"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlerin arayışı: Hoşgörü

Ahmet ŞAMİL
03 Şubat 2021, Çarşamba
İnsanları ayrıştırmaya yönelik toplumsal ve siyasî atmosfer genç nüfusumuzu karamsarlığı itiyor.

Yurt dışında iş imkânı elde edip başka yerlere gitmek isteyenlerin sayısı artıyor. Gençler arasındaki yarı şaka yarı ciddî muhabbet konusu bu. Ve bu atmosferin üzerine ekonomik sıkıntılar da eklenince bu şakalar biraz daha ciddileşiyor. Ülkemizin yıllar geçtikçe yıldan yıla artan “beyin göçü ve sermaye göçü” sıkıntısıyla beraber değerlendirildiğinde bu gidişat üzücü olduğu kadar korkutucu da bir durum.

Gidilmesi istenen yerler arasında başı Avrupa ülkeleri çekiyor.

Neden?

Şüphesiz bu konu incelenirken çok farklı açılardan ele alınması gereken birçok ayrıntı var. Ancak ben Almanya’da geçirdiğim birkaç aylık süre içerisinde gözlemlediğim bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Burada sizin kişiliğinizin bir parçası olarak kabul ettiğiniz değerleri, inançları ve fikirleri paylaşmanız sizi ayrıştırmıyor aksine “kültürel çeşitlilik” adı altında teşvik ediliyor. Çünkü biliyorlar ki ancak saydam, samimî ve en önemlisi de dürüst toplumlarda ilerleme kat edilebiliyor. En yakın ve güncel örnek, COVID aşısını bulan iki Türk asıllı Alman bilim insanı. (Farklı ülkelerin üniversitelerinde çığır açan araştırmalar yapan Türk asıllı bilim insanları başlığında aklımıza çok daha fazla isimler geliyor, ama bu yazıda hepsinden bahsetmeye yetecek yerimiz yok) .

Farklılıkların sosyal ayrışmalara sebep olmadığı ortamlarda insanlar olabildiğince hür şekilde dışa vurum yaptığı için haliyle daha samimî ilişkiler kurulabiliyor. Bunun aynı zamanda kültürel ve düşünsel değiş tokuşa sebebiyet vermesi de bu ilişkileri diğerlerinden farklılaştırıyor ve ortaya çok büyük bir potansiyel çıkarıyor. Profesyonel ve sosyal ortamlarda bu deneyimler sayesinde kısa zamanlarda inanılmaz mesafeler kat edilebiliyor.

Buna mukabil, farklılıklara hoşgörülü yaklaşılmayan bir toplumda gençler de haliyle baskı altında hissediyor, özgüven kaybı yaşıyor ve karamsarlığa düşüyor. 

Hoşgörü TDK’da: “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans” olarak tanımlanmış. Yani yapmamız gereken çok değil aslında. İnsanların bizden farklı yönlerini umursamamak bile bir nevi çözüm.

Avrupa’da öğrencilerin üniversite sınıflarında tartışmalı hatta toplumda ciddî anlaşmazlıklara sebebiyet veren konularda uç fikirleri kaygısızca münakaşa etmesi veya günlük hayatta dinî gereklilikleri doğrultusunda hareket ederken başkalarından çekinmemesi gibi görünüşte basit, ama bir toplumu gönüllü yaşanabilir hale getiren normalleşmelere Türkiye’nin ve İslâm Dünyası’nın ihtiyacı var.

Şimdilerde insanlar eğitim enstitülerinde, televizyon ekranlarında, kalabalık ortamlardaki konuşmalarında hatta elektronik ortamdaki yazışmalarında bile düşüncelerini dile getirmekte zorluklar yaşıyor. Gençler bir takım ideolojileri eleştirdiğinde veya şahısları gücendirecek fikirleri dışa vurduğunda başına geleceklerden korkuyor, hocasının veya öğrenci arkadaşlarının gözünde yiyeceği yaftadan, hatta kaybedeceği iş imkânlarından ötürü adeta başkası gibi davranmaya zorlanıyor. Üstelik muhatap da çoğu zaman bunu biliyor. Bu trajikomik bir durum.

Her insan bu dünyaya açılan apayrı bir penceredir. Farklılıkların kaçınılmaz olduğunu kabul ettikten sonra anlayacağız ki aynı zamanda bu farklılıkların değerlendirilmesi sayesinde fertler, toplumlar, ekonomiler gelişiyor. Çünkü tek pencerenin sunduğu potansiyel ile milyonlar kıyaslanamaz. 

Dünyada büyük çığırlar açan bilimsel ve toplumsal araştırmalarda yer alan insanlara hızlı bir göz atıldığında bu iddiaların haklılığı anlaşılacaktır.

Artık gençler kalıplara girememe korkusuyla rol yapmayı bıraksın, kendi olsun, rahat bir nefes alsın ve işlerine odaklansın, hayallerine koşsun.

Bunu gerçekleştirebildiğimiz zaman faydalarını çok kısa zamanda hissedeceğiz.

Okunma Sayısı: 1186
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    3.2.2021 07:57:28

    Evde 2000 doğumlu ODTÜ'de okuyan Z kuşağı ikiz'im var. Olup bitenlere gençlik nasıl bakıyor? sorusuna en iyi cevabı onları dinleyerek ve izleyerek anlamaya çalışıyorum. Sonuç ; gelecek için ümitvârım...

  • Okur

    3.2.2021 00:27:20

    Hocam, iyi demişsin evet öyle yapsın gençler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı