"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Virüs salgını ve Risale-i Nur’dan birkaç hakikat

Durmuş Ali İnci
15 Mart 2020, Pazar
Virüs mikroskopla büyüterek görebildiğimiz küçücük bir mahlûk.

Fakat nasıl bir güç ve kuvvete dayanıyor ki kendi kuvvetinin milyonlarca üstünde bir kuvvetle insanoğlunu korkutup ürkütmektedir. Nerede bütün dünyayı kıtalar arası baristik füzeleriyle tehdit eden Amerika? Bir zamanlar birkaç kıt’aya korku salıp esaretine almış, komünizm belâsını dünyanın başına sarmış Rusya? Son zamanlarda Uygur Müslümanlarına çektirdiği eziyet ile Müslümanların yüreğini dağlayan Çin ve daha niceleri nerede? 

Haydi şu corona virüs ordularıyla savaşınız. Korkudan evlerinize hapis mi oldunuz? Ne tuhaf, ticarethanelerinizi de mi kapattınız? 

Büyüklerimiz, “İnsanın ürkmesi hayvanın ürkmesine benzemez” derdi. Ne kadar da doğru söylenmiş. İnsandaki akıl, geçmiş ve geleceği hatırlatıyor. Meğer ne kadar da âcizmişsiniz. Gözle görülmeyecek kadar küçük bu varlık ne yapabilir ki? Risale-i Nur ne diyor birlikte dinleyelim mi ne dersiniz?

“O kudrete intisap kuvvetiyle bir sinek, bir Nemrut’u gebertir. Karınca, Firavun’un sarayını harap eder. Zerre gibi küçük çam tohumu, dağ gibi koca bir çam ağacının yükünü omuzunda taşıyor. Bu hakikati çok risalelerde ispat ettiğimiz gibi nasıl ki bir nefer, askerlik vesikasıyla padişaha intisap noktasında yüz bin defa kendi kuvvetinden fazla, bir şahı esir etmek gibi eserlere mazhar olur.” 1

“Evet, bir gözsüz akrep ve ayaksız bir yılan gibi haşerata mağlûp olan insana, bir küçük kurttan ipeği giydiren ve zehirli bir böcekten balı yediren; onun iktidarı değil, belki onun zaafının semeresi olan teshir-i Rabbanî ve ikram-ı Rahmanîdir.” 2

Ey gururlu ve âciz insan! Sen gözle göremediğin bir düşmanına karşı duramazken, zelzeleye, sele, denizlerin fırtınalı dalgalarına ateş püsküren yanardağlar, binlerce insanı yutuveren tsunâmi dalgalarına, tepene düşüverecek dev gibi gök taşlarına, bir anda dünyanıza çarparak kıyameti koparacak ateş parçası kürelere, hidrojen ve oksijen gazlarına ayırıp alevleri göklere yükselen bir ateş parçasına dönüşecek dünyanızda ne yapacaksınız? Güneş sistemi kiminse, sistemin içinde döndüğü Samanyolu Galaksisi de onundur. Özetle bütün kâinat bir bütündür. Biri diğeri olmadan düşünülemez. Öyle ise bizim ve dünyamızın sahibi kim ise kâinatın sahibi de O’dur. Kâinat sahibi kendini tanımayan ve itaat etmeyenleri Kur’ân’da şöyle tehdit etmektedir: “Ey ins ve cin! Emirlerime itaat etmezseniz haydi hudud-u mülkümden elinizden gelirse çıkınız” 3

Böyle bir insanın Risale-i Nur’da Bediüzzaman’ın dediği gibi demesi lâzım: “İ’lem eyyühe’s-Said! Nedir bu gurur ve nedir bu gaflet? Nedir bu haşmet, nedir bu istiğna, nedir bu azamet? Elindeki ihtiyar bir kıl kadardır ve iktidarın bir zerre kadardır. Ve hayatın söndü ancak bir şule kaldı. Ömrün geçti, şuurun söndü, bir lem’a kaldı. Zamanın geçti, kabirden başka mekânın var mı? Bîçare!” 4

Dipnotlar:

1- Lem’alar, s. 293.

2- Sözler. s. 363.

3- Sözler, s. 199.

4- Mesnevî-i Nuriye, s. 94.

Okunma Sayısı: 6076
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin

    15.3.2020 22:08:38

    Çok dogru

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı