜ’nün önceki rektörü 3 kızını 2 damadını kendi döneminde üniversiteye aldı Peki noldu hiçbirşey İşler adamına göre yürüyor Yazık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı