"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yeni ekonomi programı” faturası

Cevher İLHAN
04 Ekim 2019, Cuma

TESBİT

Son günlerin tartışması Hazine ve Maliye Bakanı’nın neredeyse her ay “yenisi”ni açıkladığı “yeni ekonomi programı.” Bakan’ın açıkladığı her programdan sonra enflasyonun, işsizliğin artması ve peşpeşe zamların yağması.

Aslında her programdan sonra ekonomideki rakamların eksiye doğru seyretmesi alây-ı vâlâ ile açıklanan “yeni ekonomi programları”nın işe yaramadığının itirafı oluyor. Ancak çarpıcı olan, son “yeni program”ın Türkiye’ye gelen IMF heyetiyle görüşmeler sonrası duyurulmasıyla üzerine IMF gölgesini düşmesi. 

Yeni yasama dönemi açış konuşmasında Meclis kürsüsünde Cumhurbaşkanı “IMF defterini kapadık” diyor, ama ekonomistlerin değerlendirmesiyle hükûmet, “stand by anlaşması” olmadan tam bir kurnazlıkla örtülü olarak “IMF reçetesi”ni uyguluyor. 

Hatta bu maksatla Eylül başında açıklanacak “program”ın üç hafta geciktirilerek Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Türkiye’ye dâvet ettiği IMF heyeti beklediği; hükûmetin, bürokrasinin on bir gün boyunca IMF heyetiyle yaptığı ancak gizlediği görüşmeler sonrasında açıklandığı kaydediliyor.  

Ekonomistler, geçen yıl yüzde 2,3 olarak açıklanan büyüme hedeflerinin IMF ile gizli görüşmeler sonrası buçuk - binde 5’e düşürülmesini örnek gösteriyorlar. Son zamların da bu örtülü müzâkerelerin sonucu olduğunu belirtiyorlar. 

Kısacası, ekonomistlerin tesbitiyle, hükûmetin ücret artışlarında gerçekleşen enflasyonu değil, beklenen enflasyon oranının dikkate alınmasında olduğu gibi IMF raporundaki “önerileri”yle yanlış ekonomi politikalarının faturasının halka kesiliyor.  

Ve bundandır ki, bir yığın çarpıtmayla gündem değiştirilmeye çalışılarak, iktidar sözcüleri ve “iktidara ilişik medya”da koparılan yaygaralarla “IMF iddiaları”nın “muhalefet partilerinin söylemi olduğu” algısı pompalanıyor…

İKRAR

Tutturulamayan hedeflere yine revize…

Bilindiği gibi 11. 5 Yıllık Kalkınma Plânı’ndaki “2023 hedefleri”nin de revize edilmişti. 10. Plân’da “ortalama büyüme hızı” 5,5 olarak öngörülmüşken, 4,9’da kalmakla yüzde 11 sapma olmuş. “Millî gelir” 1 trilyon 286 milyar dolar olacağı” vaad edilen “millî gelir”in yüzde 39 sapma ile 784 milyar dolarda kaldığı açıklanmıştı. 

Yine “kişi başına gelir” 15 bin 996 dolar hedef gösterilirken yüzde 40 sapma ile 9 bin 632 doları aşamadığı, “İşsizlik oranının yüzde 7,2 olacağı” vaadinin yüzde 52 sapma ile yüzde 11 olduğu; “genç işsizlik oranı yüzde 13 olacağı”nın ilânına karşı, yüzde 56 sapma ile yüzde 20,3’e ulaştığı ve “dolar kuru”nun yüzde 139 sapma gösterdiği bildirilmişti. 

1 Ekim’de Hazine ve Maliye Bakanı’nın yeni beklentilerle duyurduğu “yeni ekonomi programı”nda büyüme oranının binde 5 olması, yüzde 12,1 olan işsizliğin genç işsizlik yüzde 25’e, yüzde 8,5 öngörülen enflasyon hedefinin yüzde 12’nin üzerinde belirlenmesi, 10 bin doların üstüne çıkacak söylenen fert başına millî gelirin resmi rakamlarla 9 bin 93 dolara düşmesi, 795 milyar dolar olarak öngörülen millî gelirin 46 milyar dolar düşük gösterilerek 749 milyar dolar olarak revize edilmesi, ekonomide yine “hedeflerin tutturulamadığı”nın açık ikrarı oluyor. 

Ve son “yeni ekonomi programı”ndaki bu açık sapma, 10. Plân’daki yüzde 140’a varan vahim sapmaların revize edildiği 11. Plân’ın da şimdiden sapma gösterdiğinin itirafı oluyor. 

GARABET

Zamlar, “ekonomideki iyileştirmeler”miş!

Her ne kadar enflasyon 9.26 olarak gösterilse de, bizzat Bakan’ın “zam yapılmayacak” taahhüdüne rağmen zam yağmurunun devam etmesi ve bilhassa gıda enflasyonunda yüzde 50’lerden yüzde 100’lere varan artış garabeti sergileniyor. 

Özellikle son bir yılda beş kez zam yapılan elektriğe yüzde 14.9 son zamla iki yılda yüzde 60’a varan zammın, elektrik dağıtım şirketlerini kurtarma ve BOTAŞ’ın bazı santrallere verdiği gazın parasını tahsil edememesinden kaynaklanan açığın kapatılması maksatlı oluğunu belirtiliyor. Keza kışa girerken doğalgaza bir yılda yüzde 52 zam yapılmasının ardından yeni zamlardan bahsediliyor. 

En garibi de iğneden ipliğe herşeye zam üstüne zam furyasında her gün vatandaşlara yeni zamlar yüklenirken “diğer ülkelere örnek gösterilerek bir yıllık dengeleme sürecini yaşadık” diyen “Türkiye daha iyi durumda” ifadesiyle “ekonomi politikaları”nı öven Hazine ve Maliye Bakanı, “ekonomideki her iyileşmeyi vatandaşa yansıtıyoruz” diye konuşuyor! Yani yeni zamlar, “ekonomideki iyileştirmeler” olarak lanse ediliyor.

Tam bir garabet…

KISACASI

“Ekonominin iyi olmadığını konuşun”

“Özellikle 2010 ve sonrası ise yabancı sermaye ve krediye dayalı bir büyüme gerçekleşti. Hatta bazı yıllar kredi büyümesi ekonomik büyümenin bile önüne geçti. Kısaca borçlandık ve tükettik. Geçmişi özelleştirme ile sattık ve bitti. Şimdi geleceği satıyoruz... Ama buna rağmen büyüyemiyoruz. Kamuda uçak sefası had safhada. Araba sefası ise rakipsiz... Bakanlar bile özel uçakla dolaşıyorken bu ülkede tasarruf ve verimlilik nasıl izah edilebilir? Yeni bir yönetimle demokrasi, hak, adalet, liyakat gibi ne kadar temel ihtiyaçlarımız karşılansa bile ekonomik atılım için bize yetmeyecektir. Kamunun verimsizliği sürdükçe bu ülkede büyük kalkınma hamlesi maalesef çok zor olacaktır. Daha söze gerek var mı? Konuşun kardeşim konuşun. Ekonominin iyi olmadığını, sorunların devam ettiğini ve edeceğini konuşun. Yoksa hepiniz batacaksınız. Mıy mıy mıy ile olmuyor. Ülke gidiyor ülke...”

İbrahim Kahveci, (Karar, 29.8.19)

Okunma Sayısı: 1187
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı