"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yunus Emre ve Molla Kasım-8

Ekrem BAŞÇI
16 Ekim 2026, Cuma
Üstad hazretleri “sinema” mevhumunu Risale-i Nur’un pek çok yerinde kullanmış ve onunla çok ehemmiyetli meseleleri akla yakınlaştırmak istemiştir.

Kendisinin de ibret için sinemaya ara sıra gittiğini vurgulamış ve bu “kayıtlı görseller faaliyeti”nin mantığını kullanarak bazı uhrevî manaları ve meseleleri tefekkür edebilme kapısını açmıştır. 

Örneğin; “Eğer mazi, yani geçmiş zamanın hâdisatını, sinema ile halihazırda gösterdikleri gibi; istikbaldeki ahval dahi, meselâ elli sene sonraki halleri bir sinema ile gösterilse idi, ehl-i sefahet şimdiki güldüklerine yüzbinlerce nefrin ve nefret edip ağlayacaktılar.”

Buradaki manaya göre, sinemanın geçmiş elli senenin olaylarını kaydedip gösterdiği gibi, aynı sinema ile eğer elli sene sonrasının hadiselerini, ayrılıklarını ve dolayısıyla bu ayrılıkların ortaya çıkardığı elim iftirakları, halihazırda göçmekte olan kervandan kopuşumuzu, asıl ve hak olan yolculuğun dava arkadaşı ile olduğunu, ayrılık gayrılıkların hem şahsımıza hem de şahıs olarak sahiplendiğimiz hizmetimize hak katında ne ağır sonuçlar doğurduğunu bir görebilseydik, acaba yine de davamıza veya davadaşlarımıza aynı nazarla bakmaya devam edebilir miydik? Yoksa şimdi güldüklerimize nefrin ve nefret edip ağlar mıydık.

***

Acaba elli sene sonraki ahvalimizi bir anlığına dahi olsa bir TV kanalında seyretmek imkânımız olsaydı, o dehşetli görüntülerden sonra hayatımızda ne gibi değişimler olurdu?Belki kimilerimiz ölmüş, toprak altındayız. Belki kimilerimiz beli bükülmüş ihtiyar halindeyiz. Belki de kimilerimiz pek hasta vaziyette, dünya bizden küsmüş ve emr-i hakkı beklemekteyiz...

Bir de hep birlikte kesin ve kati olarak yaşayacağımız bir hissi tahmin edelim mi? Bakın, keşkelerle doluyuz. Pişmanlıklarla kavruluyoruz. İyi seyredin, bak o ekranda, bir hastane odasında elinde Hastalar Risalesi, dilinde zikirle ile çaresiz ölümü bekleyen yaşlı kişi sensin. Bak bak, işte kabir köşesinde pek çok darlanan kişi de benim. Ölümün soğukluğunu, günahlarımın sardığı derin mahcubiyet ve kederimle nasıl da korkuyorum. 

Bak ekrana, en iyilerimiz bile derin pişmanlıklar içinde. Zira malûm bir kıssa vardırya: “Bir gece vakti bir grup yolcu zifiri karanlık bir vadiden geçerler. Ayaklarına sert nesneler çarpar. Karanlıkta ne olduğunu göremezler. Gaipten bir ses onlara şöyle seslenir: ”Yerden bu taşlardan alabildiğiniz kadar alın. Alan da pişman olacak, almayan da. ”Yolcular bu duruma anlam veremezler ve kendi aralarında üç gruba ayrılırlar: Birinci grup: “Nasıl olsa alsak da almasak da pişman olacağız, boşuna yük taşımayalım” diyerek almaz. İkinci grup: “Belki işe yarar” diyerek azıcık alır. Üçüncü grup: “Sözde bir hikmet vardır” diyerek ceplerini, torbalarını doldurur. Sabah ortalık aydınlandığında, herkes torbasına bakar. Gece taş sandıkları şeylerin aslında elmas, yakut ve zümrüt gibi çok değerli mücevherler olduğunu görürler. O an herkes büyük bir pişmanlık yaşar: Hiç almayanlar: “Keşke alsaydım” der.  Az alanlar: “Keşke daha çok alsaydım” diye pişman olur. Çok alanlar bile: “Keşke üzerimdeki gereksiz eşyaları atıp her yerimi doldursaydım” diye pişman olur.”

(Karanlık vadi: Dünya hayatını temsil eder.
Taşlar: Dünyada yapılan iyi amelleri, ibadetleri, edinilen ilimleri ve iyilikleri temsil eder.
Sabah vakti: Kıyamet gününü ve hesap anını temsil eder. O gün geldiğinde, dünyada boş vakit geçiren de, az  iyilik yapan da, çok iyilik yapan da “keşke daha fazlasını yapsaydım” diyerek pişman olacaktır.)

Okunma Sayısı: 142
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı