"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Annemin fısıltısı

Ali Rıza AYDIN
21 Kasım 2019, Perşembe
Bazı şeyler vardır ki, derin izler bırakır, silinmemek üzere.

Hele bu yediren, içiren, emziren; bin bir zahmet ve meşakkatle seni yetiştiren annen olursa, tarif etmek gâyet zor.

Onun dokusu, kokusu dünyalara değişilmez bir değer.

Çünkü anne sevgisiz seven, karşılıksız veren tek insan!

Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden, şefkatinden, sevgisinden bir lem’a.

Peygamber Efendimizin (asm) ifade buyurdukları, “Cennet annelerin ayakları altındadır” 1 hadis-i şerifinin derinliği, inceliği burada.

“Ana, yürekten yana” demiş ya, atalar…

Anneler, evlâdına hem muallim, hem mürebbi, liman!

Düne dair silinmeyen bir kare:

Merhume annemin, beni sıcak koynuna alarak öğrettiği duâyı ömrümce unutmadım. 

Onu, “Rabbim! İşlerimi kolaylaştır, zorlaştırma, Rabbim işlerimi hayırla sonuçlandır” mealindeki duâyı kelime kelime okur ve bana da peşi sıra tekrar ettirirdi:

“Rabbi yessir…” Tekrar ederdim, dilim döndüğünce: “Rabbi yessir…” Annem devam ederdi, ılık nefesini yanağıma yaklaştırarak:

“Ve lâ tüassir…” Ben de, gözlerim biraz açık, biraz kapanır bir şekilde; “Ve lâ tüassir” der, duânın bir yerinde uyur kalırdım.

Bunlar, uykuda bile olsa, benliğime yerleşti.

Anne şefkati bu!

Onun sıcak sinesinden aldığım hazzı unutmam hiç mümkün mü?

O sarış, o sarılış, o kucaklayış anında kulağıma fısıldadığı birçok güzel şeyleri hiç, ama hiç unutamadım; sanki bugün olmuş gibi…

Ne derseniz deyiniz, anne-evlât ilişkisinin yaşı başı olmuyor. 

Şair: “Ana başa taç imiş / Her derde ilâç imiş / Bir evlât pir olsa da / Anaya muhtaç imiş” diyor ya! “Anne” sözcüğünü telâffuz etmek bile farklı bir tat veriyor, insana.

Bediüzzaman, “İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi (öğretmeni) onun validesidir” sözüyle, demek bunu kastetmiş. Bu cümlenin devamında ise, “Demek, bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma merhume validemin ders ve telkinatını şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum” 2 diyor.

Doğru söylüyor.

Benim de şu yaşımda onu yâd edip, ona şükranlarımı sunduğum gibi…

Annem ümmî idi, ama itikatlı, itaatli insandı. Her ana gibi o da, bizim, en iyi bir hâl üzere olmamızı isterdi.

Vefatına yakın günlerden bir gün, başucunda Yâsin-i Şerif okurken, beni fark etti. 

Zorlandığı belli olan kısık bir ses tonuyla:

“Oku” dedi. “Oku!.. Ben seni bu günler için yetiştirdim.”

Konuşurken inliyordu, âdeta! O günden bu güne, bu cümleler kulağımda çınlıyor… 

Bütün anneler ve annem için, Mevlâ’mızdan naçizâne dileğim: Kabirleri nur, mekânları Cennet olur, inşallah.

Dipnotlar:

1- Nesâî, Cihad, 6.

2- Said Nursî, Lem’alar, 202.

Okunma Sayısı: 1012
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı