"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vefâsızlık, cefadır

Ali Rıza AYDIN
23 Kasım 2023, Perşembe
Sırtını dayayabileceğin bir dost ya da o dosta dayanak olabilme; sevdiğine sadakat, sevginin ve muhabbetin devamlılığı, verilen sözün yerine getirilmesi, bağlılığın sürdürülmesi; ihanet etmemek ve benzeri davranışlar, vefâdır.

Hakkı teslim etmek, vefâdır. Haklının yanında yer almak da öyle…

Vefâ, insandan beklenen samimiyetin neticesi ve şahsiyetin şâhididir.

Sözlerin senet olduğu devirlerin yaşandığı günlere göre, senedin bile iş görmediği günümüzde, maalesef, vefâ kavramını mum yakıp arar olduk.  

Ama vefâ, bir borçtur!

Zor gününde, dar gününde bir dost elinin uzandığını görmek, dünyalara değer doğrusu.

Vefâlı dostlarıyla paylaşır mutlu günlerini, insanlar.

Hastamızın, mevtamızın olduğu günlerimiz az değil. İşte burada da, vefâlı dostları görürsünüz dönüp baktığınız zaman, arkamızda.

İnsanın, bir dostunun ya da bir yakınının sıkıntılı, ihtiyaçlı, bunalımlı, dünyasına küskün gününde yanında olması, vefâdır. Bu “yanında” oluş; tesellidir, temennidir, duadır; Allah için zorlarına çare, harabezâr gönlünün yırtığına yamadır.

Öyle zaman olur ki, telefonunuzdaki bir dost sesi bile huzur verir insanın ruhuna. Çünkü hatırlanmak, kale alınmaktır o.

“Demek, unutmamış!” dedirtir, berideki insana.

Vefâdarlık, vefâkârlık sözünden, sevgisinden - sevgilisinden, dostlarından vazgeçmeyen hakikatli kimselerin vasfıdır.

Risale-i Nur’da Bediüzzaman, dostlarına, talebelerine hitabının başında “sıdk”tan, “sadakat”ten hemen sonra “vefâdar”lık, “vefâkâr”lık kavramını kullanıyor. Çünkü bu, bir dosttan, bir kardeşten umulan, beklenen ciddiyetin adıdır.

Toplum hayatı içinde de vefânın, vefâlı olmanın alanı geniş, ehemmiyeti büyük.

Bir dostun hatırını sayıp, şöyle geçerken uğrayıverip gönlünü hoş etmek, vefâdır.

Randevuya gitmemek ya da bulunmanızı arzu eden dostlarınızın, yakınlarınızın davetine mazeretsiz olarak icabet etmemek ise, vefâsızlıktır.

Bunun çerçevesini genişletip, fert ve toplum ilişkileri hususunda olduğu gibi; ülkelerarası münasebetler seviyesinde de düşünmek mümkün.    

Sözünden inhiraf etme hâli -ister fert ister kurum- makbul ve mazur görülmez.

Her şeyden önce, vefâ, İlâhî bir söz veriştir “Bezm-i elest”de.

Gelmiş, geçmiş ve gelecek bütün insanların ruhlarının yaratıldığı o günde, Rabbimizin ruhlara hitaben: “Elestü birabbiküm (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)” sorusuna bütün ruhların “Kalû belâ (evet, sen bizim Rabbimizsin)” diye verdikleri cevap, bir kulluk sözüdür.  

Sözün fikirle, fiille hayata tatbik edilmesi, vefâ değilse nedir?

Sözde sebat ise, vefakârlığın mümtaz vasfıdır.

İbni Abbas’ın (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde, Peygamber Efendimiz (asm); “Allah’ın üzerinizdeki hakkını yerine getirin. Çünkü Allah vefâya en lâyık Zâttır” (Camiü’s-Sagîr, No: 786) buyurmaktadır.

Yıllar yılı edebiyatçılara konu, şairlere ilham kaynağı olan vefâ umulmaktır, ummaktır; umanlara koşmaktır.

Vefâsızlıksa, gönülleri acıtıcı bir  cefâ!

 

Vefâkârlık, dostun dosta, borcudur

Değer verip, yüklendiği, hurcudur.

A.R.A

Okunma Sayısı: 1581
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Süleyman Alıç

    24.11.2023 10:59:57

    Çok çok Teşekkür ediyorum Ali Rıza abey bizlerin çooook çok ihtiyacımızın olduğu bazen bilerek bazen ihmalimizden bazen de Enaniyet ve gururumuzdan ihmal ve Terk ettiğimiz bir konuyu gündeme taşıdınız. Rabbim bizleri başta ihlas Risalesinin dudturları olmak üzere bu hakikatları hayatımızda yaşamayı nasip eylesin AMİİİN

  • Abdullah Tunç

    23.11.2023 12:17:59

    En yakın çevremize bakalım vefa ne durumda! Uzağa gitmeye gerek yok. Çok ulvi bir duygu olan vefa bir yanan,en yakın da va arkadaşlarına yapılan zulümler karşısında ses siz kalmalar.Göz yumma lara ne demeli!Bir de her kes kendi şahsına baksın. Vefa itibarıyla ne durum da,haksızlıklar karşısında nasıl bir haleti ruhiye için de olduğunu görecektir.

  • HÇeşitcioğlu

    23.11.2023 10:43:29

    Acı ve genel bir gerçek.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı